İbrahim İnal
Gücün Gölgeleri: Epstein Vakası ve Modern Düzenin Ahlaki Sınavı
Gücün Gölgeleri: Epstein Vakası ve Modern Düzenin Ahlaki Sınavı
Modern düzen güçlü ilkeler üretmiş olsa da, yoğunlaşmış güç ağları karşısında bu ilkelerin uygulanabilirliği ciddi bir sınavdan geçiyor.
Güç, denetimden çıktığında yalnızca ayrıcalık üretmez; adalet duygusunu ve sistemin meşruiyetini de aşındırır. Jeffrey Epstein vakası, küresel ölçekte yoğunlaşmış sosyal ve ekonomik ağların hukuki süreçlerle nasıl kesişebildiğini gösteren çarpıcı bir örnek olarak kayda geçti. Mesele bireysel bir suç dosyasının ötesinde, modern düzenin güçlü aktörler karşısında etik ve hukuki sınırlarını ne ölçüde koruyabildiğidir.
Epstein hakkında ilk soruşturma 2005’te Florida’da başlatıldı. 2008’de federal savcılıkla yapılan “non-prosecution agreement” (kovuşturmama anlaşması) sürecin en tartışmalı aşaması oldu. Bu anlaşma kapsamında federal suçlamalar düşürülmüş, dosya eyalet düzeyinde sınırlı bir cezayla kapatılmıştı. Hukuki olarak savcılık makamının takdir yetkisi bulunsa da, mağdurların süreçten haberdar edilmemesi ve anlaşmanın kapsamının genişliği ciddi eleştirilere yol açtı. Yıllar sonra bir federal mahkeme, mağdurların yeterince bilgilendirilmemesinin yasal yükümlülüklere aykırı olduğuna hükmetti.
2018’de Miami Herald’ın kapsamlı araştırması dosyayı yeniden gündeme taşıdı. 2019’da New York Güney Bölgesi Savcılığı tarafından açılan yeni dava ve tutuklama, sistemin tamamen işlemez olmadığını gösterdi. Aynı yıl cezaevinde gerçekleşen ölüm ise küresel ölçekte bir güven krizine dönüştü. 2021–2022’de Ghislaine Maxwell’in mahkûmiyeti ve 2023–2024’te bazı mahkeme belgelerinin kamuoyuna açılması, meselenin yalnızca bireysel değil, kurumsal bir tartışma alanı olduğunu pekiştirdi.
Bu gerilimi anlamak için tarihsel ve fikrî arka plana bakmak gerekir. Martinikli şair ve düşünür Aimé Césaire, 1950 tarihli Sömürgecilik Üzerine Söylev’inde Avrupa’nın medeniyet iddiası ile tarihsel pratikleri arasındaki ahlaki çelişkiye dikkat çekmişti. Filistinli düşünür Edward Said ise 1978 tarihli Oryantalizm’de bilginin ve kültürel temsilin güç ilişkilerinden bağımsız olmadığını ortaya koydu. Bu çerçeve, gücün yalnızca ekonomik ya da siyasal değil; aynı zamanda kurumsal ve bilgiye dayalı boyutları bulunduğunu hatırlatır.
Epstein vakası bu perspektiften okunduğunda, modern düzenin temel iddialarını test eden bir örnek hâline gelir. Hukukun üstünlüğü, şeffaflık ve eşitlik ilkeleri güçlü aktörler karşısında da aynı tutarlılıkla uygulanabiliyor mu? 2008’deki anlaşma ile 2019’daki yeniden soruşturma arasındaki fark, sistemin hem zafiyet hem de düzeltme kapasitesi barındırdığını göstermektedir.
Buradan çıkarılacak ders açıktır: Savcılık takdir yetkisinin daha şeffaf ve gerekçeli kullanılması, mağdur haklarının sürece etkin katılımının güvence altına alınması, finansal faydalanıcı kayıtlarının uluslararası ölçekte izlenebilir hâle getirilmesi ve çıkar çatışması denetimlerinin güçlendirilmesi, benzer vakaların sistemsel risklerini azaltabilir. Bağımsız yargı ve özgür medya ise bu denetim zincirinin vazgeçilmez halkalarıdır.
Modernlik büyük ölçekli güç üretir; ancak aynı ölçüde güçlü denetim mekanizmalarıyla dengelenmediğinde güven erozyonu kaçınılmazdır. Mesele bir coğrafyanın toptan yargılanması değil; güç yoğunlaşmasının kurumsal sınırlar içinde tutulup tutulamadığıdır.
Frankenstein’ın trajedisi, oluşturulan gücün varlığı değil; onu üretenin sorumluluktan kaçmasıydı. Modern düzen için asıl sınav da budur: Ürettiği değerleri güçlü aktörler karşısında da eşit biçimde uygulayabilecek mi? Gerçek mesele gücün varlığı değil, sınırıdır. Demokratik meşruiyet, ekonomik ve sosyal ağların ortadan kaldırılmasına değil, görünür ve denetlenebilir hâle getirilmesine dayanır. Güç yoğunlaşabilir; ancak denetim kurumsallaştığında istismar kalıcılaşmaz. Ahlaki sınav, ilke ile pratiğin arasındaki mesafeyi kapatma iradesinde yatmaktadır.
Medeniyet iddiası, gücü üretmekle değil; onu adaletle yönetmekle anlam kazanır.
Muhabbetle…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.