Sonun Başlangıcı mı? Acı Kader mi?

Sonun Başlangıcı mı? Acı Kader mi?

Adıyaman Gölbaşı'nda tanıştık, Antalya'da ayrıldık... Güle Güle Mıçe !

Bıyıklarımız yeni terlemişti, gençtik. O zamanlar Kahtalı Mıçe, Adıyaman Gölbaşı Gazinosu'nda konser veriyordu. Kaseti tanıtılacak, reklam filmi çekilecekti. Türkiye Gazetesi ve TGRT bizi bu görev için bizi görevlendirdi. Ama benim aklımda tek bir şey vardı: Kurban Bayramı öncesi bu işi bitirip eve dönmek...

İkindi üzeri pırava (prova) başlamıştı. Peçeteler havada uçuşuyor, tabaklar kırılıyor, ortam tam bir şenlik yeriydi. Fotoğraf makinamız , Kamera çalıştırdık, harika görüntüler alıyordum. Salon boştu ama benim için bu görüntüler haber ve tanıtım için yeter de artardı bile. "Bu görüntüler tanıtım için yeterli, akşamı beklemeyelim, dönelim," dedim.

Gurbet Kuşları Kasetini çıkarmış yıldızı parlayan genç sanatçı Kahtalı Mıçe , Medya da sesini duyurmak istiyor..

Kahtalı Mıçe, şivesiyle ve kararlı bir ifadeyle, "Olmaz, akşam çekecektin, TGRT'de yayınlanacak, herkes görmeli, salonun dolu insanların ilgisini görsün " dedi. Haklıydı, anlaşma öyleydi. Israr da etmedim..

Akşam yavaş yavaş salon dolmaya başladı. Biz de saz ekibiyle Gazinonun arka kısmında göl kenarında karşılıklı oturmuş yemek yiyorduk. Birden Kahtalı mıçe dönüp sordum: "Ağabey, bu kadar güzel sesiniz var, neden daha önce kaset ve plak çıkarmadınız?"

O meşhur sesiyle, hafif de sinirlenerek, "Babo, çattık yahu! İki lokma yemek yiyeceğiz, zehir ettin bana!" dedi ve sofradan kalktı. Müzik kültürümüz yok nereden bilirdim ki ? Kahtalı Mıçe 'yı

Yanımdaki dostlar, "Plakları da var, kaseti de var, hiç dinlemedin mi?" dediler. O an hatırladım... "Damımıza, damınıza kar yağdı" türküsünü söyleyince anılarım daha da netleşti. Tanışmamız böyle hafif gergin, ama sonu mutlu anılarımız oldu.. unutulmaz bir anıyla başlamıştı. zamanla devam etti.

Aradan uzun yıllar geçti. Hastanede tedavi gördüğünü öğrenmiştim, ziyaret etmeyi planlamıştım. Yolumuz Antalya'ya düştü , Ama ne yazık ki, acı haberi hastanenin acil servisinde aldım.

Bugün 15 Şubat 2025. O gün Adıyaman Gölbaşı'nda tanıştık, bu gün Antalya'da ayrıldık... Kahtalı Mıçe , O ise artık ahirete gitti. Geride gözü yaşlı sevenlerini, dostlarını ve sayısız hatırayı bıraktı.

Sanat dünyası büyük bir kayıp yaşıyor. Ferdi Tayfur'un ardından, şimdi de Kahtalı Mıçe'yi kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyiz. Gidenin yeri doldurulamıyor , bugün bir Ferdi Tayfur var mı ? yeni bir Kahtalı Mıçe gelecek mi ?

Gözlerimin önünden Adıyaman Göl Gazinosu'ndaki çekimler, çocukluk heyecanım ve o akşam yediğimiz yemek geçiyor... Söylediği türküler, kırılan tabaklar, atılan peçeteler..

Ve şu an bir türkü çalıyor... Genç yaşta kaybettiğimiz Engin Nurşani'nin sesi, sanki Kahtalı Mıçe'nin vedasını anlatıyor:

Zaman mı hızlandı vakit bir başka / Geceyi kaybettim günler yabancı/ Geçen yıllar gençliğimi götürdü / Hayalim yarına, dünler yabancı / Şu ulu çınarın boynu bükülmüş / Daha güz gelmeden dalı dökülmüş/ Hangi fırtınada kökü sökülmüş / Baharda bir başka iller yabancı

Evet... Antalya, Kahtalı Mıçe için gurbet oldu bize. Maraş, Adıyaman dışında kalan her yer şimdi bize yabancı... Kahtalı Mıçe dostları el verdi.. Cenaze Nakil aracı ile Adıyaman'a doğru yola çıkarken kızları sevenleri onu hastane de yalınız bırakmadı..

Adıyaman Gölbaşı'nda tanıştığımız Kahtalı Mıçe'yi, Antalya'da ebediyete uğurlamak varmış. Mustafa Arslan ailesine başsağlığı diliyorum. Adıyaman'ımızın başı sağ olsun. (asıl adı Mustafa Arslan olan 74 yaşındaki Kahtalı Mıçe , bir süre önce soyadını ve adını Mustafa Kahtalı olarak düzetme yaptırmıştı !) biz onu Kahtalı Mıçe biliyoruz öyle de kalacak..

Allah rahmet eylesin!

Hayırlı Pazarlar Diliyorum..

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bekir Doğan Arşivi