İtler bile anlaşıyor !

İtler bile anlaşıyor !

    Sabah Ulucami den Kıbrıs meydanına doğru yürüyorum.. çocuklar okula gidiyor, bir köpek havlaması.. çocuklar korktu , bizde olaya müdahale edelim diye orta refüj de ki köpeklere baktım.. Köpekler kavga etmiyor, gevezelik yapıyorlar..

    Bir birinin üzerine atlıyor, bir birini ısırmıyor, anca boğuşarak güreş yapıyorlar , havlıyorlar..  durdum uzun uzun izledim..!

    Biz bu it dediğimiz veya köpek dediğimiz bu can dostlar kadar bir birimizle anlaşamıyoruz..

    Ben İsmail sevmiyorum, İsmail , Ali’yi sevmiyor, sebebi nedir ? ya takım tutma , yada siyasi parti görüşü..

    Sen Fenerbahçeli ol , bende Galatasaraylı, yada Kahramanmaraşsporlu ne fark eder ? , Sen A partisinden ol , bende B Partisinden olayım ne fark eder..?

    Bir birimizi şu itler kadar sevelim be dostlar..

    İtler kadar mutlu olalım , birlikte gülüp oynayalım..

    Siyaseti, Sporu , evimize, camiye, okula, arkadaş ortamına sokmayalım..

    Bir birimizi sevelim, sayalım.. seversek ne olur ?

    Korona Virüs : huylarımızı değiştirdi.. Bir birimizi ziyaret bitti, selam veremiyoruz.. kimse kimsenin yanına varmıyor !..

    Birlikte sofrada yemek yiyemiyoruz..

    Aceba onda virüs var mı ? , kafamızda bu soru onun için uzak duruyoruz..

    Oysa : Sevgili Peygamberimiz (SAV) efendimiz, hadisi şerif de : “  Müminin artığı mümine şifadır,” buyuruyor..

    İngiliz tıp ilim adamları ise : “ İnsanlar sürü bağışıklığı kazanmalı , yani ayna kaptan yemek yemeli, yakın temas da olmalı, aynı ortamda bulunmalı, aynı bardaktan su içmeli ki , sürü bağışıklığı olsun;” diyor..

    Biz ise bir birimizin elinin değdiği ekmeği yemiyoruz..

    Birimizin kullandığı çatal kaşıkla : yemek yemiyoruz..

    Aynı masaya oturmaktan çekiniyoruz..

    Böyle bir ortamda : itler kadar bile bir birimizi sevmiyoruz..

    Gelin dostlar bir birimizi sevelim:

    Kibir Allah’ın sevmediği bir hadisedir..

    Sevgili Peygamberimiz (SAV) Efendimiz hadisi şerif de : “ Size Cehennemliklerin kimler olduğunu haber vereyim mi? Bütün katı kalbli, kaba, cimri ve kurularak yürüyen kibirli kimselerdir.” (Buhârî, Edeb, 61; Eymân, 9; Tefsîr, 68/1; Müslim, Cennet, 47. Ayrıca bkz. Tirmizî, Cehennem, 13; İbn-i Mâce, Zühd, 4)

    Mesele burada : ya cenneti seçeceksiniz, ya cehennemi seçeceksiniz !

    Bencillik, kurur , kibir yok, bir birimizi sevmek var demeye davet ediyorum sizleri sevgili okurlarım..

    Aç gözlü ve kibirli insana bir örnek:

    Pazar günü : Bir dostumuzun daveti üzerine Gaziantep yolu MADO ‘ya kahvaltıya gittik.. gördüğüm manzara beni mutlu etmedi.. neden mi ? hani derler ya : “ sonradan görme dinden dönme” diye işte öyle biri..

     Bir masaya oturmuş önüne koyduğu , kahvaltı ürünü 10 kişi çok rahat yer ve kahvaltı yapar, açık büfeye kahvaltıya geldin ise dükkanı da satın almadın ya !, kurur ve kibirin en belirgin örneği..

     İsraf haram , neyse sonra etrafıma baktım: insanlar kahvaltıya gelmiş , herkesin elinde bir telefon , telefon ile oynuyor.. yemek yeme veya sohbet etmek yok..

     Muhabbet yok, sadece bir şeyler yiyorlar, oda yiyor sayılırsa, aldıklarının yarıdan fazlası çöpe gidiyor, Allah ıslah etsin ne diyelim..

     Sevgili okurlarım.: çok yazacak konu var ama öncelik biz bir birimizi sevelim.. eski günlere dönelim.. Gidenler geri gelmiyor! Kıymet bilelim..

     İyi günler..

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bekir Doğan Arşivi