Bekir Doğan
Ağustos Zaferler Ayı
Ağustos Zaferler Ayı
Sevgili Okurlarım,
Türk tarihinde Ağustos ayının ayrı bir yeri vardır. Bu ay, milletimizin kazandığı büyük zaferlerle dolu olduğu için "Zaferler Ayı" olarak anılır.
Tarihimize baktığımızda Ağustos ayında kazanılan önemli zaferler şunlardır:
- 1 Ağustos 1571 – Kıbrıs'ın Fethi (Mağusa'nın Teslimi)
- 23 Ağustos 1514 – Çaldıran Zaferi
- 23 Ağustos 1921 – Sakarya Meydan Muharebesi'nin Başlaması
- 24 Ağustos 1516 – Mercidabık Zaferi
- 26 Ağustos 1071 – Malazgirt Zaferi
- 26 Ağustos 1922 – Büyük Taarruz'un Başlaması
- 29 Ağustos 1521 – Belgrad'ın Fethi
- 29 Ağustos 1526 – Mohaç Meydan Muharebesi
- 30 Ağustos 1922 – Başkomutanlık Meydan Muharebesi (Dumlupınar Zaferi)
- 31 Ağustos 1922 – İzmir'e Yönelik Takip Harekâtı
Ben de bu listeye bir not düşmek istiyorum:
31 Ağustos 2026 – Türkiye'nin ekonomik savaşı kazandığı tarih... Elbette bunu bugün temenni olarak yazıyorum.
Size bugün Ağustos ayındaki tarihî zaferleri uzun uzun anlatacak değilim. Kısa bir hatırlatmanın ardından asıl sormak istediğim soru şu:
2026 yılında ekonomik savaşı da bir zaferle taçlandırabilecek miyiz?
Ekonomik sıkıntıların elbette birçok sebebi var.
Bana göre bunlardan biri, altının 8 bin 600 TL seviyelerine çıkmasıyla birlikte yatırım tercihlerinin değişmesi ve piyasanın önemli ölçüde yavaşlamasıdır.
Bir diğer etken ise döviz kurlarının uzun süre baskı altında tutulmasıdır.
Bunun yanında, ABD'nin İran'a yönelik saldırıları ve bölgede yaşanan gerilimlerin faturası yalnızca taraflara değil, tüm dünya ekonomisine yansımaktadır.
İsrail'in bölgede sürdürdüğü savaş politikası ve çatışmaları sıcak tutma çabası da küresel ekonomik belirsizliği artıran önemli unsurlardan biridir.
Benim gördüğüm en önemli sorun ise dünyada üretimin aşırı artmış olmasıdır.
Biz çocukken "İngiliz kumaşı" denildiğinde akla kalite gelirdi. Bugün ise dünyanın birçok ülkesinde tekstil üretimi yapılıyor. İngiliz kumaşı da artık satılmıyor.
Eskiden Almanya başta olmak üzere Avrupa ülkeleri otomobilden beyaz eşyaya, makineden toplu iğneye, hatta yüksek teknoloji ürünlerine kadar üretir ve dünyaya satardı.
Bugün tablo tamamen değişti.
Artık otomobilden beyaz eşyaya, savunma sanayinden gıdaya kadar hemen her ülke üretim yapıyor. Üretim arttı, ancak talep aynı hızla büyümedi. arz var, talep yok üretim yapan dağ gibi malı ile batmaya gidiyor.
Sonuç olarak dünyanın arz ve talep dengesi bozuldu.
Bu nedenle yalnızca Türkiye'de değil, üretim yapan hemen her ülkede ekonomide ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Fabrikalar üretiyor, ancak ürettikleri malları satmakta zorlanıyor.
Geçtiğimiz günlerde bir dostumuz, "Eylülü göremeyiz. Görenler de yıl sonuna kadar kepenk indirir. Ben öyle görüyorum." dedi.
Ben ise aynı karamsarlığı paylaşmıyorum.
Türk milleti tarih boyunca en zor dönemlerde aklıyla, çalışkanlığıyla ve kıvrak zekâsıyla bütün engelleri aşmasını bilmiştir.
Nasıl ki Malazgirt'i, Çaldıran'ı, Mercidabık'ı, Mohaç'ı ve 30 Ağustos'u tarihimize altın harflerle yazdırdıysak; inanıyorum ki bu ekonomik sıkıntıları da aşacak, gelecekte "Türkiye ekonomik savaşı da kazandı." dedirtecek bir başarı hikâyesini birlikte yazacağız.
Temennim odur ki, bir gün takvim yapraklarında 31 Ağustos 2026, ekonomik bağımsızlığımızın da zafer günü olarak yerini alsın. Ekonomik savaşı kazandığımız Ağustos 2026 olsun diyorum.
Kalın sağlıcakla...
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.