Bekir Doğan
Para Nereye Kaçtı?
Para Nereye Kaçtı?
Sevgili Okurlarım,
Bir eve iki emekli maaşı giriyorsa, ya da karı-koca çalışıp iki asgari ücret alıyorsa; köyde yaşayan bir aile de gıda ihtiyacını tarlasından karşılıyor, sütünü, yoğurdunu satabiliyorsa, emin olun bugün bu kesim birçok fabrika sahibinden daha rahat yaşıyor.
1 Ağustos 2026 Cumartesi...
Bir dostumuz personeline maaş ödemesi yapacaktı. Toplam ödeyeceği maaş 5 milyon lira... Ama para yok!
Hesabında bulunan sınırlı parayı, küçük maaşlılardan başlayarak dağıttı. Para bitti...
Ardından telefonlar çalmaya başladı:
"Para... Para... Para..."
Uzaktan bakınca sanırsınız ki fabrika sahibi zengin, dertsiz, parayı nereye koyacağını bilmiyor. Oysa gerçek hiç de öyle değil.
Dostum bana dönüp şöyle dedi:
"El âlem beni dertsiz, gamsız sanıyor. Oysa benim neler çektiğimi kim bilebilir?"
Şehre şöyle bir baktım...
Herkesin bir derdi var.
Dertsiz insan yok.
İşçi, "Maaşımı geç aldım." diye üzülüyor.
Fabrika sahibi ise, "Kasada para yok. Böyle giderse fabrikayı kapatacağım." diyor.
Peki, paralar nereye gitti?
Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek kusura bakmasın; piyasadaki ekonomik sıkışıklığı yeterince göremiyor. İşçi çıkararak, ücretsiz izne göndererek ayakta kalmaya çalışan sanayicinin sesini duymuyor.
Daha önce de sormuştum:
Bugün daha rahat olan kim?
Fabrika sahibi mi?
1 ile 25 kişi arasında işçi çalıştıran KOBİ sahibi esnaf mı?
Yoksa maaşını günü gününe alan çalışanlar ve emekliler mi?
Dünya dönüyor...
Gemiler yük taşıyor...
Trenler çalışıyor...
Kamyonlar yolları arşınlıyor...
Tedarik zinciri devam ediyor.
Birileri üretmeye, birileri kazanmaya devam ediyor.
Ama madalyonun öbür yüzünde ciddi bir ekonomik daralma yaşanıyor.
Bugün Kahramanmaraş'ta özellikle tekstil, çelik ve kuyumculuk sektörü alarm veriyor.
Buradan Kahramanmaraş'ın sekiz milletvekiline sesleniyorum:
Parti rozetlerini bir kenara bırakın.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'i, Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ı Kahramanmaraş'a getirin.
Sanayicinin, üreticinin ve iş insanının halini yerinde görsünler.
Dışarıdan bakıldığı gibi kimsenin güllük gülistanlık bir hayatı yok.
Ben şahidiyim...
"İşçimin maaşını nasıl ödeyeceğim?" diye gözyaşı döken sanayicileri gördüm.
Borç yükü altında ezilip konkordato ilan edenleri...
Hatta bu çaresizlik yüzünden hayatına son veren iş insanlarını...
Kahramanmaraş sanayicisine artık bir can suyu verilmesi gerekiyor.
Bir başka çağrım daha var.
TUSAŞ Kahramanmaraş Üretim ve Montaj Fabrikası'nın temel atma törenine Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ilgili bakanlarımız davet edilmeli.
O gün sadece temel atılmamalı...
Kahramanmaraş'ın ekonomik gerçekleri de en üst makamlara birinci ağızdan anlatılmalı.
Çünkü bugün birçok fabrika küçülmeye gidiyor.
İşçi çıkarmalar başladı.
Gerekli tedbirler zamanında alınmazsa, bu ekonomik şartlarla yıl sonunu görmek bile zor olabilir.
Bugün asgari ücretinizi günü gününe alabiliyorsanız...
Bugün emekli maaşınız, az da olsa, zamanında hesabınıza yatıyorsa...
Şükredin.
Çünkü yarının ne getireceğini kimse bilmiyor.
Bugün, 2 Ağustos 2026...
Kahramanmaraş'tan sesleniyorum:
Sanayicimiz kalp krizinden ölmeden ona bir can suyu vermek zorundayız.
Sayın Cumhurbaşkanımız ve bakanlarımız sadece birkaç saatliğine değil, bir gece Kahramanmaraş'ta konaklayarak sanayiciyi, esnafı ve üreticiyi dinlemelidir.
Çünkü Kahramanmaraş üretimle yaşayan bir şehir.
Makine durursa...
Üretim durur.
Üretim durursa...
Binlerce aile ekmeksiz kalır.
Makinenin fişi çekilirse, sadece fabrikalar değil; şehir de nefes almakta zorlanır.
Hayırlı günler... Hayırlı pazarlar...
Kalın sağlıcakla.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.