Yayladan Geliyorum ! Yayladan !

Yayladan Geliyorum ! Yayladan !

Sevgili Okurlarım,

Temmuz daha yeni başladı ama sıcaklar şimdiden dayanılmaz hale geldi. Kahramanmaraş'ta termometreler 40 derecenin üzerine çıkıyor. Güneş adeta toprağı kavuruyor, insanlar gölge arıyor. Vatandaşın deyimiyle söyleyecek olursak; haşlanıyoruz.

Böylesine bunaltıcı günlerde insanın aklına tek bir soru geliyor:

"Nereye kaçsak?"

Aslında cevabı çok uzaklarda aramaya gerek yok.

Kahramanmaraş, Allah'ın bize bahşettiği birbirinden güzel yaylalara sahip. İşte bunların en güzellerinden biri de Başkonuş Yaylası…

Üstelik şehir merkezine de oldukça yakın.

Dün akşam yolumu Başkonuş'a çevirdim. İyi ki de gitmişim…

Daha girişte insanın yüzüne vuran serin hava bile bütün yorgunluğu alıp götürüyor. Şehrin bunaltıcı sıcağından sonra adeta başka bir mevsime geçmiş gibi hissediyorsunuz.

Dikkatimi çeken ilk şey ise araç plakaları oldu.

Gaziantep…

Hatay…

Adana…

Osmaniye…

Mersin…

Çukurova'nın dört bir yanından insanlar aileleriyle birlikte Başkonuş'un serinliğine sığınmış.

Kimisi otelde konaklıyor, kimisi karavanıyla kamp yapıyor, kimisi çadırını kurmuş doğanın tadını çıkarıyor.

Peki biz Kahramanmaraşlılar ne yapıyoruz?

Ne yazık ki yanı başımızdaki bu cennetin değerini hâlâ tam olarak bilmiyoruz.

Oysa Başkonuş'ta aradığınız her şey var.

İhtiyacınızı karşılayabileceğiniz zengin bir market…

Lezzetli yemekleriyle hizmet veren restoran…

Kahvenizi yudumlayacağınız nezih mekânlar…

Dondurma, gözleme, sıcak-soğuk içecekler…

Çocuklar için atlar, tavşanlar, kazlar, geyikler…

Her yaştan insanın keyifle vakit geçirebileceği huzurlu bir ortam…

Bir ayrıntı özellikle dikkatimi çekti.

Lavabolar ve mescitler tertemizdi. Gün içerisinde üç kez genel temizlik yapıldığını öğrendim.

İşte kalite dediğimiz tam da budur.

Sadece tesis yapmak yetmez; onu temiz tutmak, korumak ve misafire değer vermek gerekir.

Akşam saatleri yaklaştıkça güneş yerini serinliğe bırakıyor.

Dağların ardından yükselen bulutlar, çam ağaçlarının arasından esen rüzgâr ve mis gibi orman kokusu…

İnanın, klimanın veremeyeceği bir ferahlık sunuyor insana.

Öyle ki akşam ceket giymeden oturmanız zorlaşıyor.

Gece ise ince bir battaniye ya da yorgan olmadan uyumak neredeyse mümkün değil.

Yazın ortasında bunu yaşayabilmek gerçekten büyük bir nimet.

Hafta sonları düzenlenen canlı müzik programları, açık büfe kahvaltılar ve aile ortamı ise Başkonuş'u daha da cazip hale getiriyor.

Okulların tatile girmesiyle birlikte çocuklu ailelerin yoğun ilgisi de bunu açıkça gösteriyor.

Geçtiğimiz günlerde Erdemli'de bir dostumuzla sohbet ediyorduk.

Şöyle dedi:

"Biz yazın denize değil, yaylaya çıkarız. Denizin de zamanı vardır, yaylanın da..."

Ne kadar doğru bir söz…

Bugün dünyanın birçok ülkesinde yayla turizmi her geçen yıl daha fazla ilgi görüyor.

İnsanlar artık beton binalardan, egzoz kokusundan ve bunaltıcı sıcaklardan kaçıp doğaya sığınıyor.

Çünkü gerçek huzur; çam kokusunda, kuş sesinde ve serin dağ rüzgârında saklı.

Osmaniye'de yaşayanlar Amanos yaylalarına…

Adanalılar Kozan ve Andırın tarafına…

Mersinliler Toroslar'a…

Bizim Andırınlı hemşehrilerimiz de yaz gelir gelmez yaylalarına çıkıyor.

Peki biz neden Başkonuş'u daha fazla değerlendirmeyelim?

Üstelik burada ister restoranın zengin menüsünden faydalanabilirsiniz, ister marketten alışveriş yapıp ayrılan alanlarda kendi yemeğinizi hazırlayabilirsiniz.

Mangal yapmak isteyenler için özel alanlar da düşünülmüş.

Kısacası herkesin bütçesine ve tatil anlayışına uygun bir imkân sunuluyor.

Bazen insanın huzur bulabilmesi için yüzlerce kilometre yol gitmesine gerek yoktur.

Bazen mutluluk, yaşadığı şehrin hemen yanı başındadır.

Yeter ki dönüp bakmasını bilelim…

Ben dün akşam Başkonuş'tan ayrılırken içimden tek bir cümle geçti:

"Biz, sahip olduğumuz güzelliklerin değerini bilmekte biraz geç kalıyoruz."

Gelin bu kez geç kalmayalım.

Bu yaz Başkonuş Yaylası'nı keşfedelim.

Temiz havayı ciğerlerimize çekelim.

Çocuklarımızı doğayla buluşturalım.

Şehrin sıcağını birkaç saatliğine de olsa geride bırakalım.

İnanıyorum ki dönüş yolunda siz de benim gibi aynı cümleyi kuracaksınız:

"İyi ki gelmişim..."

Başkonuş Yaylası'ndan bütün dostlara gönül dolusu selamlar... Bu tesisleri şehrimize kazandıran Sayın Serdar Erdoğanyılmaz, Erdoğanyılmaz ailesine teşekkür ediyorum.

Kalın sağlıcakla…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Gülay Doğan Arşivi