Gülay Doğan
Yanar Döner İnsanlar!
Yanar Döner İnsanlar!
Sevgili Okurlarım,
Hayatta en çok rahatsız olduğum insan tipi, haramı ile helali birbirine karıştıran, doğruyu bildiği hâlde işine geldiği gibi davranan, rüzgâra göre yön değiştiren "yanar döner" insanlardır.
Merhum Âşık Mahzuni Şerif'in yıllar önce söylediği "Fırıldak Adam" türküsü, aslında bugün de toplumumuzun önemli bir gerçeğini anlatıyor. Dün ak dediğine bugün kara diyen, menfaati neredeyse oraya yönelen, sözüne güvenilmeyen insanlar ne yazık ki her dönemde var oldu.
Bazen düşünüyorum da, bu kadar samimiyetsizlik, bu kadar şükürsüzlük ve bu kadar ikiyüzlülük yüzünden Allah'ın gazabına uğramaktan korkuyorum.
Bugün Türkiye'nin neresine giderseniz gidin aynı cümleyi duyuyorsunuz:
"Ekonomi bozuk... Para yok... Perişanız..."
Bağda, bahçede çalışan işçiden memura, esnaftan sanayiciye, emekliden tüccara kadar herkes aynı sözleri tekrar ediyor.
Elbette hayat pahalıdır. Elbette geçim kolay değildir. Kimse bunun aksini söyleyemez. Ancak bütün bunlara rağmen şükretmesini de bilmek gerekir.
Çok şükür soframızda ekmeğimiz var.
Belki her gün kuzu tandır yemiyoruz. Belki kebap, baklava ve ballı börek soframızdan eksik oluyor. Ama zeytinimiz, peynirimiz, domatesimiz, salatalığımız ve sıcak ekmeğimiz var. Evimizde tenceremiz kaynıyor. Aç değiliz. Sokakta sahipsiz değiliz. Kimseye el açmıyoruz.
Ben kendi adıma Allah'a hamdediyorum.
Emekli maaşımla lüks bir hayat yaşamıyorum. Ama kimseye muhtaç olmadan yaşamaya çalışıyorum. Bunun için de Rabbime her gün şükrediyorum.
Ne yazık ki bazı insanlar ise sürekli karamsarlık yayıyor.
Her cümleleri "Yok..." ile başlıyor.
Yok bereket...
Yok para...
Yok umut...
Oysa insanın önce elindekini görmesi gerekir.
Şükür, nimeti artıran en büyük berekettir.
Beni asıl üzen ise, yüzü kızarmayan insanların hiçbir değer tanımadan, ayaküstü kırk yalan söyleyebilmesidir. Dün söylediğini bugün inkâr eden, menfaati değişince fikri de değişen bu "yanar döner" insanlar, toplumun güven duygusunu zedeliyor.
Bugün ihtiyacımız olan şey, sürekli karamsarlık üretmek değil; çalışmak, üretmek ve sahip olduklarımızın kıymetini bilmektir.
Evet, ekonomik sıkıntılar vardır.
Evet, hayat pahalıdır.
Ama bunun yanında hâlâ üreten bir milletiz. Hâlâ tarlalar ekiliyor, fabrikalar çalışıyor, dükkânlar açılıyor, çocuklarımız okula gidiyor ve milyonlarca aile akşam evinde sıcak yemeğini yiyebiliyor.
Bunları da görmezden gelmemek gerekir.
Ben diyorum ki; biraz daha şükredelim.
Sürekli "yok" demek yerine, elimizde olanların kıymetini bilelim.
Allah devletimize ve milletimize zeval vermesin.
Birliğimizi, dirliğimizi ve bereketimizi korusun.
Çünkü şükür arttıkça bereket artar; nankörlük arttıkça huzur azalır.
Hayırlı pazarlar diliyorum.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.