Arda Güler’i göndermek mi istiyorlar?

Arda Güler’i göndermek mi istiyorlar?

Sevgili Okurlarım,

Türk futbolunun son yıllarda yetiştirdiği en büyük yeteneklerden biri Arda Güler…

Daha 21 yaşında…

Real Madrid gibi dünyanın en büyük kulüplerinden birinin formasını giyiyor.

Ve ne zaman Arda sahaya çıksa, ne zaman bir gol atsa, ne zaman bir asist yapsa, ne zaman maçın kaderine dokunsa aynı soru yeniden ortaya atılıyor:

“Real Madrid Arda Güler’i göndermek mi istiyor?”

İşte burada biraz durmak gerekiyor!

Çünkü ortada dolaşan transfer haberleri ile Real Madrid’in Arda için attığı adımlar birbirinden oldukça farklı.

Arda gönderilecekse neden sözleşme uzatılıyor?

Son günlerde ortaya çıkan en dikkat çekici bilgi şu:

Real Madrid ile Arda Güler’in uzun süreli yeni sözleşme konusunda prensip anlaşmasına vardığı bildiriliyor.

Sözleşmenin 2032 yılına kadar uzatılması gündemde.

Şimdi soruyorum:

Bir kulüp göndermek istediği futbolcunun sözleşmesini neden yıllarca uzatmak ister?

Bir futbolcuyu elinden çıkarmak isteyen kulüp, onunla uzun vadeli yeni sözleşme yaparak değerini ve gelecekteki rolünü neden güvence altına alsın?

Üstelik Arda’nın Real Madrid’deki rolü de giderek büyüyor.

Geçen sezon 51 maçta 6 gol ve 14 asistlik katkı verdiği aktarılıyor.

Yeni sezonda da forma şansı buluyor.

Daha dün Elche karşısında frikikten attığı gol, Arda’nın yalnızca “geleceğin yıldızı” değil, bugünün de oyuncusu olduğunu bir kez daha gösterdi.

Peki bu transfer haberleri nereden çıkıyor?

İşte asıl mesele burada…

Real Madrid formasını giyen bir futbolcunun piyasa değeri yükseldiğinde Avrupa'nın büyük kulüpleri hemen devreye giriyor.

Arda için de Chelsea'nin 100 milyon avroluk bir teklif hazırlığında olduğu iddiası ortaya atıldı.

Fakat dikkat!

“Bir kulüp Arda’yı istiyor” başka şeydir, “Real Madrid Arda’yı göndermek istiyor” başka şeydir.

Bu ikisini birbirine karıştırmamak lazım.

Bir tarafta Arda’yı isteyen kulüplerin haberleri var.

Diğer tarafta ise Real Madrid’in Arda ile uzun süreli sözleşme görüşmeleri yaptığı bilgisi var.

Dolayısıyla bugün itibarıyla “Real Madrid Arda’yı kapının önüne koydu” demek, eldeki bilgilerle örtüşmüyor.

Arda’nın asıl rakibi kim?

Bence Arda'nın Real Madrid'deki en büyük problemi formsuzluk değil.

Rekabet!

Çünkü Real Madrid'de forma için yalnızca yetenek yetmiyor.

Bellingham var…

Vinicius var…

Mbappe var…

Ve büyük paralar ödenerek transfer edilen yeni isimler var.

Arda'nın işi kolay değil.

İspanyol basınında da Mourinho'nun Arda'yı zaman zaman oyundan alması ve bazı maçlarda tercihlerini başka oyunculardan yana kullanması tartışılıyor. Ancak aynı haberlerde Arda'nın takımın oyununu geliştiren önemli isimlerden biri olduğu da vurgulanıyor.

Yani mesele Arda'nın yetersiz olması değil.

Mesele Real Madrid'de her pozisyonun dünya yıldızlarıyla dolu olması.

Arda artık “çocuk” değil!

Burada Türk futbolu açısından çok önemli bir nokta var.

Arda Güler artık Real Madrid'e yeni gelmiş, kenarda bekleyen 18 yaşındaki çocuk değil.

İspanya'da kendisini kabul ettirmeye başladı.

Büyük maçlarda sorumluluk alıyor.

Gol atıyor.

Asist yapıyor.

Oyun kuruyor.

Ve en önemlisi, Real Madrid'in geleceği açısından adı artık ciddi şekilde konuşuluyor.

Hatta 10 Eylül'de yayımlanan haberlerde, kulübün Arda'yı geleceğin önemli yapı taşlarından biri olarak gördüğü ve yeni sözleşmenin de bu gelişimin karşılığı olduğu aktarıldı.

Ama bir tehlike var!

Arda'nın önündeki en büyük tehlike Real Madrid'in onu istememesi değil.

Real Madrid'de sabırsızlık!

Çünkü Madrid'de kimseye uzun süre kredi verilmez.

Bir maç oynarsın yıldız olursun.

Bir maç yedek kalırsın “neden oynamıyor?” denilir.

İki maç kötü oynarsın tartışma başlar.

Üç maç iyi oynarsın yeniden dünyanın en büyük yeteneklerinden biri olursun.

Futbolun acımasız tarafı budur.

Arda'nın burada yapması gereken şey ise çok açık:

Çalışacak, sabredecek, kendisine verilen her dakikayı değerlendirecek.

Türk futbolu da artık büyümeli

Bizim de Arda konusunda biraz daha soğukkanlı olmamız gerekiyor.

Her yedek kaldığında:

“Arda'yı istemiyorlar…”

Her oyundan çıktığında:

“Arda gönderiliyor…”

Her transfer haberinde:

“Arda gidiyor…”

demek doğru değil.

Real Madrid'de forma mücadelesi veren bir Türk futbolcumuz var.

Bırakalım mücadele etsin.

Bırakalım kendisini geliştirsin.

Bırakalım Madrid'in ağır formasının altında kendi hikâyesini yazsın.

Çünkü bugün elimizdeki veriler, Real Madrid'in Arda Güler'i göndermek istediğini değil, onun kulüpteki yerini uzun vadeli hale getirmeye çalıştığını gösteriyor.

Ama futbol bu…

Yarın ne olur bilinmez.

Bir transfer teklifi gelir, kulüp değerlendirir.

Bir başka teknik direktör gelir, sistem değişir.

Bir oyuncu formayı kaybeder, sonra yeniden kazanır.

Fakat bugün için gerçek şu:

Arda Güler'in hikâyesi Real Madrid'de bitmiş değil; tam tersine, asıl hikâye şimdi başlıyor.

Ve ben şuna inanıyorum:

Arda'yı göndermek isteyenlerden önce, Arda'nın Real Madrid'de kalıcı olduğunu ispat etmesi gerekiyor.

Bunun yolu da manşetlerden değil…

Sahadan geçiyor.

Gazeteci Yazar Bekir Doğan

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Gülay Doğan Arşivi