Mehmet Fatih Erdoğan

Mehmet Fatih Erdoğan

Ortadoğu Ateş Çemberinde… İran – ABD Savaşı Nereye Gider?

Ortadoğu Ateş Çemberinde… İran – ABD Savaşı Nereye Gider?

Dünya yine nefesini tutmuş durumda...

Bir tarafta dünyanın en büyük askeri gücü Amerika Birleşik Devletleri...

Diğer tarafta kırk yılı aşkın süredir ambargolar altında yaşamayı öğrenmiş İran...

Soru şu:

Bu savaş nereye gider?

Aslında mesele sadece İran ile ABD arasındaki bir hesaplaşma değildir.

Ortadoğu'nun yeniden şekillendirildiği büyük satranç tahtasında yeni hamleler yapılmaktadır.

İsrail'in güvenliği...

İran'ın nükleer programı...

Hürmüz Boğazı...

Petrol yolları...

Çin'in enerji ihtiyacı...

Rusya'nın bölgedeki etkisi...

Hepsi aynı denklemin parçalarıdır.

Bugün atılan her füzenin arkasında sadece askeri hedefler değil, milyarlarca dolarlık enerji hesapları da vardır.

Amerika, İran'ın nükleer silah sahibi olmasını istemiyor.

İran ise "bağımsızlığımı teslim etmem" diyor.

İki tarafın da geri adım atması kendi kamuoyunda siyasi maliyet oluşturuyor.

İşte bu nedenle savaş kolay bitmeyecek gibi görünüyor.

Fakat...

Daha büyük bir savaşın da kimsenin çıkarına olmadığı ortada.

Çünkü İran sıradan bir ülke değil.

Hürmüz Boğazı'nın kapanması halinde dünya petrol ticaretinin önemli bir bölümü durma noktasına gelir.

Petrol fiyatları birkaç gün içinde rekor seviyelere çıkabilir.

Doğalgaz fiyatları yükselir.

Enflasyon yeniden dünya ekonomisinin baş belası olur.

Türkiye dahil enerji ithalatçısı ülkeler bunun ağır bedelini öder.

Bu nedenle Washington da Tahran da bütün kartlarını aynı anda masaya sürmek istemiyor.

Benim kanaatim şu:

Taraflar zaman zaman sert askeri operasyonlar yapacak...

Karşılıklı misillemeler sürecek...

Ancak topyekûn bir kara savaşından mümkün olduğunca kaçınılacaktır.

Çünkü böyle bir savaş yalnızca İran ile Amerika'yı değil;

Irak'ı,

Suriye'yi,

Lübnan'ı,

Körfez ülkelerini,

İsrail'i,

hatta NATO'yu bile doğrudan içine çekebilir.

Bu da Üçüncü Dünya Savaşı riskini artırır.

Dünya ekonomisinin bugün böyle bir yükü taşıyacak gücü yoktur.

Beni düşündüren başka bir konu daha var.

Savaşlar artık sadece cephede kazanılmıyor.

Ekonomiyle...

Siber saldırılarla...

Yapay zekâ ile...

İstihbarat operasyonlarıyla...

Sosyal medya algısıyla...

Enerji koridorlarıyla yürütülüyor.

Yeni dünyanın savaşları sessiz ama yıkıcı oluyor.

Bugün atılan bir füze kadar, çöken bir elektrik şebekesi veya kilitlenen bir banka sistemi de ülkeleri diz çöktürebiliyor.

Türkiye açısından bakıldığında ise en doğru politika; soğukkanlı, dengeli ve diplomasi merkezli bir duruşu sürdürmektir.

Çünkü savaşın kazananı olmaz.

Kazanan sadece silah tüccarları olur.

Kaybeden ise her zaman çocuklar, anneler ve masum sivillerdir.

Son söz...

Ortadoğu'da barut kokusu uzun süre dağılmayacak gibi görünüyor.

Ancak unutulmamalıdır ki, en büyük zafer savaş meydanında kazanılan değil, hiç başlamadan önlenen savaştır.

Dünya bugün tam da böyle bir akıl sınavından geçiyor.

Hayırlı Pazarlar, Güzel Günler Sizlerin olsun

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Mehmet Fatih Erdoğan Arşivi