Gülay Doğan
Gurur ve Kibir Değil, Mütevazılık Kazandı!
Gurur ve Kibir Değil, Mütevazılık Kazandı!
Sevgili Okurlarım,
Türkoğlu Belediye Başkanı Mehmet Karaca ile göreve geldiği günden bu yana ikinci kez uzun uzun sohbet etme fırsatı buldum. İlk buluşmamız, göreve başladıktan kısa süre sonra bir at çiftliğinde gerçekleşmişti. O gün, çok sayıda gazetecinin katıldığı toplantıda bir yıllık çalışmalarını anlatmıştı.
Bugün ise Türkoğlu Belediye Başkanlığı makamında, birkaç meslektaşımla birlikte kendisini dinledik. Anlattıkları, bir belediyeyi yönetmenin sadece makamda oturmak olmadığını bir kez daha gösterdi.
Göreve geldiğinde karşısına yüklü SGK borçları çıkmış. Kum ocağının bakım ve onarımı gerekiyormuş. Çalışmayan kamyonlar tamir bekliyormuş. Elini attığı her yerde ayrı bir masraf, ayrı bir sorun varmış. SGK, stopaj ve vergi borçları nedeniyle belediyenin gelirlerinden otomatik kesintiler yapılmaya başlanınca asıl mücadelenin o zaman başladığını söyledi.
Çıkış yolu olarak TÜRKBEL A.Ş.'yi kurmuşlar. Başkan Karaca'nın geleceğe dair umutlarının önemli bir kısmı bu şirketin hayata geçireceği projelerde saklı.
Sohbet sırasında köy köy, mahalle mahalle seçim sonuçlarını anlattı. Ardından kendisini farklı kılan yönünü şu sözlerle ifade etti:
"Ben yıllarca Türkoğlu Ziraat Odası Başkanlığı yaptım. Çiftçimle, köylümle aynı sofraya oturdum. Bizde gurur da kibir de yoktur. Bir bardak ayranı kırk kişi paylaşır, bir kaşık çorbayı on kişi içeriz. Kardeşlik böyle büyür."
Belki de başarısının sırrı tam burada gizli...
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yüzde 70'in üzerinde destek veren Türkoğlu halkı, yerel seçimlerde Mehmet Karaca'ya yüzde 60'a yakın oy vererek belediyeyi emanet etti.
Başkan Karaca'nın özellikle üzerinde durduğu iki konu dikkat çekiciydi:
"Benim belediyemde git yarın gel anlayışı olmaz."
"Benim belediyemde akçeli işler olmaz."
Bu anlayışın sonucu olarak da samimiyet, sevgi ve güven ortamında, kısıtlı imkânlarla büyük işler yapıldığını ifade ediyor.
Anlattığı projeler arasında gerçekten heyecan verici çalışmalar var. TÜRKBEL A.Ş. üzerinden hayata geçirilecek yatırımların Türkoğlu'na önemli katkılar sağlayacağı görülüyor.
Siyasette zaman zaman gururun, kibrin ve ulaşılmaz olmanın kazandırdığı düşünülür. Ancak Türkoğlu'nda ortaya çıkan tablo farklı bir gerçeği gösteriyor. Burada seçimi kazanan; kibir değil tevazu, uzak durmak değil halkın içinde olmak, makam değil gönüllere dokunmak olmuş.
Başkan Karaca'nın şu sözleri de dikkat çekiciydi:
"Bir sonraki dönem belediye başkanı olacağım diye bir iddiam yok. Aday olur muyum, olmaz mıyım onu da bilmiyorum. Bildiğim tek şey; bana verilen bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirmek ve geride birkaç eser bırakabilmek."
İşte bu bakış açısı, insanları makamlardan daha kalıcı hale getiriyor.
Ziraat Odası Başkanlığı geçmişi sayesinde halkla iç içe olmayı bilen Mehmet Karaca, kısa sürede sevgi ve saygı kazanmış, bugün Türkoğlu'nda gönüllere girmeyi başarmış bir belediye başkanı görüntüsü veriyor.
Elbette eksikler de olacaktır, eleştiriler de olacaktır. Ancak iyi yapılan işleri takdir etmek de bir vefa borcudur.
Bu nedenle Başkan Mehmet Karaca'yı tebrik ediyor; basının, sivil toplumun ve siyaset kurumunun, ilçenin gelişmesi adına yapılan çalışmalara katkı sunmasının önemli olduğuna inanıyorum.
Son sözüm şu olsun:
Gururun ve kibrin yükseldiği yerde insanlar uzaklaşır. Mütevazılığın olduğu yerde ise gönüller birleşir. Türkoğlu'nda görünen tablo da tam olarak budur.
Kalın sağlıcakla...
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.