Gülay Doğan
Gazetecinin görevi soru sormaktır.
Mehmet Şahin'i Dinlerken, Kekeç'i Anlarken...
Sevgili Okurlarım,
Bazı sohbetler vardır...
Saatler sürer ama insan zamanın nasıl geçtiğini anlamaz.
Bazı buluşmalar vardır...
Sadece çay içmezsiniz; bilgi alır, düşünür, sorgular ve geleceğe dair umut tazelersiniz.
Dün de işte böyle bir gündü.
Kıymetli dostlarım Mehmet Taş ve Abdurrahman Akbaba ile birlikte AK Parti Kahramanmaraş Milletvekilimiz Prof. Dr. Mehmet Şahin ile uzun uzun sohbet ettik. Ardından AK Parti Onikişubat İlçe Başkanı Sefa Durdu Kekeç ile şehrimizin geleceğini konuştuk.
Gazetecinin görevi soru sormaktır.
Biz de sorduk...
Hem de aklımıza gelen ne varsa...
TUSAŞ yatırımlarından havalimanına...
Deprem konutlarından köy evlerine...
Yıllardır vatandaşın çilesi haline gelen altyapıdan üstyapıya kadar...
Kahramanmaraş adına ne varsa konuştuk.
Elbette konuşulan her şey gazeteye yazılmaz.
Devlet ciddiyeti vardır...
Zamanı gelince paylaşılacak bilgiler vardır.
Ama bazı konular vardır ki kamuoyunun doğru bilmesi gerekir.
İşte bunların başında İstiklal Üniversitesi'nin geleceği geliyor.
Edindiğimiz bilgilere göre TBMM'de görüşülmesi beklenen düzenlemeyle bazı fakülteler Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi bünyesine geçecek.
İstiklal Üniversitesi ise yeni bir yapılanmayla Teknik Üniversite kimliğine kavuşacak.
Benim aklıma takılan soru ise şu oldu:
Neden Elbistan, Türkiye'nin örnek teknik üniversitelerinden birine ev sahipliği yapmasın?
Bugün Alanya'da var...
Gebze'de var...
Bandırma'da var...
İskenderun'da var...
Tarsus'ta var...
Öyleyse Elbistan neden olmasın?
Aslında mesele sadece bir üniversitenin adı değildir.
Mesele...
Bir gencin geleceğidir.
Bir annenin, "Çocuğum okusun, meslek sahibi olsun." diye ettiği duadır.
Bir babanın yıllarca alın teri dökerek ödediği okul masrafıdır.
Ve en önemlisi...
Kahramanmaraş'ın yarınlarıdır.
Bu nedenle üniversiteler artık sadece diploma veren kurumlar olmamalıdır.
Üreten...
Araştıran...
Sanayiyle iç içe yaşayan...
Mezununu işsiz bırakmayan üniversiteler olmalıdır.
İşte AK Parti Onikişubat İlçe Başkanı Sefa Durdu Kekeç de tam bu noktaya dikkat çekti.
Kendi öğrencilik yıllarını anlattı.
"Eczacılık Fakültesi'ne başladığım yıllarda Türkiye'de sadece yedi fakülte vardı. Bugün onlarca fakülte var. Binlerce mezun veriliyor ama önemli bir kısmı iş bulamıyor."
Aslında tek cümlede büyük bir gerçeği anlattı.
Gençlerimizin ihtiyacı yalnızca diploma değildir.
Onların ihtiyacı umut...
Meslek...
Üretim...
Ve gelecek güvencesidir.
Savunma sanayisine yönelik mühendislik fakülteleri...
Teknik bölümler...
Meslek yüksekokulları...
Belki de Kahramanmaraş'ın kaderini değiştirecek adımlar bunlar olacaktır.
Çünkü güçlü şehirler, güçlü üniversitelerle büyür.
Güçlü üniversiteler ise güçlü gençler yetiştirir.
Başkan Kekeç'in bir başka sözü de dikkatimi çekti.
"Haftanın en az dört günü kırsal mahallelerde vatandaşlarımızı dinliyoruz."
İşte siyaset tam da budur.
Vatandaşın ayağına gitmek...
Onu dinlemek...
Sorununu kendi sorunu bilmektir.
Prof. Dr. Mehmet Şahin'in televizyon ekranlarında Kahramanmaraş'ın sesi olması da ayrıca önemlidir.
Şehrimizin Ankara'da daha güçlü temsil edilmesi hepimizin ortak arzusudur.
Biz eskiden bir söz duyardık:
"Uzayan kol bizden olsun."
Bugün de aynı düşüncedeyim.
Kim Kahramanmaraş için bir taş üstüne taş koyuyorsa...
Kim bu şehrin geleceği için emek veriyorsa...
Onun başarısı hepimizin başarısıdır.
Ve son olarak...
Basın ile siyaset aynı masada oturmalı ama aynı düşüncede olmak zorunda değildir.
Gazetecinin görevi alkışlamak değildir.
Sormaktır...
Araştırmaktır...
Yanlışı da doğruyu da yazmaktır.
Siyasetin görevi ise yapılan işleri millete anlatmak, eleştirileri dinlemek ve hesap verebilmektir.
Çünkü konuşulmayan yerde dedikodu büyür.
Bilginin olmadığı yerde bilgi kirliliği oluşur.
Şeffaflığın olmadığı yerde ise güven zedelenir.
Dün biz yalnızca iki siyasetçiyi ziyaret etmedik.
Aslında Kahramanmaraş'ın yarınlarını konuştuk.
Bir üniversitenin geleceğini...
Bir şehrin kalkınmasını...
Ve en önemlisi...
Bu topraklarda yaşayan gençlerin umutlarını konuştuk.
Temennim odur ki alınacak her karar, makamları değil; çocuklarımızın geleceğini güçlendirsin.
Çünkü şehirler yollarla büyür...
Binalarla gelişir...
Ama gerçek anlamda ancak iyi yetişmiş insanlarıyla geleceğe yürür.
Kalın sağlıcakla...
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.