Gülay Doğan
NATO Zirvesi Bitti… Peki Türkiye Ne Kazandı?
NATO Zirvesi Bitti… Peki Türkiye Ne Kazandı?
Sevgili Okurlarım,
Türkiye, uzun yıllardır jeopolitik konumu nedeniyle dünyanın en önemli ülkelerinden biri olmayı sürdürüyor. Doğu ile Batı'nın, Asya ile Avrupa'nın, Karadeniz ile Akdeniz'in kesişme noktasında bulunan ülkemiz, uluslararası güvenlik politikalarının da merkezinde yer alıyor.
Geçtiğimiz günlerde Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen NATO Zirvesi de bunun en önemli göstergelerinden biri oldu. Dünyanın en güçlü devletlerinin liderleri Ankara'da bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, birçok ülkenin devlet ve hükümet başkanıyla ikili görüşmeler yaptı. Peki zirvenin ardından şu soruyu sormamız gerekiyor:
Türkiye bu zirveden ne kazandı?
Öncelikle şunu söylemek gerekir ki, böylesine büyük bir organizasyona ev sahipliği yapmak başlı başına diplomatik bir başarıdır. Türkiye, güvenliğini, organizasyon kabiliyetini ve uluslararası itibarını tüm dünyaya bir kez daha göstermiş oldu.
Ancak dış politika yalnızca ev sahipliği yapmakla ölçülmez. Esas mesele, masadan hangi kazanımlarla kalkıldığıdır.
Türkiye açısından en önemli başlıklardan biri terörle mücadeleydi. PKK, FETÖ ve DEAŞ gibi terör örgütleriyle mücadelede müttefik ülkelerin daha somut destek vermesi beklentisi bir kez daha dile getirildi. Çünkü NATO'nun temel ilkesi ortak güvenliktir. Bir müttefikin güvenliğini tehdit eden unsur, tüm ittifakı ilgilendirmelidir.
Bir diğer önemli konu ise savunma sanayii oldu. Son yıllarda Türkiye'nin yerli ve millî savunma sanayiinde attığı adımlar, birçok ülkenin dikkatini çekiyor. İHA, SİHA, hava savunma sistemleri ve millî savaş uçağı projeleri Türkiye'yi savunma alanında farklı bir noktaya taşıdı. Zirvede bu alandaki iş birliklerinin geliştirilmesi de önemli başlıklardan biri olarak öne çıktı.
Karadeniz'in güvenliği, Rusya-Ukrayna savaşı, Orta Doğu'daki istikrarsızlık ve enerji güvenliği gibi konularda da Türkiye'nin vazgeçilmez bir aktör olduğu bir kez daha görüldü. Türkiye, hem NATO üyesi hem de bölgesel sorunlarda diyalog kurabilen ender ülkelerden biri olma özelliğini koruyor.
Ekonomik açıdan ise böylesine büyük organizasyonların ülke tanıtımına önemli katkılar sağladığı inkâr edilemez. Dünyanın gözü günlerce Türkiye'nin üzerindeydi. Güven veren bir ülke görüntüsü, yatırımcı açısından da olumlu bir mesaj niteliği taşır.
Fakat vatandaşın beklentisi daha farklıdır.
Sokaktaki insan, uluslararası zirvelerin sonunda hayatına dokunan gelişmeleri görmek ister. Enflasyonun düşmesini, yatırımın artmasını, yeni istihdam alanlarının açılmasını ve refah seviyesinin yükselmesini bekler. Diplomatik başarıların ekonomik kazanımlarla desteklenmesi, toplumun geniş kesimleri açısından daha anlamlı olacaktır.
Sonuç olarak NATO Zirvesi, Türkiye'nin uluslararası alandaki ağırlığını bir kez daha ortaya koymuştur. Ancak asıl başarı; bu diplomatik temasların savunma, ekonomi, ticaret ve güvenlik alanlarında kalıcı kazanımlara dönüşmesiyle ölçülecektir.
Temennimiz odur ki, zirvede kurulan temaslar sadece fotoğraf karelerinde kalmaz; ülkemizin güvenliğine, ekonomisine ve milletimizin refahına somut katkılar sağlayan adımlara dönüşür.
Kalın sağlıcakla.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.