Bekir Doğan
Uykusuz Gecenin Sabahı !
Uykusuz Gecenin Sabahı !
CHP’de 38. Kongre Krizi : Siyasetin Mahkeme Koridorlarına Taşınması
Türkiye’de siyaset artık sadece meydanlarda yapılmıyor. Mahkeme salonları, televizyon ekranları ve sosyal medya hesapları da siyasi mücadelenin ana merkezlerinden biri haline geldi. Bugün yaşanan tartışmaların merkezinde ise Özgür Özel ile Kemal Kılıçdaroğlu arasında yaşanan CHP 38. Olağan Kurultayı süreci bulunuyor.
Dün gece saat 23.00’te televizyon ekranlarında konuşan CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel’in açıklamalarını dikkatle dinledim. Konuşmasının büyük bölümünde “Saray”, “iktidar müdahalesi”, “yargı üzerinden operasyon” ifadeleri vardı. Ancak toplumun beklediği en önemli soruya net cevap verilmedi:
“Peki şimdi CHP’de ne olacak?”
İşte herkes bugün bunu konuşuyor.
Ortaya çıkan tabloya bakınca çok ilginç bir siyasi denklem görüyoruz. Kurultayı mahkemeye taşıyanlar CHP’liler… Davayı açan CHP delegeleri… İtiraz eden CHP’liler… Ama suçlananlar mahkeme, iktidar, Cumhurbaşkanı ve Adalet Bakanlığı…
Türkiye’de artık siyasi tartışmaların dili tamamen değişmiş durumda. Bir parti içindeki kriz bile doğrudan devlet-yargı-saray eksenine taşınıyor. Oysa kamuoyu şu soruyu soruyor:
“Eğer ortada bir usulsüzlük iddiası varsa bunu inceleyecek yer mahkeme değil midir?”
Bugün yaşanan olay tam da budur.
Kurultay sürecine ilişkin şaibe iddiaları, para dağıtıldığı iddiaları, delegeler üzerinde baskı kurulduğu iddiaları aylarca CHP’nin kendi içinden konuşuldu. Bu iddiaları gündeme getirenler muhalif gazeteciler değil sadece; bizzat CHP’nin içindeki isimlerdi. Şimdi dava açılınca herkes bir anda “yargı darbesi” söylemine sarılıyor.
Davayı açan , yargıya taşıyan CHP Delegeleri , bunu açık yüreklilikle söylemiyorlar ve at suçu başkasına !
Siyasette en tehlikeli dönemler, hukuk ile siyasetin birbirine tamamen karıştırıldığı dönemlerdir. Çünkü o zaman hiç kimse mahkeme kararını kabul etmek istemez. Karar kendi lehineyse hukuk, aleyhineyse “siyasi operasyon” denir.
Bugün CHP’nin içine düştüğü kriz biraz da budur.
Bir tarafta “Ben seçilmiş genel başkanım” diyen Özgür Özel yönetimi… Diğer tarafta “Partiyi kayyıma bırakmam” diyen Kemal Kılıçdaroğlu cephesi… Ve ortada milyonlarca CHP seçmeni…
CHP tabanı artık ideolojik tartışmadan çok güven ve istikrar arıyor. Çünkü seçmen şunu düşünüyor:
“Türkiye’ye iktidar alternatifi olmak isteyen bir parti, önce kendi iç krizini çözebilmelidir.”
Bugün Türkiye’de ekonomik sorunlar, deprem gerçeği, emeklilerin durumu, hayat pahalılığı konuşulurken CHP günlerdir sadece kurultay kavgasını konuşuyor. Bu tablo doğal olarak iktidarın elini güçlendiriyor.
Peki bundan sonra ne olabilir?
Mahkemenin verdiği kararı ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçtaroğlu koltuğu bırakmaları gerekiyor, şu anda CHP Ankara merkez binası işgal altında ! CHP içinde çok daha büyük bir liderlik savaşı başlayabilir. Özgür Özel yönetimi ile Kemal Kılıçdaroğlu ekibi arasında sert bir siyasi hesaplaşma kaçınılmaz hale gelir. Buna gerek yok, Aklı Selim CHP'liler Kemal Kılıçtaroğlu etrafında toplanarak partiyi 38. kongrenin tekrarına götürmesi gerekiyor.
CHP içinde artık sadece isim kavgası yok; güven krizi var.
Bugün yaşananlar aslında Türkiye siyasetinin özeti gibidir.
Partiler büyüdükçe iç mücadeleler de büyüyor…
Liderlik savaşları sertleşiyor…
Ve siyaset giderek hukuk üzerinden okunmaya başlanıyor.
Ama unutulmaması gereken bir gerçek var:
Demokrasilerde son sözü bağıranlar değil, hukuk söyler.
CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel , Merkez bırakmam burada yatıp kalkacağım diyor, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçtaroğlu evinde bekliyor,
Mahkeme kararını beğenirsiniz ya da beğenmezsiniz…
Eleştirirsiniz ya da desteklersiniz…
Ama hukuk mekanizmasını tamamen siyasetin düşmanı gibi göstermek, Türkiye’ye de demokrasiye de fayda sağlamaz.
Özgür Özel mahkemenin verdiği iptal davasını kabul etmiyor peki ne olacak ?
CHP’de bugün yaşanan kriz sadece bir kurultay tartışması değildir.
Bu aynı zamanda muhalefetin geleceğini belirleyecek büyük bir yol ayrımıdır.
CHP Genel Başkanı olarak Kemal Kılıçtaroğlu Partisinin 38. iptal edilen genel kurulunu yeniden yapması gerekiyor ki , Özgür Özel de yeniden aday olabilir hakkıdır.
Hayırlı Cumalar Diliyorum
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.