Mehmet Fatih Erdoğan
Şeytan Emekli Oldu!
Şeytan Emekli Oldu!
Sonunda o da pes etti…
Türkiye’de yıllardır işsiz kalan, plan yaptığı her defasında yerli kurnazlara toslayan, “şeytan” lakaplı o meşhur mahlûk, bugün itibarıyla EYT kapsamından emekli olmuş!
Yanlış duymadınız, Şeytan artık emekli!
Haber ajansları sabah saatlerinde geçti:
“Cehennem Kaynaklı Haber Ajansı (CKHA): Türkiye’de uzun yıllardır görev yapan Şeytan, yerli versiyonlarıyla rekabet edemediği için emekliye ayrıldı.”
Duyar duymaz tebessüm ettim.
Bizim memlekette işler öyle bir hâle geldi ki, şeytan bile rekabet edemiyor!
Dün Sülün Osman’dan bahsetmiştim.
Galata Köprüsü’nü, Dolmabahçe Saat Kulesi’ni, hatta Taksim Meydanı’nı bile satmıştı.
O günlerde millet “Bu kadar da olmaz” diyordu.
Ama gel gör ki bugün, memlekette öyle “zeki” insanlar türedi ki, Şeytan bile “Benim bu zekâyla yarışmam mümkün değil!” deyip kenara çekilmiş.
Devlet Demiryolları arazisine köpür döküp, “babamın malı” der gibi kiraya verenleri görünce Şeytan önce afallamış.
Sonra bakmış ki ölenin, gurbettekinin malları da sahte evraklarla el değiştiriyor…
“Benim kariyerim bitti!” demiş.
Cehenneme dönüp dilekçesini yazmış:
“Sayın Azazil Başkan, Türkiye’de bana iş kalmadı. İnsanlar işi benden iyi yapıyor. Emekliliğimi arz ederim.”
Dedikodulara göre Şeytan son olarak Diyarbakır’a uğramış.
Orada “seyyar eczane simsarlığı” diye bir şey görmüş.
İlaç da satılıyor, umut da!
Adam bir reçeteyle insanın hem cüzdanını, hem imanını boşaltıyor.
Şeytan dayanamamış;
“Yeter artık! Benim bile vicdanım var!”
diyerek sahayı terk etmiş.
Gerçekten de düşünün;
Allah’ın bize bahşettiği aklı, zekâyı, çalışkanlığı doğru kullansak bu ülke değil dünyayı dize getirir.
Ama biz ne yapıyoruz?
Birimiz fırsat kolluyor, diğeri rant.
Biri ihale peşinde, öteki imar değişikliği…
“Helal” kelimesini kamyonun arkasına yazıp “duble yoldan” götürüyoruz!
Hal böyle olunca, Şeytan bile Türkiye’de “kariyer tıkanması” yaşamış!
Bir röportajında demiş ki:
“Eskiden ben insanı kandırırdım, şimdi insanlar beni.
Dosyayı önüme koyuyor, ‘şurayı imzala’ diyor, bakıyorum; kendi malımı bile bana satmış!”
EYT düzenlemesi çıkınca fırsatı kaçırmamış tabii.
Prim gün sayısı dolmuş, yaş da tamam!
Kendi ifadesiyle:
“Emeklilikte yaşa takılmıştım, sonunda ben de hak ettim!”
Cehennem kapısında düzenlenen veda töreninde kısa bir konuşma yapmış:
“Sevgili günahkârlar, artık bana ihtiyaç yok.
Türkiye’de her köşe başında bir mini şeytan, her büroda bir kurnaz, her apartmanda bir ‘ufak hesap’ uzmanı var.
Sizi yerli şeytanlarınızla baş başa bırakıyorum.
Hakkınızı helal edin – tabii helal kalmışsa!”
İşte böyle…
Biz “şeytan taşlama”yı hacda bırakmışız, günlük hayatta şeytanı kucaklamışız!
Adamı bile bıktırdık.
Ne desin garibim?
“Ben görevimi yapamıyorum, çünkü insanlar artık benden daha maharetli!”
Belki de ilk kez doğru bir karar vermiş:
Emeklilik!
Hayırlı olsun diyelim.
Ama bir yandan da düşünelim:
Bir ülkede Şeytan bile “rekabet edemiyorum” diyorsa, orada işler biraz karışmış demektir…
Okumayan Toplum Gerçeği: Rakamlarla Dijital Bağımlılık ve Türkiye
30 Nisan 2026 Perşembe 08:045 Kilo Altın Kaç Köfte Eder? İşte Asıl Mesele!
26 Nisan 2026 Pazar 05:09Madalya da Bizim, Adalet de…
06 Nisan 2026 Pazartesi 05:39İsrail Atom Bombası Kullanır mı ?
17 Mart 2026 Salı 03:27Sorumlu Yayıncılık: Sözlerimize Dikkat Edelim
09 Mart 2026 Pazartesi 11:05Ortadoğu Yanıyor
05 Mart 2026 Perşembe 05:52Çocuk Bahçesi Esnaflarından
23 Şubat 2026 Pazartesi 19:02ABD- İRAN SAVAŞI’NIN TÜRKİYE’YE YANSIMASI
21 Şubat 2026 Cumartesi 14:06Berat Gecesi: Affın, Arınmanın ve Yeniden Başlamanın Vakti
02 Şubat 2026 Pazartesi 20:53Miraç: Gönlün Yükselişi
14 Ocak 2026 Çarşamba 21:34
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.