NATO Zirvesi ve Güçlenen Türkiye

NATO Zirvesi ve Güçlenen Türkiye

Dr. İmbat Muğlu

Dünya yeniden şekilleniyor. Eski dengeler sarsılıyor, yeni ittifaklar kuruluyor ve küresel güç mücadelesi her geçen gün daha sert bir zemine taşınıyor. Böylesine kritik bir dönemde Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen 36. NATO Zirvesi, yalnızca diplomatik bir organizasyon değil, aynı zamanda Türkiye'nin uluslararası güvenlik mimarisindeki vazgeçilmez konumunun güçlü bir göstergesi olmuştur.

Bir dönem NATO'nun doğu kanadını koruyan ülke olarak görülen Türkiye, bugün Karadeniz'den Akdeniz'e, Kafkasya'dan Balkanlar'a, Orta Doğu'dan Afrika'ya kadar uzanan geniş coğrafyada güvenliğin merkez ülkelerinden biri haline gelmiştir. Bu gerçek artık yalnızca Ankara'nın değil, NATO üyesi ülkelerin de kabul ettiği stratejik bir gerçektir.

Türkiye, NATO'nun en büyük ikinci ordusuna sahip olmasının yanı sıra, sahada bedel ödeyen, terörle mücadelede kararlılığını sürdüren ve sınırlarını korurken Avrupa'nın güvenliğine de önemli katkılar sağlayan bir müttefiktir. PKK, DEAŞ ve FETÖ gibi terör örgütleriyle yıllardır mücadele eden Türkiye, yalnızca kendi vatandaşlarının değil, müttefiklerinin güvenliği için de büyük sorumluluk üstlenmiştir.

Ancak Türkiye'nin son yıllardaki en önemli başarısı yalnızca askerî kapasitesi değildir. Asıl dikkat çeken gelişme, savunma sanayisinde yakaladığı yerlilik ve millîleşme hamlesidir. İnsansız hava araçlarından hava savunma sistemlerine, deniz platformlarından elektronik harp teknolojilerine kadar birçok alanda elde edilen başarılar, Türkiye'yi sadece savunma alanında güçlü kılmamış, aynı zamanda uluslararası ölçekte söz sahibi ülkeler arasına taşımıştır.

Bugün güçlü ordu, güçlü savunma sanayisi ve etkin diplomasi aynı hedef doğrultusunda ilerlemektedir.

  1. NATO Zirvesi'nin Türkiye'de düzenlenmesi, ülkemize duyulan güvenin ve stratejik önemimizin açık bir göstergesidir. Çünkü artık herkes biliyor ki Karadeniz'in güvenliği Türkiye olmadan sağlanamaz. Doğu Akdeniz'deki dengeler Türkiye dikkate alınmadan kurulamaz. Enerji koridorlarının güvenliği Türkiye'nin katkısı olmadan garanti altına alınamaz. Terörle mücadelede kalıcı başarı ise Türkiye'nin yıllara dayanan tecrübesi göz ardı edilerek mümkün değildir.

Türkiye bugün yalnızca bir NATO müttefiki değildir. Aynı zamanda krizleri yönetebilen, tarafları aynı masa etrafında buluşturabilen ve gerektiğinde arabuluculuk üstlenebilen bölgesel bir güç konumundadır. Tahıl Koridoru Anlaşması'ndan esir takası süreçlerine kadar birçok uluslararası girişim, Ankara'nın güvenilir diplomasi anlayışının somut örnekleri olarak hafızalara kazınmıştır.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yıllardır dile getirdiği "Dünya beşten büyüktür." sözü de bugün yaşanan gelişmeler ışığında çok daha anlamlı hale gelmiştir. Küresel güvenliğin yalnızca birkaç ülkenin iradesiyle değil; adalet, eşitlik ve ortak sorumluluk anlayışıyla sağlanabileceği her geçen gün daha net görülmektedir. Türkiye de bu anlayışın en güçlü savunucularından biri olmayı sürdürmektedir.

Türkiye tarih boyunca hiçbir zaman başka ülkelerin güvenliğine tehdit oluşturan bir devlet olmamıştır. Ancak söz konusu vatanı, milleti ve bağımsızlığı olduğunda da hiçbir baskıya boyun eğmemiştir. Bugün NATO içerisinde saygın bir konuma sahip olmasının temelinde de işte bu kararlı duruş bulunmaktadır.

  1. NATO Zirvesi, tüm dünyaya bir gerçeği daha göstermiştir: Türkiye artık yalnızca gelişmeleri izleyen bir ülke değil; gelişmeleri yönlendiren, karar süreçlerinde ağırlığı hissedilen ve küresel güvenlik mimarisinin vazgeçilmez aktörlerinden biri haline gelmiştir.

Bundan sonra tartışılması gereken konu, Türkiye'nin NATO için ne ifade ettiği değil; Türkiye'nin olmadığı bir güvenlik düzeninin ne kadar sürdürülebilir olacağıdır.

Çünkü tarih de, coğrafya da, yaşanan krizler de aynı gerçeği göstermektedir:

Güçlü Türkiye, güçlü bölge demektir. Güçlü Türkiye, daha güvenli bir dünya demektir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Ali Aydın Arşivi