Ali Aydın
Saffet Kaya: Siyasetin Vefa,
Saffet Kaya: Siyasetin Vefa, Hizmet ve Devlet Adamlığıyla Buluştuğu İsim
Sevgili Okurlarım,
Türk siyasetinde bazı isimler vardır; makamlarıyla değil, milletin gönlünde bıraktıkları izlerle anılırlar.
Çok kıymetli hemşehrim, büyüğüm Saffet Kaya da bu isimlerden biridir.
Siyaset sadece kürsülerde konuşmak, seçim dönemlerinde vatandaşın karşısına çıkmak veya bir makamı temsil etmek değildir. Gerçek siyaset; milletin derdini dinlemek, ülkenin meselelerine sahip çıkmak, gerektiğinde elini taşın altına koymak ve kamu hizmetini şahsi hesapların önünde tutabilmektir.
Saffet Kaya’nın siyasi çizgisine baktığımızda, bu anlayışın önemli bir yer tuttuğunu görüyoruz.
Kendisini tanıyanların ve siyasi hayatını yakından takip edenlerin ortak kanaati; milletle arasına mesafe koymayan, Anadolu’nun değerlerini bilen, sofrasını ve gönlünü insanlara açan, siyaseti insan odaklı yapmaya önem veren bir siyasetçi olduğudur.
Özellikle Kars, Ardahan, Iğdır ve Doğu Anadolu’nun meselelerini Türkiye’nin gündemine taşıma konusunda gösterdiği gayret, onun siyaset anlayışının önemli göstergelerinden biridir.
Çünkü bölgesine hizmet etmek, yalnızca seçim bölgesinin sorunlarını Ankara’ya taşımaktan ibaret değildir.
Bölgesine sahip çıkmak; Anadolu’nun kalkınmasına, ülkenin birlik ve beraberliğine katkı sunmaktır.
Siyasette Vefa Herkese Nasip Olmaz
Günümüz siyasetinde üzerinde özellikle durulması gereken bir başka kavram da vefadır.
Dün söylenenlerin bugün unutulduğu, siyasi dostlukların makam ve mevkilere göre değişebildiği bir dönemde vefalı olmak başlı başına önemli bir erdemdir.
Saffet Kaya’nın siyasi hayatında dostlarına, yol arkadaşlarına ve kendisine güvenen insanlara karşı gösterdiği bağlılık, onu farklı kılan özelliklerden biridir.
Çünkü siyaset geçicidir.
Makamlar değişir, görevler sona erer, seçimler gelir geçer.
Ama insanların gönlünde bıraktığınız iz kalır.
İşte asıl mesele de budur.
Tecrübe, Siyasetin Sessiz Gücüdür
Saffet Kaya’nın bir başka önemli özelliği ise tecrübesidir.
Siyaset yalnızca bugünü okumak değildir. Geçmişten ders çıkararak geleceği öngörebilmektir.
Uzun yılların birikimi, devlet tecrübesi ve siyasi hafızası; Türkiye’nin meselelerine daha geniş bir perspektiften bakmasına imkân vermektedir.
Bugün Türkiye’nin ihtiyacı da tam olarak budur.
Ayrıştıran değil birleştiren…
Umutsuzluk üreten değil çözüm arayan…
Kişisel hesapların değil, Türkiye’nin ortak menfaatlerinin peşinden giden siyasetçilere ihtiyaç vardır.
Saffet Kaya’yı değerli kılan taraflardan biri de burada ortaya çıkmaktadır.
Onun siyaset anlayışında millet, devlet ve vatan kavramlarının özel bir yeri vardır.
Türkiye’nin güçlü olması, Anadolu’nun her köşesinin kalkınması, gençlerin geleceğe umutla bakması ve vatandaşın kendisini devletinin yanında hissetmesi gerektiğine inanmak, siyasetin temel sorumluluklarından biridir.
Siyaset Gelir Geçer, Hizmet Kalır
Elbette siyaset eleştiriye açıktır.
Farklı düşünceler, farklı değerlendirmeler olacaktır. Demokratik siyasetin doğası da zaten budur.
Ancak siyasi rekabetin ötesinde, ülkesine ve milletine hizmet etmiş insanların hakkını teslim etmek de bir erdemdir.
Saffet Kaya’nın siyasi hayatına baktığımızda karşımıza çıkan tablo şudur:
Milletle bağını koparmayan, bölgesinin sorunlarını sahiplenen, tecrübesini ülkesinin hizmetine sunan ve siyasette vefayı önemseyen bir isim.
Sözün özü;
Siyasette makamlar geçicidir, hizmet kalıcıdır.
Bazı insanlar vardır ki makamlarıyla değil; millete dokunan sözleriyle, yaptıkları hizmetlerle ve gösterdikleri vefayla hatırlanırlar.
Saffet Kaya da siyasi hayatı boyunca bu anlayışı temsil eden, Anadolu siyasetinin tecrübeli ve vefalı isimlerinden biri olarak saygıyla anılmayı hak ediyor.
Vefa varsa dostluk vardır.
Hizmet varsa eser vardır.
Devlet adamlığı varsa geride güzel bir iz kalır.
Ve geride bırakılan en büyük makam, milletin gönlündeki makamdır.
Bu yazı sayın :
Dr. İmbat MUĞLU alıntı yapılmıştır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.