Bugün Bayram Ne Yazayım !

Bugün Bayramın Son Günü… Hayırlı Bayramlar Dostlarım

Sevgili dostlarım, ne yazacağımı bilemedim… Dün akşam, sevgili kızım Nefise, Prof. Dr. Zekeriya Pak hocanın oğlu Yahya ile nişanlandı. Yeni akrabalarımız oldu, mutluluğumuzun simgesi oldular. Ancak, sabahın erken saatlerinde karşılaştığım bir görüntü, içimi derinden sarstı. 65 yaşında hayata veda eden bir kardeşimizin çocukları, başına toplanmış, "Uyansana baba, bak sana neler oldu, bugün bayram, babam uyansana!" diyerek ağlıyordu. O dünya ile vedalaşmış bir insan geride bir hayır bıraktı mı? Bıraktıysa işte o halini görüyorum… Arz ettim, bir ömrün izleri, hatıraları ve duaları kaldı geriye, sadece onlar var.

Sabah sabah, Facebook’ta bir yazı okudum ve içim karardı. Bugün 1 Nisan 2025, yeni bir ay, yeni bir gün… Güzellikler yazmak istedim; sanayi, ekonomi, belediye başkanları hakkında yazmak istedim ama olmadı. Ne yazacağımı bilemedim dostlarım. ölüm var , giden bir dost var !

Askerde ilk günler zor geçer, sonra zaman hızlanır, sonunda ise herkes adres alır, telefon numaralarını birbirine yazdırır. Son günlerin ne kadar hızlı geçtiğini herkes bilir. Aynı şekilde, hayatın son günleri de öyle hızla akıp geçiyor. Teskeresini alan evine koşarak gidiyor.. Bir bakmışsınız, geriye sadece hatıralar kalmış. Dost dediğinde, bu acılı günlerde kalem elimden düşüyor yazamıyorum dostlarım…

Geçenlerde kaybettiğimiz şehrimizin genç ozanı Engin Nurşani'nin söylediği gibi:
“Zaman mı hızlandı, vakit bir başka,
Geceyi kaybettim, günler yabancı,
Geçen yıllar, gençliğimi götürdü,
Hayalim yarına, dünler yabancı...”

Dünler, bugünler… Hepsi yabancı olmuş, kaybolmuş birer anı gibi. Kimi iyi insandı der ! kimi kötü geriye ne kaldı bir mezar taşı onu da kırarlar bir süre sonra dostlarım !

Bayramın birinci günü, sağanak yağış her yeri tıpkı tırpan gibi biçti geçti, yollar, caddeler sel oldu, aktı. geride kalan molozları temizlemek belediye kaldı. Öyle ki, ağaçlar yerinden söküldü, dalından kırıldı. Şu ulu çınarın boynu büküldü, bu yıl yağışlar bir başka farklıydı. bir saat yaz bir saat kış ! Hangi fırtına, hangi kasırga bu ağaçları kökünden söktü, ne yaz, ne de bahar nedir belli değil dostlarım.

Pandemi, deprem, kimyasallarla yediklerimiz… Bizi genç yaşta alıp götürüyor. Ömür dediğin, bir saniye kadar kısa. Şairin dediği gibi:
“Bana ne yazdan bahardan,
Bana ne borandan kardan,
Aşağıdan yukarıdan,
Yolun sonu görünüyor,
Azrail gelir, kendi,

ne ağa der ne efendi ” yolun sonu görülüyor dostlarım..

Evet, dostlar, bugün vefat edenler için yolun sonu görünmüş oldu. Bir gün, hepimiz için yolun sonu görülecek.. bu yolculuğa çıkacağı bir an gelecek. Zengin olsan da, fakir olsan da bu yolculuk kaçınılmaz. O yüzden, gelin birbirimizi sevelim, sayalım, kardeş olalım. Çünkü sonunda ölüm var; kimseyi kırmaya değmez. sevelim ,sevilelim dost olalım !

Merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun dediği gibi: “3-5 saniyesine hükmedemediğiniz dünya için fırıldak olmaya ne gerek var?” Hayat bu kadar kısa… O yüzden bugün, usta ozan Aşık Mahsuni Şerif’in sözleriyle bitireyim:

“Fırıldak adam, ben seni neyleyim,
Madem zalımsın, gelme dergaha,
Fırıldak adam!, fırıldak adam ”

Sonunda ölüm var… Ölüm bana, sana, herkese var. O yüzden gelin birbirimizi sevelim, kardeş olalım… bir birimizin hatasını kusurunu görmeyelim , Allah aşkı ile bir birimizi sevelim ne olacak üç beş gün sonra her şey bu dünyada kalacak !

Bugün Bayramın son günü…
Hayırlı Bayramlar dilerim, dostlarım.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum
    Bekir Doğan Arşivi