Bekir Doğan
Ozan Arif ile Pazar Keyfi
Ozan Arif ile Pazar Keyfi
Adapazarı – Sakarya Akyazı ilçesi İhlas Kuzuluk Kaplıca Evleri denildiğinde; önce Vali Saim Çotur, ardından Ozan Arif aklıma gelir. Uzun yıllar süren Avrupa’daki sürgün hayatının ardından 1991 yılında Türkiye’ye dönüşü ve merhum Enver Ören ağabeyin bu süreçte verdiği mücadele gözümün önünde canlanır.
Yıllar ne kadar da hızlı geçiyor… Sanki dün gibi.
Enver Ören ağabeyin girişimleri ve sağladığı destek, bu dönüşte çok önemli bir rol oynamıştır. 12 Eylül sonrası açılan davalar ve dönemin siyasi şartları nedeniyle yurt dışında bulunan Ozan Arif’in yurda dönüşü, bu süreçlerin çözülmesiyle mümkün olmuştur.
Havalimanındaki karşılama töreni hâlâ gözümün önünden gitmiyor. O günleri bugün yeniden yaşıyor gibiyim. Ozan Arif’in Türkiye’ye dönüşü, sadece bir sanatçının yurda gelişi değil; 1980 sonrası Türkiye’nin siyasi atmosferinde bir dönemin kapanışı gibiydi.
Bizde bir söz vardır: “Kır atın yanında yatan, ya huyundan ya suyundan kapar.” Biz de Ozan Arif ile aynı evi paylaşmış insanlar olarak, onunla aynı havayı soluduk, aynı duyguları yaşadık.
Bugün 19 Nisan 2026… Merhum Ozan Arif’i bir kez daha rahmetle anıyorum. 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından, birçok ülkücü ve milliyetçi isim gibi o da hakkında açılan davalar nedeniyle yurt dışına çıkmak zorunda kaldı. Uzun yıllar boyunca, başta Almanya olmak üzere Avrupa’da sürgün hayatı yaşadı. Bu süreçte Türk milliyetçiliği, vatan sevgisi ve gurbet temalarını işleyen eserler verdi ve özellikle Avrupa’daki Türkler arasında büyük bir etki oluşturdu.
Onun Türkiye’ye dönüşünde önemli rol oynayan isimlerden biri de merhum Enver Ören ağabeydi. İhlas Holding’in kurucusu olan Enver Ören, Ozan Arif’in yurda dönmesi için girişimlerde bulunmuş, hukuki ve idari süreçlerin çözümüne destek sağlamıştır. Bu destek sayesinde Ozan Arif’in Türkiye’ye dönüşünün önü açılmış, yıllar süren hasret 1991 yılında Atatürk Havalimanı’nda son bulmuştur.
Türkiye’ye döndükten sonra Ozan Arif yeniden sahnelere çıkmış, konserler vermiş ve özellikle milliyetçi camiada güçlü bir karşılık bulmaya devam etmiştir. Onun dönüşü, bir sanatçının dönüşünden öte, toplumsal bir yaraya merhem olmuştur.
Ozan Arif, kendisine destek olan Enver Ören ağabey hakkında her zaman vefa dolu sözler söylemiştir. Bir sözünde şöyle der:
“Ne insanlar gördüm, dağ gibi; içi boş, fos.” küçük insan dediğin dağ gibi yüreği var işte insan bu !
Ve merhum Enver Ören ağabey için ise şu anlamlı ifadeleri kullanır:
“Enver Ören olmasaydı, ben bu vatana bu kadar kolay dönemeyebilirdim. Ona minnettarım. Bana kapıları açan, memleketime kavuşmama vesile olan büyük bir insandır.” " Enver ağabeye dua ediyorum her zaman !"
Ozan Arif, Enver Ören’i sadece bir iş insanı olarak değil; zor zamanında yanında duran, memleket hasretini dindiren bir dost, bir kader arkadaşı olarak görmüştür. Bu sözler, onun sürgün yıllarının ardından duyduğu şükranın en açık ifadesidir.
Biz de bugün, Ozan Arif’in bir dönem ev arkadaşı olarak, bu pazar yazımızı ona ve Enver Ören ağabeye ayırdık.
Her ikisine de Allah’tan rahmet diliyorum. Mekânları cennet olsun.
Hayırlı Pazarlar…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.