Mehmet Fatih Erdoğan
Miraç: Gönlün Yükselişi
Miraç: Gönlün Yükselişi
Bazı geceler vardır; takvim yaprağından ibaret değildir…
Bazı geceler vardır; insanı, insanlığını yeniden düşünmeye çağırır.
Miraç Kandili işte böyle bir gecedir.
Miraç; sadece Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v.) Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya, oradan da semaya yükselişinin anlatıldığı bir mucize değildir. Miraç, aynı zamanda insanın nefsinden arınarak ahlâka, adalete ve kulluk bilincine yükselme çağrısıdır.
Bugün yaşadığımız dünyaya baktığımızda;
Kalabalıklar içinde yalnızlaşan insanları,
Teknolojiyle hızlanan ama vicdanıyla geride kalan toplumları,
Çoğalan binalar arasında azalan merhameti görüyoruz.
Oysa Miraç, bize şunu hatırlatır:
Yükselmek; makamla, servetle, şöhretle olmaz.
Yükselmek; namazla, sabırla, kul hakkından sakınmakla, doğru sözlü olmakla olur.
Miraç gecesinde farz kılınan namaz, gökten yere indirilen bir rahmettir. Namaz; kulun Rabbine en yakın olduğu andır. Secde; insanın en alçak noktada, Allah’a en yakın olduğu hâlidir. Bugün bize düşen; namazı sadece bir alışkanlık değil, hayatın merkezine yerleştirilen bir bilinç hâline getirmektir.
Toplum olarak zor zamanlardan geçiyoruz. Depremler, savaşlar, adaletsizlikler, ekonomik sıkıntılar… Bütün bu imtihanlar karşısında Miraç, bize sabırla direnmeyi, umutla ayağa kalkmayı ve dua ile güçlenmeyi öğretir.
Bu mübarek gecede;
Kalbimizi kin ve nefretten arındıralım,
Yetimin başını okşayalım,
Kırdığımız gönülleri onarmaya niyet edelim.
Çünkü Allah’a yükselen yol, kulun kalbinden geçer.
Miraç Kandili; affın, arınmanın ve yeniden başlamanın gecesidir.
Belki de bu gece, kendimize gelme gecesidir.
Miraç Kandiliniz mübarek olsun.
Dualarımızın kabul, gönüllerimizin huzurla dolması temennisiyle…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.