Gülay Doğan
Dünyanın Delisi Ne Diyelim !
ALIŞMAMIZ GEREK!
Dünyanın bir ucunda bir “deli” var…
Çıkıyor, “5 gün boyunca İran’a saldırmayacağım” diyor. Tarih veriyor: 28 Mart 2026.
Ne oluyor? Petrol fiyatları 10 dolar birden düşüyor.
Sonra ne mi oluyor?
Hiçbir şey… Çünkü bu adamın ne zaman ne diyeceği belli değil!
Evet, kabul edelim:
Bu dünyanın bir “delisi” var…
Ve biz bu deliye alışmak zorundayız!
Dünyanın kilitlendiği ABD / İsrail – İran hattında her gün yeni bir cümle, her saat yeni bir senaryo…
ABD Başkanı Donald Trump çıkıyor,
“İran ile 5 gün içinde anlaşabiliriz” diyor.
Aynı anda İsrail, Tahran’ı vurmaya devam ediyor!
Yani bir yanda “barış” cümlesi…
Diğer yanda bombalar…
Sevgili okurlarım;
Dünyanın dört bir yanındaki gazeteci dostlara sordum: “Durum ne?”
Verdikleri cevap aslında her şeyi özetliyor:
“Petrol pahalanırsa arabaya binmeyiz… Biz işimize bakarız.”
İşte mesele bu kadar net!
ABD Başkanı şunu gördü:
Bu savaş uzarsa faturası ağır olur.
Şimdi geri adımın yolunu arıyor…
“Barışa hiç olmadığı kadar yakınız” diyor, arabulucuları devreye sokuyor.
Ama unutmayın!
Bugün “barış” diyen, yarın “savaş” diyebilir!
Bir saat sonra ne diyeceğini kimse bilmiyor.
“Çekiliyorum” der mi? Der!
“Yeni cephe açtım” der mi? Onu da der!
Çünkü karşımızda öngörülemez bir lider var.
Gelelim Türkiye’ye…
Evet, İran ile tarih boyunca mesafeli olduk.
Evet, bize karşı yanlışları oldu.
Ama bugün gerçek başka:
Bölgede dengeler değişiyor.
Ve şunu açık konuşalım:
Terörsüz Türkiye hedefinde, bölge ülkeleriyle akılcı ilişkiler kurmak zorundayız.
Bugün zayıflayan bir İran varsa,
bu durum sadece seyredilecek bir tablo değildir.
Sevgili okurlarım;
Dünya değişti!
Artık “kim haklı, kim haksız” tartışmasından çok,
“kim güçlü, kim hazırlıklı” sorusu belirleyici.
Ekonomi düşmüş, çıkmış…
Piyasalar dalgalanmış…
Bunları konuşup durmanın kimseye faydası yok!
Biz ne yapacağız?
Kendi işimize bakacağız!
Eskiden bir söz vardı:
“ABD Başkanı öksürürse biz hasta oluruz.”
Artık o devir kapandı!
Biz hasta olmayacağız!
Hastaysa, o gidip tedavi olacak!
Türkiye artık eski Türkiye değil.
Büyük bir devletiz.
Büyük düşünmek zorundayız.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde,
bu tür krizleri fırsata çevirebilecek bir noktadayız.
Bakın etrafımıza:
Savaş var…
Yıkım var…
Ama aynı zamanda büyük bir ihtiyaç da var!
İnşaat var…
Altyapı var…
Malzeme var…
İşte fırsat burada!
İhracatı büyütmenin, üretimi artırmanın tam zamanı!
Kendimizi küçümsemeyelim!
Bu ülkeyi küçümsemeyelim!
Türkiye’ye ihtiyaç var…
Hem de her zamankinden daha fazla!
Sözün özü:
Bu dünyada deliye de alışacağız,
düzene de alışacağız…
Ama en çok da güçlü olmaya alışacağız!
Hayırlı günler…
Allah sanayicimize, ihracatçımıza güç kuvvet versin,
yeni pazarlar nasip etsin.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.