Ali Aydın
Partisini değiştir di ?
Partisini değiştir di ?
Son günler de ki gündemde olan bir konuyu ele almak için biraz bekliyeyim dedim. Bu tür değişiklikler de bir gerekçe olmaz ise ya da seni destekliyenlere kendini anlatamaz isen durum biraz karışıktır. Her zaman ki takdik gözden biraz uzak olmak, unutturmak kendini dir yol...ama ben olaya başka bir açıdan bakmak istiyorum. Her zaman söylenen anonim bir söz ile.
"Bazı insanlar ilkeleri uğruna partilerini değiştirir; bazıları ise çıkarları uğruna ilkelerini...”
İnce ama sert bir ayrım yapar.
Siyasette, hayatta ve duruşta kimin neyin peşinde olduğunu tek cümlede anlatır.
Parti Değiştirmek mi, Duruş Değiştirmek mi?
Siyasette en kolay suçlama cümlesi şudur:
“Partisini değiştirdi.”
Bu iki kelime, çoğu zaman düşünmeden, sorgulamadan, bağlamından koparılarak söylenir. Oysa asıl soru şu olmalıdır: Neden değiştirdi?
Çünkü herkes bilir ki siyaset yalnızca tabelalardan, rozetlerden, genel merkez binalarından ibaret değildir. Siyaset; fikirle, ahlakla, vicdanla ve sorumlulukla yapılır. Eğer bir kişi yıllarca savunduğu değerlerin partisinde karşılık bulmadığını görüyorsa, eğer adalet duygusu zedelenmiş, istişare yok olmuş, liyakat yerini sadakate bırakmışsa; orada kalmak mıdır erdem, yoksa ayrılmak mı?
Bazı insanlar partisini değiştirir çünkü ilkeleriyle çatışmaya başlamıştır.
Bazıları ise ilkelerini değiştirir, partide kalabilmek için.
İşte bu ayrımı yapmadan atılan her taş, aslında düşünceye değil, cesarete atılmış olur.
Unutmamak gerekir: Siyasi tarihimiz, “aynı partide kalıp her şeye susanlar” ile değil; gerektiğinde bedel ödeyerek yolunu ayıranlar ile ilerlemiştir. Dün alkışlanan nice isim, bugün “neden sustun?” sorusuyla yargılanıyor. Demek ki mesele parti değiştirmek değil; doğru zamanda doğru yerde durabilmektir.
Elbette her parti değişikliği masum değildir. Çıkar için, makam için, güç için yapılan geçişler de vardır. Millet bunu ayırt edecek ferasete sahiptir. Sandık hafızası güçlüdür, toplum terazisi hassastır. Kim duruşunu taşıyorsa, kim savruluyorsa günü geldiğinde ortaya çıkar.
Ama şunu açıkça söyleyelim:
Bir insan, inandığı değerleri savunmak için bulunduğu yeri terk ediyorsa, ona “dönek” demek kolaycılıktır. Asıl zor olan, neden kaldığını açıklayamayanlara bakmaktır.
Çünkü siyaset; kalabalıkta durmak değil, gerektiğinde yalnız kalmayı göze alabilmektir.
Ve bazen bir partiden ayrılmak, bir duruştan vazgeçmek değil; bir şeyi korumakta olabilir... Vesselam.
Bayrağa Uzanan El, Milletin Vicdanına Çarpar
10 Mayıs 2026 Pazar 07:16ABD’nin Vazgeçemediği Güç: NATO
14 Nisan 2026 Salı 15:53401 Bin Yeni Mükellef
13 Nisan 2026 Pazartesi 13:30İKİ HAFTALIK ATEŞKES
09 Nisan 2026 Perşembe 06:16Bir Babanın Yüreğinde: Kısa Dönem, Büyük Vazife
04 Nisan 2026 Cumartesi 09:49NİSAN: BİZİM HÜZÜN AYIMIZ…
02 Nisan 2026 Perşembe 08:39ÖZER ÖZÜR DİLEDİ!
29 Mart 2026 Pazar 07:48Maliye’den Gelen ‘Uyum’ Yazısı: Tehdit mi, Fırsat mı?”
24 Mart 2026 Salı 07:42Yapay Zekâ ve Emek Sömürüsü
12 Mart 2026 Perşembe 13:25Ramazan’da Düşen Ateş
28 Şubat 2026 Cumartesi 12:26
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.