ÇİFTÇİNİN ŞÜKRÜ !

ÇİFTÇİNİN ŞÜKRÜ !

Sevgili Okurlarım,

Pazar günü Kahramanmaraş’ın Göksun, Afşin, Elbistan ve Ekinözü ilçelerinde çiftçilerimizle sohbet ettim. Konu elbette tarım, üretim ve çiftçinin bu yılki kazancıydı.

Çiftçilerimizin söyledikleri dikkat çekiciydi:

“Çok şükür çalışıyoruz, üretiyoruz. Bu yıl bereketli bir yıl oldu. Ürünümüz bol, Allah'a şükür!”

Gerçekten de bu yıl bölgemizde meyve ve sebzede büyük bir bolluk yaşanıyor.

BEREKET VAR, ÜRÜN VAR!

Geçen yıl Türkiye’nin 36 ilinde yaşanan don olayları nedeniyle meyve üreticileri büyük zarar görmüştü. Kahramanmaraş’ın kuzey ilçelerinde elma, ceviz, armut ve şeftali ağaçlarında neredeyse tek bir meyve bile bulunmuyordu. Koca koca ceviz ağaçları boş kalmış, elma bahçelerinde üretici umduğunu bulamamıştı.

Bu yıl ise havaların güzel gitmesi ve yağışların yeterli olmasıyla birlikte Allah bereketini verdi.

Elma var, ceviz var, armut var, şeftali var. Sebze ve meyve bol. Şeker pancarı, buğday, arpa, mısır ve diğer tarım ürünlerinde de maşallah güzel bir verim elde edildi.

Şeker pancarı bile bu yıl üreticinin yüzünü güldürecek kadar bol ürün verdi.

Ancak işin bir de ekonomik tarafı var.

ÜRÜN BOL, FİYAT DÜŞÜK!

Elmaların bir kısmı sofralık kalitede olmayınca meyve suyu fabrikalarına gönderiliyor. Ancak fabrikalar üreticiden çok düşük fiyatlarla alım yapıyor.

Şeker pancarında, buğdayda, arpada ve diğer ürünlerde de benzer bir durum yaşanıyor. Ürün bol olunca piyasada fiyatlar düşüyor. Çiftçi, emeğinin karşılığını istediği ölçüde alamıyor.

Bir başka ifadeyle çiftçi bu yıl üretimden yana bereketli, kazançtan yana ise sıkıntılı.

Ama sohbet ettiğim çiftçilerin önemli bir kısmının söylediği bir söz vardı:

“Ne yapalım, Allah'a şükür! Geçen yıl ürün yoktu, bu yıl en azından tarlamız doldu, bahçemiz meyve verdi.”

İşte ben bu anlayışı çok önemsiyorum.

BİR YIL ÖNCEYİ UNUTMAYALIM!

Geçen yıl bir kilo elma bulamayan, ağacından bir ceviz bile alamayan üreticimiz bugün ürün bolluğundan şikâyet ediyor.

Elbette çiftçinin emeğinin karşılığını alması gerekir. Üreticinin maliyetleri, gübresi, mazotu, işçiliği ve diğer giderleri göz ardı edilemez. Devletin de üreticiyi koruyacak, ürünün değerinde satılmasını sağlayacak politikalar geliştirmesi gerekir.

Ancak bolluğun da bir nimet olduğunu unutmamalıyız.

Bir yıl önce yoklukla imtihan olduk, bu yıl bollukla imtihan oluyoruz.

Ürün çoksa fiyat düşebilir ama bu bolluk aynı zamanda ülkemizin sofrasına bereket getiriyor. Vatandaşımız meyvesini, sebzesini daha rahat alabiliyor. Çocuklarımız meyve yiyebiliyor.

Çiftçimiz de kazanmalı, vatandaşımız da ucuz gıdaya ulaşmalı. Bunun yolu üreticiyi mağdur etmeden, ürünün değerini koruyacak bir tarım ve pazarlama düzeni kurmaktan geçiyor.

SON SÖZÜM:

Reis'e de, hükümete de, ilgili bakanlıklara da düşen görev; çiftçinin alın terini korumak, ürün bolluğunu üretici için zarara değil kazanca dönüştürmektir.

Allah verdi, geçen yıl alamadığımız ürünü bu yıl verdi. Şükür edelim, ama çiftçimizin emeğinin karşılığını alması için de mücadele edelim.

Az kazansak da çok kazansak da önce Allah'a şükür!

Allah'ım, verdiğin bereketi daim eyle. Çiftçimizin alın terini zayi etme.

Kalın sağlıcakla…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Gülay Doğan Arşivi