Gülay Doğan
KARTLI ÖDEMELER ARTTI, PEKİ EKONOMİ İYİYE Mİ GİDİYOR?
KARTLI ÖDEMELER ARTTI, PEKİ EKONOMİ İYİYE Mİ GİDİYOR?
Sevgili Okurlarım,
Ekonominin nabzını tutmak için bazen çarşı pazarı gezmek, esnafın derdini dinlemek, vatandaşın cebine bakmak gerekir. Bazen de rakamları doğru okumak…
Eylül 2025 ile Eylül 2026 dönemine ait kartlı ödeme verileri, Türkiye ekonomisinde tüketimin devam ettiğini, alışveriş alışkanlıklarının değiştiğini ve dijital ödemenin giderek yaygınlaştığını gösteriyor. Ancak bu rakamların arkasında dikkatle incelenmesi gereken başka bir gerçek daha var: Kartlı ödemelerin artması, vatandaşın refahının aynı oranda arttığı anlamına gelmiyor!
1,95 MİLYAR ADET KARTLI ÖDEME YAPILDI!
Verilere göre, Eylül 2026'da kredi kartı, banka kartı ve ön ödemeli kartlarla yapılan toplam ödeme sayısı, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 11 artarak 1 milyar 954,7 milyon adede ulaştı.
Bu ödemelerin 1 milyar 137,7 milyonu kredi kartlarıyla, 783 milyonu banka kartlarıyla, 34 milyonu ise ön ödemeli kartlarla gerçekleştirildi.
Kredi kartıyla yapılan işlem sayısındaki artış yüzde 12, banka kartındaki artış ise yüzde 14 oldu. Buna karşılık ön ödemeli kartlarla yapılan işlem sayısı yüzde 40 geriledi.
Bu tablo bize ne söylüyor?
Vatandaş alışveriş yapmaya devam ediyor. Ödeme sistemleri yaygınlaşıyor. Ancak kredi kartı kullanımındaki artışın ne kadarının daha fazla tüketimden, ne kadarının fiyat artışlarından ve ne kadarının nakit yerine karta yönelişten kaynaklandığını ayrıca değerlendirmek gerekiyor.
Çünkü bir yıl önce 100 liraya alınan bir ürün bugün 150 liraya çıkmışsa, vatandaş aynı ürünü satın alsa bile yaptığı harcama yüzde 50 artmış olur. Bu artış, tek başına daha fazla mal tüketildiğini veya ekonomik refahın yükseldiğini göstermez.
İNTERNET ALIŞVERİŞİ BÜYÜYOR
İnternetten yapılan kartlı ödemelerin tutarı, Eylül 2025'te 669,8 milyar lirayken Eylül 2026'da 901 milyar liraya yükseldi. Yıllık artış yüzde 35 oldu.
İnternetten yapılan kartlı ödeme sayısı da 231,1 milyondan 262,9 milyona çıkarak yüzde 14 arttı.
Burada önemli bir ayrıntı var: İnternetten ödeme tutarı yüzde 35 artarken işlem sayısı yüzde 14 arttı.
Bu fark, işlem başına ortalama harcamanın da yükseldiğine işaret ediyor. Nitekim açıklanan toplamlar üzerinden yapılan basit hesaplamaya göre, internetten yapılan bir kartlı ödemenin ortalama tutarı yaklaşık 2 bin 898 liradan 3 bin 427 liraya çıktı.
Bu artışın bir bölümü fiyat yükselişlerinden kaynaklanabilir. Bir bölümü ise alışveriş sepetinin büyümesi veya satın alınan ürünlerin değişmesiyle ilgili olabilir.
Dolayısıyla internet alışverişindeki büyümeyi yalnızca tüketicinin daha fazla ürün aldığı şeklinde yorumlamak doğru olmaz.
TEMASSIZ ÖDEME 1 TRİLYON LİRAYI AŞTI!
Ekonomideki değişimin en dikkat çekici göstergelerinden biri de temassız ödemeler…
Eylül 2026'da temassız ödeme sayısı 1 milyar 301,3 milyon adede ulaştı. Bir önceki yılın aynı dönemine göre artış yüzde 9 oldu.
Temassız ödeme tutarı ise 716,1 milyar liradan 1 trilyon 24,5 milyar liraya yükseldi. Yani tutar bazındaki artış yüzde 43'e ulaştı.
Mağaza içi kartlı ödemelerin yüzde 81'inin temassız yapılması, vatandaşın alışverişte hızlı ve pratik ödeme yöntemlerini benimsediğini gösteriyor.
Ancak burada da aynı soruyu sormalıyız: Ödeme tutarı neden yüzde 43 artarken işlem sayısı yüzde 9 arttı?
Bu fark, işlem başına harcamanın yükseldiğini gösteriyor. Fakat bunun ne kadarının enflasyondan, ne kadarının daha büyük alışverişlerden kaynaklandığını belirlemek için fiyat ve miktar verilerine de ihtiyaç var.
KARTLI ÖDEME ARTIYOR, VATANDAŞIN ALIM GÜCÜ NE DURUMDA?
Sevgili Okurlarım,
Ekonomiyi değerlendirirken yalnızca alışverişin kaç liraya ulaştığına bakamayız. Vatandaşın o parayla ne alabildiğine de bakmamız gerekir.
Kartlı ödemelerdeki artış, ekonomik faaliyetin sürdüğünü gösteren önemli bir işarettir. Ancak sağlıklı bir ekonomik analiz için enflasyon, ücret artışları, hane halkı borçları, tasarruflar, perakende satış hacmi ve tüketici güveni gibi göstergeleri de birlikte değerlendirmek gerekir.
Örneğin kartlı ödeme tutarları yüzde 35 artmış, ancak aynı dönemde fiyatlar daha yüksek oranda yükselmişse, reel tüketim artmamış, hatta gerilemiş olabilir.
Tersine, fiyat artışlarının üzerinde bir büyüme ve satılan ürün miktarında da yükseliş varsa, tüketimin gerçekten genişlediğinden söz edebiliriz.
Bu nedenle elimizdeki rakamlar, ekonominin kesin olarak iyiye veya kötüye gittiğini tek başına kanıtlamaz. Fakat tüketimin devam ettiğini, kartlı ödeme sistemlerinin yaygınlaştığını ve harcama tutarlarının belirgin biçimde yükseldiğini ortaya koyar.
KREDİ KARTI RAHATLIK MI, BORÇ YÜKÜ MÜ?
Bir başka önemli mesele de kredi kartı kullanımıdır.
Kredi kartı, doğru kullanıldığında alışverişi kolaylaştıran bir ödeme aracıdır. Ancak gelir gideri karşılamadığında, kart borcunu başka bir kartla kapatmaya çalışan vatandaş için ciddi bir borç yüküne dönüşebilir.
Kartla yapılan her ödeme, vatandaşın cebinden o anda nakit çıktığı anlamına gelmez. Özellikle kredi kartlarında harcama bugün yapılır, ödeme daha sonraki bir tarihe kalır.
Bu nedenle işlem sayısının ve ödeme tutarının artması kadar, kredi kartı borçlarının ne kadarının zamanında ödendiği, gecikmiş borçların ve takipteki alacakların nasıl değiştiği de önemlidir.
Çarşıda alışveriş hareketli olabilir. Kasalardan kartlar geçebilir. İnternet üzerinden siparişler verilebilir. Ancak ay sonunda vatandaşın elinde para kalmıyorsa, borcu büyüyorsa ve temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyorsa, bu hareketliliği doğrudan refah artışı olarak değerlendiremeyiz.
EKONOMİNİN YÖNÜNÜ DOĞRU OKUMALIYIZ
Eylül 2025 ile Eylül 2026 verileri bize üç önemli mesaj veriyor:
Birincisi, kartlı ödeme sayısı artıyor ve ekonomik faaliyet devam ediyor.
İkincisi, internetten ve temassız ödemelerdeki tutar artışları, dijital alışverişin ve kart kullanımının günlük hayatımızda daha fazla yer tuttuğunu gösteriyor.
Üçüncüsü, harcama tutarlarındaki artışın ne kadarının gerçek tüketim artışından, ne kadarının fiyat yükselişlerinden kaynaklandığı mutlaka ayrıştırılmalı.
Ekonominin iyiye gidip gitmediğini anlamanın en sağlam yolu; vatandaşın gelirinin enflasyon karşısında korunup korunmadığına, temel ihtiyaçlarını ne ölçüde karşılayabildiğine, borçlarının gelirine oranına ve işletmelerin gerçek satış hacmine bakmaktır.
Rakamlar bize alışverişin sürdüğünü söylüyor. Asıl mesele, vatandaşın daha çok alışveriş yapması değil, kazandığı parayla daha rahat geçinebilmesidir.
Çünkü ekonomide gerçek başarı, kartlardan geçen paranın büyümesiyle değil, vatandaşın alım gücünün yükselmesiyle ölçülür.
Bekir DOĞAN
Gazeteci-Yazar
Kahramanmaraş Gazetesi
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.