Depremi Unutmak Mümkün mü?

Depremi Unutmak Mümkün mü?

Saat 04.17…
Bir uğultu; sanki dağlar inliyor. Ardından gökyüzüne uzanan bir ışık kütlesi…
Korkudan altına kaçıranlar…
Bunu unutmak mümkün mü?

Gardırop duvara vuruyor, kapılar açılıp kapanıyor, pencerelerdeki camlar kırılıyor. Herkes bağırıyor…
Bu unutulur mu?

Büyüklerimiz şehadet kelimesi getiriyor, biri ezan okuyor.
Çocuklar “Anne!”, “Baba!” diye haykırıyor.
Ağlayan ağlayana…
Bunu kim unutabilir?

Deprem duruyor. Evimiz yıkılmadı diye seviniyoruz.
Hısım akrabayı aramaya çalışıyoruz ama herkes canının derdinde…
Bu unutulur mu?

Komşular apartmanı boşaltıyor; kaçan kaçana…
Feryatlar yükseliyor.
Burhanlı bir sabah…
Bu nasıl unutulur?

Apartmanlar yıkılmış…
Her enkazdan bir ses geliyor:
“Bizi kurtarın, ölüyoruz!”

Apartman altlarında lokantalar, fırınlar, pasta-börek yapan yerler…
Yanıcı ve parlayıcı madde satan dükkânlar…
O cehennemin içinde kalan insanlar bağırıyor:
“Yanıyoruz, bizi kurtarın!”
Bunu unutmak mümkün mü?

Bina altlarında kesinlikle yanıcı ve parlayıcı madde satışı yasaklanmalıdır.
Bugün Kahramanmaraş’ta 650 kişinin cesedi bulunamadı.
Sadece yanmış kemikler var…
Bir mezarı bile olmayan deprem şehitleri…
Bu unutulur mu?

Benzinliklere koşup yakıt alanlar…
Şehirler arası yollara düşüp yolları kapatanlar…
Sonra da “Devlet nerede, üç gün oldu hâlâ gelmedi” diye bağıranlar…
Bunlar unutulur mu?

Başka şehirlerdeki akrabalarının yanına gidenlerin evleri soyuldu.
Kaçmanın ne kadar kötü bir şey olduğunu gördük.

Birincisi; enkaz altındaki komşuyu kurtarmak yerine şehri terk edip kaçtık.
İkincisi; evlerimiz soyuldu.
Bu da bize verilen bir ceza gibiydi…
Bunu unutabilir miyiz?

Hırsızların ve yağmacıların şehre hücum etmesiyle marketler, iş yerleri talan edildi.
Bunu unutmam mümkün değil!

6 Şubat 2023’te yıkılan evler, iş yerleri, fabrikalar…
Azdan az gitti, çoktan çok gitti.

Ama bugün bakıyorum:
Kahramanmaraş’ta, Hatay’da, Adıyaman’da, Malatya’da
depremzede olmayan, yakını vefat etmeyen tek bir fert yok.

Bu durumda 6 Şubat nasıl unutulur?

Depremzedelere evini açanlar…
Otellerini ücretsiz hizmete sunanlar…
Yollarda lokantalarda para almayanlar…
Bedava yakıt verenler…
Elindeki fazla ürünü aracına doldurup deprem bölgesine koşan güzel insanlar…
Bunlar nasıl unutulur?

Adapazarı’nda yemek yemek için bir lokantaya girmiştik.
Koşuşturmamızdan, araç plakamızdan, üzerimizdeki kılık kıyafetten depremzede olduğumuzu anlayan lokanta sahibi,
yemek parası almadığı gibi
çorap, iç çamaşırı ve mont getirmişti.
O günleri nasıl unuturuz?

Düzce’den Elbistan’a kadar otobüste mantı döken, çorba kaynatan, ekmek yapan o bacıları nasıl unutabiliriz?

11 ilin dolaylı, 4 ilin ise yıkılarak büyük darbe aldığı bu afetten sonra yapılan kalıcı deprem konutları
Hatay’da 40 binden fazla,
Kahramanmaraş’ta 10 binden fazla konut yükseliyor.

Şehirler ayağa kalkıyor.
Devletimizin büyüklüğü unutulur mu?

6 Şubat acısı hâlâ yüreğimizin üzerinde bir kor gibi yanıyor.
Unutmak mı?
Mümkün değil…

Hayırlı Cumalar diliyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Gülay Doğan Arşivi