Bekir Doğan
Gençler Bilmez, Yaşlılar Unuttu!
Gençler Bilmez, Yaşlılar Unuttu!
Sevgili Okurlarım,
Her sabah yeni bir operasyon haberiyle uyanıyoruz.
Saatler 04.00'ü gösterirken kapılar çalınıyor. Belediye başkanları, bürokratlar, çalışanlar, iş insanları gözaltına alınıyor. Kameralar hazır, manşetler hazır, sosyal medya hazır...
Peki ya biz?
Biz gerçekten neyin yaşandığını biliyor muyuz?
Bir taraf, "Bu tamamen siyasi bir operasyon." diyor.
Diğer taraf, "Yolsuzlukla mücadele ediyoruz." diyor.
Vatandaş ise iki ses arasında sıkışıp kalıyor. Gerçeği arıyor, ama gürültü hakikatin önüne geçiyor.
Oysa yolsuzluğun partisi olmaz.
Rüşvetin ideolojisi olmaz.
Kamu malına uzanan elin siyasi kimliği de olmaz.
Bugün bir partinin belediyesi, yarın başka bir partinin belediyesi...
Değişen isimler oluyor, değişmeyen ise yolsuzluk iddiaları.
Gençler bilmez...
Yaşlılar ise unutmuş olabilir.
Yıl 1992...
İtalya'da "Mani Pulite", yani Temiz Eller Operasyonu başladı.
Bir belediye yöneticisinin rüşvet alırken yakalanmasıyla başlayan soruşturma, kısa sürede ülkenin siyasi düzenini sarsan dev bir operasyona dönüştü.
Yaklaşık beş bin kişi hakkında soruşturma açıldı.
Bakanlar, milletvekilleri, belediye başkanları, bürokratlar ve iş insanları mahkeme önüne çıktı.
Yarım asırlık siyasi partiler tarihe karıştı.
İtalya'nın siyasi sistemi yeniden şekillendi.
Ama dikkat edin...
Operasyonun asıl hedefi bir parti değildi.
Bir düşünce değildi.
Bir ideoloji değildi.
Hedef, kamu kaynaklarını kişisel çıkar için kullanan anlayıştı.
İşte bugün Türkiye'nin de en çok ihtiyaç duyduğu şey budur.
Yolsuzluk varsa sonuna kadar gidilsin.
Kim olursa olsun...
Hangi partiden olursa olsun...
Hangi makamda oturursa otursun...
Hangi şirkete sahip olursa olsun...
Hukukun terazisi herkes için aynı tartmalıdır.
Bugün belediyeler soruşturuluyorsa, yarın başka kamu kurumları da soruşturulabilmelidir.
Deprem için harcanan her kuruş denetlenmelidir.
İhaleler incelenmelidir.
Bankacılık işlemleri, kamu harcamaları, vakıflar, dernekler, belediyeler, bakanlıklar...
Kısacası milletin bir kuruşunun bulunduğu her yer denetime açık olmalıdır.
Çünkü bu para, siyasetçilerin değil, milletindir.
Bugün toplumun en büyük ihtiyacı, birbirini suçlayan siyasetçiler değil; adaletin herkese eşit uygulandığını görebilmektir.
Bir ülkede hukuk yalnızca muhalefete işlerse de eksiktir, yalnızca iktidara işlerse de...
Hukuk, herkese işlediği gün gerçek adalet olur.
Türkiye'nin ihtiyacı yeni tartışmalar değil, güven veren bir hukuk düzenidir.
Temiz siyaset sloganlarla değil, şeffaflıkla olur.
Temiz yönetim nutuklarla değil, hesap verebilirlikle olur.
Ve unutmayalım...
Adalet, bir gün herkese lazım olur.
Bugünlük bu kadar...
Sağlıcakla kalın.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.