
Bekir Doğan
Duydu İnanma !
Duyduğuna İnanma!
Kendi söylediğine inanmayan siyasetçiler, basın karşısına geçince bülbül gibi şakıyorlar! Ama atalarımız ne demiş: "Ateş olmayan yerden duman çıkmaz!" Söylediklerinize siz bile inanamıyorsunuz!
Bebek katili, terörün o günkü başı Abdullah Öcalan, "PKK silah bırakmalı!" diyor, bizim siyasetçiler bunu, "İmralı'dan silah bırakın dedi!" şeklinde algı operasyonu yaparak sunuyorlar.
Patron ABD, 5 bin tır silahı ve dolarları veren o , biz niye onunla konuşmuyoruz da, modası geçmiş isimlerle avunarak algı operasyonu yapıyoruz?
Buradan şunu anlıyorum: Öcalan, "Benim dönemim geçti, ben örgütün başı değilim, silah bıraksa iyi olur!" diyerek bir temenni de bulunuyor. Dün de yazdım; ABD, AB ve İsrail "bitti" demeden terör bitmez. Adı PKK olur, ya da başka bir şey olur, ama terör devam eder. Çünkü onlar, Güneydoğu’yu istiyorlar dostlar… Türkiye den toprak istiyor.. bunu artık görün..
Algı operasyonu, aslında gerçekte var olmayan ya da yanlış bir durumu doğruymuş gibi göstermeye yönelik yapılan bilinçli bir çabadır. Sosyal Medya ve dijital çağda meyvesini de veriyor işin doğrusu..
Bunu da bir şekilde başarıyorlar.
Şöyle ki: “Türkiye’de ekonomik kriz var, millet aç, evine ekmek götüremiyor,” diyorlar ama marketlerin kasa önünde kuyruk var, trafik ise İstanbul’un göbeğinde ki gibi Maraş'ta var… Allah’tan, insanımız fakir ya da zengin olsa ne yapardık? Gökyüzünde sığırcık kuşu gibi helikopterler gezerdi!
Otomobil yerine helikoptere binerdi bu millet!
Algı ve dedikodu, o kadar insanın benliğini sarmış ki; kiminle konuşsak, "Açım, perişanım, ekmek parası bulamıyorum," diyor ama söyledikleriyle yaşamları birbirini tutmuyor. Konuşunca fakir, yaşamı ise son derece zengin!
Eskiden bir otomobili olan kraldı. Bugünse, birçok evde nüfus başına bir otomobil var ama yine de insanımız mutlu değil. Mutlu olmadığını söyleten de algı operasyonunun sonucudur!
Ağız alışkanlığı haline gelmiş: "İşler bozuk, ekonomik kriz var, öldük bittik, batıyoruz!" Algı ile insanımız, kendi olmadığını söyleyerek kendisi gibi konuşuyor.
Bu tür operasyonlar, genellikle medya, sosyal medya veya halkla ilişkiler aracılığıyla insanların düşüncelerini ve duygularını yönlendirmeyi en iyi şekilde yapıyor. Bugün Türkiye’de ve Kahramanmaraş’ta bunu net bir şekilde görebiliyoruz.
Siyasiler ise figüran oluyor. Bir şeyi varmış gibi göstermek ya da olmayan bir durumu abartarak sunmak, toplumsal psikolojiyi etkilemek ve bireylerin kararlarını değiştirmek amacıyla yapılıyor.
Ekrem İmamoğlu’nu Cumhurbaşkanı adayı olarak, DEM Partiyi ise insan hakları savunucusu yapmak, bir algı operasyonudur.
Çevrenize bakın! Kahramanmaraş’ta "Ekmek parası bulamıyorum!" diyen kişilere bakıyorum: Aile fertlerinin altında ayrı ayrı otomobiller var, bu kişiler şehir trafiğinden şikayet ediyor, yeme içme mekanlarının dolu olmasından dertliler. Gaziantep’te bir kişilik yemek için 2 bin TL harcadığını övünerek anlatıyorlar, sonra da "Acım, ekonomi bozuk!" diyorlar.
Ekonomisi bozuk olan: İhracatı duran, üretimi durdurmak zorunda kalan sanayicide ekonomi bozuk dostlarım.
Daha basit bir örnekle açıklamak gerekirse: "Olmayan bir şeyi var gibi göstermek", aslında insanların algısını manipüle etmek ve kendini gizlemek için kullanılan bir yöntemdir.
Örneğin, bir konuda eksik ya da yanıltıcı bilgi vererek, insanları yanıltarak bir durumu gerçeğe yakınmış gibi kabul ettirmek; bu tür bir operasyonun temel hedefi, gerçekleri gizlemektir.
Sonuç olarak : , algı operasyonlarının etkisi güçlü olabilir çünkü insanlar çoğu zaman duygusal tepkilerle, mantıklı kararlar almak yerine, başkalarının söylediklerine ve gördüklerine göre hareket ederler.
Ancak, algı operasyonlarının farkına varmak ve kritik düşünceyi kullanmak, bu tür manipülasyonlara karşı korunmanın yollarından biridir.
Son söz: 2009’da PKK’lılar Habur’da silah bırakıp giriş yaptılar. Ardından bu gelen teröristler, dağ kadrosuna 10 binlerce çocuğumuzu kandırıp ya da kaçırıp götürdüler. Devletimiz kadife elini çekip demir yumruğunu indirdi. 6 ay süren Hendek operasyonu sonucu yüzlerce şehit verdik, binlerce can kaybettik. O günde aynı algı operasyonu vardı. "Güneydoğu bahar gelecekti!" dediler ama kanlı bir bahar oldu…
Sevgili okurlarım, siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Algı operasyonları sizin gözünüzde nasıl bir etki yapar ?
Orasını bilemem ama iki örnek verdim: Birincisi, fakirlik, açlık, yokluk algısı; ikincisi ise, terörün patronu belli iken biz kapıdaki bekçiyle anlaşmaya çalışıyoruz!
Hayırlı Ramazanlar, Hayırlı Pazarlar Dilerim…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.