Bölük Bölük Bölünesin!
Bölük Bölük Bölünesin!
Sevgili okurlarım,
2026 yılı son verilerine göre Türkiye’de tam 150 siyasi parti kurulmuş durumda. Ancak bunlardan TBMM ve ülke genelinde varlık gösterebilen sadece 10’u var. Geri kalanların çoğu, adrese kayıtlı, tabelası bile olmayan partiler… Yani Ankara’da bir adreste kurulmuş bir “parti”...
Peki bizi gerçekten bölük bölük böldüler mi, yoksa biz mi kendimiz bölündük?
Tarih boyunca yaşlılarımız, gurur ve kibir abidesi kişilere beddua ederken derlerdi: “Allah malın ile malamat olasın, bölük bölük bölünesin, iki yakanız bir araya gelmeye!” Ama sevgili Peygamberimiz, kendisine yapılan onca eziyete rağmen beddua etmeyi değil, merhamet göstermeyi tercih etti. Cebrail (AS) gelip “Onların tacını başına geçireyim” dediğinde O buyurdu ki: “Ben rahmet peygamberiyim. Ola ki çocuklarının arasında İslam alimleri çıkar. Beddua yok; savaşacağız.”
Peki biz neden birbirimizi sevmiyoruz, Kahramanmaraş? Neyi paylaşamıyoruz? Babadan kalan mirası mı? Evet, maalesef miras kavgası hâlâ gözlemleniyor. Ama mesele sadece miras değil…
Örnek mi? Bir muhtarlar derneği kuruluyor, başkan olamayanlar ikinciyi kuruyor, üçüncüsü derken süreç uzayıp gidiyor. Basın sektöründe de durum farksız; Kahramanmaraş’ta dokuzuncu dernek yolda sevgili okurlarım.
Bugün Türkiye’de “gazeteci, internet, medya” kelimeleri geçen 1500’ün üzerinde dernek, federasyon, konfederasyon ve uluslararası kuruluş var. Her geçen gün yenisi kuruluyor. Sanayici, iş insanı dernekleri de cabası. İstanbul, Ankara, İzmir, Adana ve diğer büyükşehirlerde hemşeri dernekleri artıyor; il bazlı, ilçe bazlı, hakiki ve “öz” kelimeli dernekler… Herkes birbirine kör kurşun sıkıyor.
ABD’nin dünyadaki projesi: Böl, parçala, yut, kendine köle yap. Ama buna ABD’ye gerek yok; biz kendi kendimizi bölüp parçalamaktan hiç geri kalmıyoruz. ABD ajanları Türkiye’yi bölmek için çalışıyor, rapor hazırlıyor; sonra görüyor ki Türkler kendi kendilerini bölüyor, işlerine gerek yok! Bize burada bir görev kalmamış deyip çekip gidiyorlar.
Dernek başkanlarına cephe alıyoruz, beğenmiyoruz, sonra yanımıza birkaç kişi bulup yeni bir dernek kuruyoruz. Ancak çoğunun tabelası bile yok; kağıt üzerinde başkanlar ve üyeler var. Bir iş yapıyorlar mı? Hayır, sadece hava atıyorlar, egolarını tatmin ediyorlar.
Sevgili Dernek Başkanları güzel Türkiyem, gelin birlik olalım. Dernekler olarak tek çatı altında birleşelim. Mücadeleyi birlikte verelim. Siyasi Partiler olarak birleşelim, Çünkü güç birliği, esen sert rüzgarın önünde kaya gibi durmanın tek yoludur.
Hayırlı günler dilerim.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.