Gizliden İttifak Yapan Partiler Var.

Gizliden İttifak Yapan Partiler Var.
Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce Mersin Tarsus’ta vatandaşlara hitap etti. İnce; “Gizliden ittifak yapan partiler var. Fakat Türkiye’de en ahlaksız ittifak Tarsus’ta yapıldı.” dedi

Gizliden İttifak Yapan Partiler Var.

Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce Mersin Tarsus’ta vatandaşlara hitap etti. İnce; “Gizliden ittifak yapan partiler var. Fakat Türkiye’de en ahlaksız ittifak Tarsus’ta yapıldı.” dedi

Tarsus’ta gizli ittifak yaptığını belirtti. Önceki partisine atıfta bulunan İnce “BUGÜN PARTİYİ YÖNETENLERİN HİÇBİRİNİN BENİM KADAR EMEĞİ YOK.” dedi. Son olarak “BU YAZ BİZİ BÜYÜK BİR PAHALILIK BEKLİYOR.” diyerek vatandaşı uyaran İnce, Memleket Partisi Tarsus Adayı Mehmet Ozan Bozdoğan için oy istedi.

ACABA HER ŞEY KÖTÜYDÜ O ZAMAN DA ŞİMDİ Mİ HER ŞEY İYİ?
Değerli Tarsuslular sizi biraz geçmişe götüreceğim. Yaşı 50’nin üstünde olanlar çok iyi hatırlayacaklardır. 1980 öncesi, hani Erdoğan’ın sık sık dile getirdiği eski Türkiye. Acaba her şey kötüydü o zaman da şimdi mi her şey iyi? Bakın 1980 öncesinde, tamam anarşi vardı.

Gençler birbirini öldürüyordu. Aynı markalı silahın 15 seri numaralısı solcuların elindeydi, 16 seri numaralısı da ülkücülerin elindeydi. Böyleydi Türkiye, bu doğru. Ama iyi tarafları yok muydu hiç? Bir bakalım iyi taraflarına. Yani 1980 öncesi televizyonda Demirel ile Ecevit yan yana çıkıp tartışır mıydı? Erbakan ile Türkeş yan yana çıkıp tartışır mıydı? Tartışırdı.

Televizyonumuz siyah beyazdı ama siyasetimiz çok renkliydi. Başbakan adayları, siyasi partilerin genel başkanları televizyona çıkardı. Bütün sakinlikleri, bütün saygınlıklarıyla geleceği tartışırlardı. Ekonomiyi tartışırlardı. Dış politikayı tartışırlardı. Bir kez olsun birbirine hain demediler. Bir kez olsun birbirine bana bak demediler. Hep birbirine sayın Demirel, sayın Ecevit diye hitap ettiler. O günleri bir hatırlayalım.

O günlerde 450 milletvekili vardı. Hükümet kurabilmek için 226 gerekliydi. Yarının bir fazlası. Diyelim ki yarının bir fazlasını bulamadılar. 226’yı bulamadılar. Koalisyon kurarlardı. Seçimden sonra olurdu bu. Birkaç parti bir araya gelirdi. Derlerdi ki bir protokol metni hazırlarlardı.

Ekonomide şunu yapacağız, tarımda bunu yapacağız, pamukta şunu yapacağız, tütünde bunu yapacağız, narenciyede şunu yapacağız yazarlardı ve bu koalisyon metni ile Türkiye’yi yönetirlerdi. Herkesin gözünün önünde olurdu bu.

GİZLİDEN İTTİFAK YAPAN PARTİLER VAR.
Bu bir koalisyon değil mi? Hatta bu koalisyon 80 öncesinden daha kötü bir koalisyon.

Seçim öncesinde kuruluyor, seçim öncesinde. Türkiye’de gerçek koalisyonlar devri işte bu. Bu ittifaklar siyasi partileri birbirine benzetti hatta partiler iddialarından vazgeçti. Karşıdakine benzemek zorunda.

Şimdi en hızlı konuşanı AKP ve MHP ne diyorlar? CHP’yi DEM ile iş birliği yapmakla suçluyorlar. Doğru mu suçluyorlar? Doğru suçluyorlar. Gizli ittifak yapıyorlar mı? Yapıyorlar. Mersin’de yapıyorlar, Esenyurt’ta yapıyorlar. Hem gizli nikah kıyıyorlar hem de nikahı inkâr ediyorlar. Bu doğru.

Gizli ittifaklar yapıyorlar. Açıktan ittifak yapan partiler var. Gizliden ittifak yapan partiler var. Fakat Türkiye’de en ahlaksız ittifak Tarsus’ta yapıldı. En ahlaksızı Tarsus’ta. Gösteriyorum belgesini.

Türkiye’nin utanç belgesidir bu.

Türkiye bundan utanmalıdır. dört Parti dördünün birlikte imzası var. Hani Nasıl olmazsınız bak akraba olmuşsunuz akraba. Aynı kağıtta imzaları var. Ne imzası bu? Haluk Bozdoğan’ın adaylığının düşürülmesi için YSK’ye yazdıkları metin. Utanmazlığı görüyor musun? Millete ne diyorlar? Biz DEM Parti ile asla bir araya gelmeyiz. Biz milliyetçiyiz. Böyle mi, sevsinler sizin milliyetçiliğinizi bak ne yapmışsınız, gördünüz mü?

BUGÜN PARTİYİ YÖNETENLERİN HİÇBİRİNİN BENİM KADAR EMEĞİ YOK.
Şimdi ben Tarsus’taki CHP’lilere sesleniyorum. 40 yılım geçti CHP’de. Gençlik Kollarından Cumhurbaşkanı Adaylığına kadar. İlçe yönetiminden Grup Başkan Vekilliğine kadar. Bugün partiyi yönetenlerin hiçbirinin benim kadar emeği yok. Bütün MYK’yı toplasan bir Muharrem İnce yapmaz. Kemal Kılıçdaroğlu emekli olduktan sonra CHP’ye gelip milletvekili olmuştu. Ben 15 yaşından beri ordaydım. Özgür Özel Gençlik Kollarında yok, 2011’de geldi milletvekili oldu. Geçmişi yok. İl Başkanlığı yok İlçe Başkanlığı yok, Gençlik Kolları yok, hiçbiri yok. Ben tümünde çalıştım onların tümünde.

muharrem-ince.jpg

NE SAĞDAN NE SOLDAN ATATÜRK’ÜN YOLUNDAN DİYEN MEMLEKET PARTİSİ’NE DAVET EDİYORUM SİZLERİ.
Onun için CHP’lilere sesleniyorum. Bak Said-i Nursi haindir. Atatürk tartışılmazımızdır. MHP’lilere sesleniyorum, ülkücülere sesleniyorum. Bakın sizin yönetiminiz DEM ile aynı kağıdın içinde. Ortak olmuşlar, ortak. Gelin Memleket Partisi’ne oy verin.İYİ Partililere sesleniyorum. Bakın CHP’ye kızıyorsunuz şurada burada ittifaklar yapıyorlar diye. Burada sizin yöneticileriniz de yapmış ittifak. O zaman tabana sesleniyorum. İyi Parti’nin, MHP’nin ve CHP’nin tabanına sesleniyorum. Gelin yöneticilerinize uymayın. Ne sağdan ne soldan Atatürk’ün yolundan diyen Memleket Partisi’ne davet ediyorum sizleri.

KREDİ KARTI KULLANMAYA MECBUR KALDIM.
Kredi kartı kullanmasını hiç sevmezdim. Hep nakit çalışırım. Fakat son dönemde kredi kartı kullanmaya mecbur kaldım. Çünkü o kadar para cebinde gezdiremiyorsun. Türkiye bu durumda. Türkiye’nin en büyük banknotu 200 lira. Türkiye’deki en büyük banknotla sıradan bir esnaf lokantasına girin. Kuru fasulye, pilav, cacık yiyemezsiniz. 200 lirayı geçer. Türkiye bu durumda.

GENÇLER BÜTÜN HAYALLERİNİ YURT DIŞINA BAĞLAMIŞ.
Gençler bütün hayallerini yurt dışına Kanada’ya, Hollanda’ya, Almanya’ya bağlamış. Emeklileri zaten hiç sorma, inim inim inliyorlar. Üç kuruş maaş alıyorlar. O üç kuruş maaş da kendilerine yetmediği gibi o parayı da işsiz oğluyla, işten çıkarılan damadı ile paylaşıyorlar.

muahrem-ince.jpg

BU YAZ BİZİ BÜYÜK BİR PAHALILIK BEKLİYOR.
Çiftçinin ürünü dalında kalmış. Hele hele narenciye dip yapmış Türkiye’de. Antalya’da kaç liraysa narenciye İstanbul’da aynı para nasıl oluyorsa, bir dengesizlik var. Bakın buğday ve benzeri türevlerinde verimi arttıran birkaç şey vardır. Bir toprağın cinsi, iki yağış, üç gübre. Toprağın cinsini değiştiremiyoruz hadi. Türkiye’de verim düşük, Türkiye’de dönüm başına 280 kg buğday alıyoruz, Ukrayna 800 kg alıyor. Anladım yağış da yağmadı bu sene, gübre de pahalı gübre de atamadı insanlar. Bu ne demektir biliyor musunuz? Bu yaz bizi büyük bir pahalılık bekliyor demektir. Büyük bir pahalılık.

ŞU ANDA ERTELENMİŞ ZAMLARLA YAŞIYORUZ.
Şu anda ertelenmiş zamlarla yaşıyoruz. Doların gerçek değeri 33 lira falan değil. 45 50 lira. Bu ülkede Allah geçinden versin ama ileride bir üniversite öğrencisi, doktora öğrencisi siyasetçileri araştırışa herhalde benimle ilgili şunları yazacaktır. Bu adam ne dediyse çıktı diyecektir. Bu ülkede yıllardır bağırıyorum. Türkiye’nin en büyük problemi depremdir. Deprem bir beka meselesidir. 7,5’lik bir İstanbul depreminde üzerimize helikopterlerle kireç atarlar diye bas bas bağırdım. Kimseye dinletemedim kendimi. Bir başka öngörüm dolar 10 lira olacak beyler dikkat edin dedim. Dolar 4,5 liraydı o zaman, dolar 10 lira olacak dikkat edin memleket kötü yönetiliyor dedim. O ara bir gazeteci yazdı. Muharrem İnce’yi dedi MİT sorgulasın. Muharrem İnce nereden biliyor doların 10 lira olacağını dedi. Ben de dedim ki ‘Ben müneccim değilim, yapılanlara bakıyorum, göstergelere bakıyorum ve öngörüyorum.’ Sonra dedim ki dolar 11 lira olunca eyvah, memleket çok kötü yönetiliyor dolar 30 lira olacak dedim. O zaman da güldüler bana. Dolar 33 lira. Şimdi söylüyorum bu kafayla giderlerse, bir miktar akıllandılar aslında ama devam ederlerse dolar 60 lira olur. Bakın neden bu duruma geldik kısaca bir anlatayım. Bütün dünya 2-3 sene önce çok değil bütün dünya faizleri yükseltiyordu, bütün dünya. En akıllı biziz ya. Ben Müslümanım faiz haram dedi. Ben de Müslümanım ben de faizin haram olduğunu biliyorum ama bir de dünyanın gerçekleri var. Dünyayı teolojik öngörülerle yönetemezsin, ekonominin kuralları var. Git bankadan kredi iste ben Müslümanım faiz vermem de. İş yapamazsın. Faiz haram dedi, Nas var dedi, Ben ekonomistim dedi, bunların kafası basmaz dedi, bütün dünya faiz yükseltirken biz faiz düşürdük. Yüzde 8’lere kadar geldi politika faizi. İşte orada kaybettik. Birkaç puan faizi arttırsaydık başımıza bunlar gelmeyecekti.

DELİK KÜÇÜKKEN ONARSAYDIK BAŞIMIZA BUNLAR GELMEYECEKTİ.
Delik küçükken onarsaydık başımıza bunlar gelmeyecekti. Sonra damat bile dayanamadı buna. Damat dedi ki yeter ya. Damat bir gece kaçtı gitti. Damadı aradık uzunca bir süre bulamadık. Sonra dediler ki bize bir kukla lazım, kukla. Bir emir eri lazım. Kim yapar bu işi Nebati yapar. Çağırdılar Nebati’yi, indir faizi indirdi bindir faizi bindirdi ve memleketi batırdı. Şu anda ne yaptılar. Faizi önce 45’e çektiler yükselttiler şimdi 50 yaptılar. Seçimden sonrasını söyleyeyim mi size? Döviz kurunu tutmak için seçimden sonra faizi 65 yapacaklar. Göreceksiniz. Hani Nas? Hani haram? Erdoğan’ın Nas, haramı şuna benziyor. Haram helal ver Allah’ım, garip kulun yer Allah’ım. Bakın şair şöyle diyor. Hasan Dağı arpalık eğer saban yürürse, her derede bir değirmen eğer suyu gelirse, Her köylüden bir tavuk eğer köylü verirse, güzel gidiş bu gidiş eğer sonu gelirse, diyor.

BU GİDİŞ, GİDİŞ DEĞİL.
Bu gidiş, gidiş değil. Eğer bu ülkenin dedeleri geçim sıkıntısı altında inim inim inliyorsa, bu ülkenin bebeleri Hollanda, Almanya, Kanada hayalinden kurtulamamışsa, geleceğini yurt dışında arıyorsa bu memlekette bir problem var demektir. Onun için gençlere sesleniyorum. Çocuklar yurtdışına gidebilirsiniz ama okumak için gideceksiniz. Bilginizi, görgünüzü arttırmak için gideceksiniz. Yüksek lisans yapacaksınız, doktora yapacaksınız ama geri geleceksiniz. Bu memlekete hizmet edeceksiniz.

ŞİMDİ SİZİN YAPMANIZ GEREKEN BİR ŞEY VAR. BU KİRLİ KOALİSYONA, BU AHLAKSIZ KOALİSYONA DUR DEMEK.
Bak bu ülkede Tarsus iyi planlansın, bu ülkede bazı coğrafi alanlar var böyle, bunlardan birisi Tarsus, birisi Balıkesir, birisi Antalya böyle yörelerimiz var bizim. Bunlar iyi planlansın, bırak Tarsus’u, bırak Mersin’i Türkiye’ye bakar, Türkiye’ye. Öyle yerlerimiz var bizim. Tarsus bunlardan birisi. Tarsusluların Memleket Partisi meselesi değil bu. Haluk Bozdoğan meselesi de değil. Tarsus’ta yaşanan bir demokrasi meselesi. Bir hak kaybı, bir mağduriyet meselesi. 7 düvel bir araya gelmiş, bu adamın adaylığını nasıl düşürürüz? Bu adamı aday yapmayalım, bu tekrar kazanır. Ne yapalım? CHP ile DEM Parti, MHP ile İYİ Parti ortak olmuşlar aynı kağıda imza atmışlar ve adaylığını düşürmüşler. Şimdi sizin yapmanız gereken bir şey var. Bu kirli koalisyona, bu ahlaksız koalisyona dur demek, Memleket Partisi’ni Tarsus’ta seçmek.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.