Bugün yaşanan olay tam da budur.
Kurultay sürecine ilişkin şaibe iddiaları, para dağıtıldığı iddiaları, delegeler üzerinde baskı kurulduğu iddiaları aylarca CHP’nin kendi içinden konuşuldu. Bu iddiaları gündeme getirenler muhalif gazeteciler değil sadece; bizzat CHP’nin içindeki isimlerdi. Şimdi dava açılınca herkes bir anda “yargı darbesi” söylemine sarılıyor.
Davayı açan , yargıya taşıyan CHP Delegeleri , bunu açık yüreklilikle söylemiyorlar ve at suçu başkasına !
Siyasette en tehlikeli dönemler, hukuk ile siyasetin birbirine tamamen karıştırıldığı dönemlerdir. Çünkü o zaman hiç kimse mahkeme kararını kabul etmek istemez. Karar kendi lehineyse hukuk, aleyhineyse “siyasi operasyon” denir.
![]()
Bugün CHP’nin içine düştüğü kriz biraz da budur.
Bir tarafta “Ben seçilmiş genel başkanım” diyen Özgür Özel yönetimi… Diğer tarafta “Partiyi kayyıma bırakmam” diyen Kemal Kılıçdaroğlu cephesi… Ve ortada milyonlarca CHP seçmeni…
CHP tabanı artık ideolojik tartışmadan çok güven ve istikrar arıyor. Çünkü seçmen şunu düşünüyor:
“Türkiye’ye iktidar alternatifi olmak isteyen bir parti, önce kendi iç krizini çözebilmelidir.”
Bugün Türkiye’de ekonomik sorunlar, deprem gerçeği, emeklilerin durumu, hayat pahalılığı konuşulurken CHP günlerdir sadece kurultay kavgasını konuşuyor. Bu tablo doğal olarak iktidarın elini güçlendiriyor.
Peki bundan sonra ne olabilir?
Mahkemenin verdiği kararı ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçtaroğlu koltuğu bırakmaları gerekiyor, şu anda CHP Ankara merkez binası işgal altında ! CHP içinde çok daha büyük bir liderlik savaşı başlayabilir. Özgür Özel yönetimi ile Kemal Kılıçdaroğlu ekibi arasında sert bir siyasi hesaplaşma kaçınılmaz hale gelir. Buna gerek yok, Aklı Selim CHP'liler Kemal Kılıçtaroğlu etrafında toplanarak partiyi 38. kongrenin tekrarına götürmesi gerekiyor.
CHP içinde artık sadece isim kavgası yok; güven krizi var.
Bugün yaşananlar aslında Türkiye siyasetinin özeti gibidir.
Partiler büyüdükçe iç mücadeleler de büyüyor…
Liderlik savaşları sertleşiyor…
Ve siyaset giderek hukuk üzerinden okunmaya başlanıyor.
Ama unutulmaması gereken bir gerçek var:
Demokrasilerde son sözü bağıranlar değil, hukuk söyler.
CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel , Merkez bırakmam burada yatıp kalkacağım diyor, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçtaroğlu evinde bekliyor,
Mahkeme kararını beğenirsiniz ya da beğenmezsiniz…
Eleştirirsiniz ya da desteklersiniz…
Ama hukuk mekanizmasını tamamen siyasetin düşmanı gibi göstermek, Türkiye’ye de demokrasiye de fayda sağlamaz.
Özgür Özel mahkemenin verdiği iptal davasını kabul etmiyor peki ne olacak ?
CHP’de bugün yaşanan kriz sadece bir kurultay tartışması değildir.
Bu aynı zamanda muhalefetin geleceğini belirleyecek büyük bir yol ayrımıdır.
CHP Genel Başkanı olarak Kemal Kılıçtaroğlu Partisinin 38. iptal edilen genel kurulunu yeniden yapması gerekiyor ki , Özgür Özel de yeniden aday olabilir hakkıdır.
Hayırlı Cumalar Diliyorum