Yakın Tarihimizi Yok Ediyoruz !
Tarihe bakıyoruz…
3-5 bin yıllık kaleler, kervansaraylar, o çağın eserleri hâlâ ayakta. Bizim coğrafyamıza bakıyorum; 14. yüzyıldan 16. yüzyıl başlarına kadar hüküm süren Dulkadiroğulları Beyliği, başta Kahramanmaraş ve Elbistan olmak üzere Gaziantep, Kayseri, Malatya, Adıyaman, İskenderun ve çevresinde çok sayıda mimari eser bırakmıştır.
Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti döneminde bu eserler tamir ve bakım görmüş olsa da, özellikle CHP iktidarı döneminde camilerin satılması ve kıyıma uğraması nedeniyle büyük bölümü bugün yok olmuştur.
Gelelim 1920’den 2026’ya…
Bir defa beton yapıların 50-75 yıllık bir ömrü var. İyi bakılırsa hadi 100 yıl olsun. Bizim torunlarımızın torunları, “Dedelerimiz bu binaları yaptı” diyemeyecek. Çünkü hepsi yıkılıp toprağa karışacak. Bu çağ, eser bırakılamayan kötü bir çağ olarak tarihe geçiyor.
Asıl meseleye geliyorum, dikkat!
Özellikle bizim belediye başkanlarında şöyle bir anlayış var:
Biri yapıyor, arkadan gelen onu yıkıyor. Çünkü önceki belediye başkanının eserinin yaşamasını istemiyor.
Benim bildiğim ve gördüğüm birkaç örneği yazacağım:
Dr. Sait Emir Mahmutoğlu (1946–1977)
Hal binası ve Kasap Hali yapıldı. Bugün ikisi de yok edildi.
İbrahim Sadi Öztürk (1978–1980)
Kahramanmaraş Fuar Alanı’nı planladı. Adana yolundan Gaziantep yoluna kadar uzanan, Türkiye’nin en büyük fuar ve park alanlarından biri olacaktı. Bugün ise küçük bir kısmı kaldı; diğer bölümler satıldı, yok edildi.
Ahmet Uncu (1977–1980)
Çok önemli bir tarihi eserin yok edilişine imza atıldı.
Tevfik Kadıoğlu döneminde (1925–1933) yapılan, Ulu Camii önündeki tarihi belediye binası yıkıldı.
Oysa o bina, bir dönem Gaziantep’e bağlı ilk meslek yüksekokulu olarak da hizmet vermişti.
İsa Kalkan (1980–1983)
12 Eylül 1980 darbesi sonrasında DSİ 20. Bölge Müdürü İsa Kalkan, iki görevi birden yürütürken Kahramanmaraş Tarım, Sanayi ve El Sanatları Fuarı’nı kurdu.
Türkiye’nin en büyük fuar alanlarından biri olacak bu proje içinde yapay göl, Hatay’a su taşıyan kanal, raylı sistem, minyatür Maraş Kalesi ve yazlık sinema gibi projeler vardı.
Bugün ise sonraki belediye başkanları tarafından parça parça satılarak bugünkü hâline getirildi. İsa Kalkan’ın yaptığı birçok bina da yıkıldı.
Emin Yalçınkaya (1983–1984)
İsa Kalkan’ın bakanlık müsteşarı olmasının ardından göreve gelen Emin Yalçınkaya, kısa sürede önemli hizmetlere imza attı.
Şehrin batı yönündeki yeni yerleşim planlamasını yaptırdı.
Hacı Ali Özal (1984–1989)
Yeraltı Çarşısı’nı yaptı. Hâlâ ayakta olması bile şaşırtıcı; bugüne kadar çoktan yıkılması gerekirdi diye düşünenler var.
Merkez otobüs durağını yaptı. Bugün kimse bilmez; belediye ile valilik arasındaki caddede süs havuzları ve otobüs park alanları vardı. Göreve geldiği gün caddeyi açtırdı.
Şekerdere açıldı. Çok ünlü bir mimara dünyac ünlü mimar Selami Sözer çizdirilen iki yanlı güzel bir proje hazırlanmıştı. Ancak daha sonra Şekerdere sağlı sollu yağmalandı, satıldı. Yandaşlara peşkeş çekildi proje defterden silindi.
Ali Sezal (1989–1994)
Altyapı çalışmalarını tamamladı.
Doğukent, Ali Sezal döneminde Veysi Kaynak’ın çalışmalarıyla yapılan ilk toplu konut projesi oldu.
Hanefi Mahçiçek (1999–2004)
En önemli projesi Karasu Projesi ve elektrik santraliydi.
Daha sonra Onikişubat Belediye Başkanlığı döneminde ilçeye yaptığı yatırımları saymakla bitiremeyiz. En önemli eserlerinden biri belediye binasıdır.
Mustafa Poyraz (2004–2014)
Namık Kemal Kavşağı alt geçidi, taziye evleri, bugünkü Büyükşehir Belediyesi binası, otobüs terminali ve Kültür Park Projesi bu dönemde yapıldı.
Fatih Mehmet Erkoç (2014–2019)
İlk Büyükşehir Belediye Başkanı olarak; Kuzey Çevre Yolu, Kale Dibi, Karamanlı ve Abdülhamid Han Kavşağı alt geçitleri, kayak merkezi, köylere yapılan asfalt yollar ve birçok hizmete imza attı.
Hayrettin Güngör (2019–2024)
Tarihe “yıkımcı başkan” olarak geçti.
Kültür Park yıkıldı. Kahramanmaraş’ın turizm rehberi niteliğindeki 18 katlı sarı bina, aylar süren çalışmalar sonunda güçlükle yıkıldı. Kendisi gitti ama yıkımlar devam ediyor.
Fırat Görgel (2024–Görevde)
Bakalım, göreceğiz…
Son Söz
Yıkımcılık bizim kanımızda mı var?
Neden yapılanı korumuyoruz?
Neden her gelen, öncekinin eserini yok etmeyi görev sayıyor?
Şehirler sadece yeni bina yaparak büyümez.
Hatıralarını, mimarisini ve geçmişini koruyabilen şehirler medeniyet olur.
Bugün bizden önce yapılanı yıkıyoruz.
Yarın da bizden sonra gelenler bizi yıkacak…
Yıkımcı Belediye Başkanlarına Selam Olsun
Bu şehri kökünden yıkarsanız heykelinizi Ahirdağına dikeriz..
Hayırlı Günler Diliyorm