Sosyal Medya ve Yapay Zekâ
Sevgili Okurlarım,
Teknoloji çağındayız.
Artık devletlerin gücü yalnızca tankla, tüfekle, topla ölçülmüyor. Bilgiye hâkim olan, teknolojiyi üreten ve yöneten ülkeler geleceği de şekillendiriyor. Bu nedenle teknolojiye karşı olmak değil, onu doğru kullanmak zorundayız.
Ama gelin görün ki, teknolojiyi yönetmesi gereken insan, giderek teknolojinin yönettiği bir varlığa dönüşüyor.
Dün bir taziyeye gittim.
Yerini özellikle söylemeyeceğim.
Bir vatandaşımız Kur’an-ı Kerim okuyordu. Sesi son derece güzeldi. Salondaki insanların manevi bir atmosfer içinde onu dinlediğini düşünürsünüz değil mi?
Maalesef öyle değildi...
Salona göz gezdirdim. Yaklaşık 18 kişinin elinde cep telefonu vardı. Kimi sosyal medyada geziyor, kimi video izliyor, kimi mesajlaşıyordu.
Kur’an-ı Kerim tilaveti sona erdi.
"Fatiha" denildi.
Ama insanların önemli bir kısmı bunu bile duymadı.
Çünkü bedenleri oradaydı, zihinleri başka yerdeydi.
Aslında sadece taziyelerde değil...
Camilerde, toplantılarda, düğünlerde, iş yerlerinde, kamu kurumlarında, otobüslerde, parklarda, evlerde aynı manzarayı görüyoruz.
Bir aile düşünün...
Aynı sofrada oturuyorlar ama birbirleriyle konuşmuyorlar.
Anne telefonda.
Baba telefonda.
Çocuk telefonda.
Herkes bir ekrana bakıyor, kimse birbirinin yüzüne bakmıyor.
Birbirimize hiç bu kadar yakın olmamıştık ama aynı zamanda hiç bu kadar uzak da olmamıştık.
Bugün milyonlarca insan güne telefonuyla başlıyor, gece telefonuyla uyuyor.
Cep telefonunu evde unutan kişi kendini eksik hissediyor.
Şarjı yüzde 10'a düşen panikliyor.
İnternet kesildiğinde huzursuz oluyor.
Bu bağımlılık değil de nedir?
Eskiden insanlar uyuşturucunun, alkolün ve sigaranın zararlarından söz ederdi.
Şimdi yeni bir bağımlılık türüyle karşı karşıyayız:
Dijital bağımlılık.
Belki de sigara paketlerinin üzerindeki uyarının benzeri telefonların üzerine de yazılmalıdır:
"Dikkat! Aşırı telefon kullanımı zamanınızı, dikkatinizi ve hayatınızı tüketebilir."
Çünkü farkında olmadan ömrümüzü ekranlara teslim ediyoruz.
Çocuklarımızı elimizle dijital dünyanın içine bırakıyoruz.
Sokakta top oynayan çocuk sayısı azalırken ekran karşısında saatler geçiren çocuk sayısı artıyor.
Komşuluk ilişkileri zayıflıyor.
Aile bağları gevşiyor.
İnsanlar konuşmayı değil, yazmayı tercih ediyor. o yazmada iki harfle SA gibi
Dinlemeyi değil, kaydırmayı öğreniyor.
Düşünmeyi değil, tüketmeyi alışkanlık hâline getiriyor.
Elbette teknoloji düşmanlığı yapmıyorum.
Yapay zekâ da, internet de, sosyal medya da doğru kullanıldığında büyük nimetlerdir.
Sorun teknolojide değil...
Sorun, teknolojinin efendisi olmak yerine kölesi hâline gelmemizde.
Asıl tehlike de burada başlıyor.
Eğer bir gün telefonlarımızı elimizden bırakamıyorsak...
Eğer yanımızdaki insanı dinlemek yerine ekrana bakmayı tercih ediyorsak...
Eğer bir cenazede, bir taziyede, bir camide bile zihnimiz sosyal medyada dolaşıyorsa...
Durup düşünmemiz gerekiyor.
Çünkü teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için vardı.
Hayatımızın sahibi olmak için değil...
Bugün 19 Haziran 2026 Cuma.
Cumanız mübarek olsun.
Allah bizleri teknolojiyi doğru kullanan, değerlerinden ve insanlığından uzaklaşmayan kullarından eylesin.
Özellikle "Bedenleri oradaydı, zihinleri başka yerdeydi" ve "Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için vardı, hayatımızın sahibi olmak için değil"
Kalın sağlıcakla...