Sorumluluk Alma Zamanı
Uzmanlar konuşuyor…
Siyasiler eleştiriyor…
Canı yananlar gözyaşı döküyor…
Anne ve babalar ise söyleyecek söz bulamıyor!
Sevgili okurlarım,
Polislikte, askerlikte, kısacası kamu görevinde olan herkes bilir ki; amirin kanuna aykırı emri yerine getirilmez. Bu bir kural değil, bir vicdan meselesidir aynı zamanda.
Bugün yaşanan acı olayların ardından herkes konuşuyor.
“Şöyle olmalıydı, böyle olmamalıydı…”
“Okul kapısında polis olsaydı…”
“Güvenlik tedbirleri artırılsaydı…”
Peki şimdi sormak gerekmez mi?
Hastane köşelerinde acı içinde kıvranan yavrularımızın gözyaşını kim dindirecek?
Evlatlarını toprağa veren anne ve babaların yüreğindeki ateşi kim söndürecek?
10-11 yaşındaki bir evladı toprağa vermenin acısını tarif edecek kelime var mı?
Yok…
İşte bu yüzden yeniden başa dönmek zorundayız.
İnsanları iki şey terbiye eder:
Birincisi Allah korkusu…
İkincisi kanun korkusu…
Cennet-cehennem inancı ile yetişmeyen bir nesil,
hukukun yaptırımıyla da tanışmazsa,
ortaya nasıl bir tablo çıkar, bugün hep birlikte görüyoruz.
Ama asıl soru şu:
Çocuğumuzu doğum günü partisi için kafelere götürdük…
Peki bir gün camiye götürüp, “Namaz nedir?” diye anlattık mı?
Atış poligonlarına götürdük…
Peki Kur’an-ı Kerim öğrenmesi için bir kursa yönlendirdik mi?
Bayramları 9 günlük tatil fırsatına çevirdik…
Peki büyüklerimizin elini öpmeye, aile olmanın değerini yaşatmaya gittik mi?
Geleneklerimizi, örf ve adetlerimizi öğrettik mi?
Yoksa kendi kültürümüzü bırakıp, başkalarının yozlaşmış alışkanlıklarını mı benimsedik?
Bugün suçlu arıyoruz…
Peki suçlu kim?
Çocuk sussun diye eline telefon veren anne mi?
Değerlerinden kopuk bir eğitim anlayışı mı?
Yoksa evladını sadece büyüten ama yetiştiremeyen bizler mi?
Bugün konuşma günü değil…
Bugün eleştirme günü değil…
Bugün sorumluluk alma günü.
Çocuklarımıza sahip çıkma zamanı…
Onları sadece büyüten değil, değerleriyle yoğuran bireyler yetiştirme zamanı…
Vatana, millete hayırlı evlatlar yetiştirme zamanı…
Çünkü yarın çok geç olabilir.