MAŞALLAH DİYELİM!
Nazar İnsanı Mezara, Deveyi Kazana Götürür!
Sevgili Okurlarım,
Bazen bir güzel sözü söylemeyi ihmal ediyor, bazen de gördüğümüz güzellikleri takdir etmekten çekiniyoruz. Oysa büyüklerimizden öğrendiğimiz, dilimizden düşürmememiz gereken çok güzel bir söz var: Maşallah!
MHP Kahramanmaraş İl Başkanlığı görevine Mansur Metehan’ın gelmesinden bu yana teşkilatta gözle görülür bir hareketlilik yaşandığına hepimiz şahit oluyoruz. Teşkilat çalışmaları, saha ziyaretleri ve vatandaşlarla kurulan temaslar dikkat çekiyor.
MHP Kahramanmaraş Milletvekilimiz Zuhal Karakoç da şehrimize geldiği zaman bir-iki gün içerisinde adeta ayak basmadık yer bırakmıyor. Vatandaşlarla buluşuyor, hemşehrilerimizle bir araya geliyor, şehrin meseleleriyle yakından ilgileniyor.
Bütün bunları görünce insanın içinden bir kere değil, birkaç kere “Maşallah!” demek geliyor.
Ancak biz bu güzel sözü yeterince söylüyor muyuz?
İşte asıl mesele burada!
Eskiden Her Güzelin Üzerinde Maşallah Yazardı
Çocukluk ve gençlik yıllarımızı hatırlıyorum. Eskiden iş yerlerinin kapılarının üzerine, duvarlara, yeni alınan arabaların camlarına, evlerin girişlerine “Maşallah” yazılırdı.
Bir iş yeri açılır, bir işletme büyür, bir insan başarılı olurdu; insanlar onun başarısını görür ve gönülden “Maşallah!” derdi.
1970’li yıllarda gazetelerin manşetlerinde bile “Türkiye’nin en büyük şirketi Maşallah” gibi ifadeler kullanılır, başarı ve büyüklük hayranlıkla dile getirilirdi.
Maşallah, yalnızca bir kelime değildi. İçinde hayranlık, takdir, iyi niyet ve Allah’a sığınma vardı.
Ne oldu da zamanla bu güzel sözleri daha az söyler olduk?
Ne oldu da bir başarıyı görünce takdir etmek yerine kıskanmaya, güzel bir gelişmeyi görünce sevinmek yerine kusur aramaya başladık?
Elbette herkes böyle değil. Ancak toplum olarak güzel sözün, iyi dileğin ve gönülden yapılan duanın kıymetini yeniden hatırlamamız gerekiyor.
Bir güzelliği gördüğümüzde Maşallah demek, hem o güzelliği takdir etmek hem de hayır dilemek demektir.
Büyüklerimiz Boşuna Söylememiş!
Büyüklerimizden sık sık şu sözü duyardık:
“Nazar insanı mezara, deveyi kazana götürür!”
Bu söz, nazarın insanlar arasında ne kadar ciddiye alındığını anlatan, kuşaktan kuşağa aktarılan bir halk deyişidir.
Halkımız arasında nazarın, yani göz değmesinin insanın sağlığını, huzurunu ve işlerini olumsuz etkileyebileceğine dair güçlü bir inanış vardır. Güzel bir çocuk gördüğümüzde, başarılı bir insanla karşılaştığımızda, yeni bir ev veya araba aldığımızda hemen “Maşallah, nazar değmesin” deriz.
Çünkü insan, sevdiği ve değer verdiği şeylerin zarar görmesini istemez.
Dinimizde de nazardan Allah’a sığınmak, dua etmek ve O’ndan korunma dilemek önemli bir yere sahiptir. Felak ve Nâs surelerini okumak, Allah’a sığınmak ve güzel gördüğümüz şeyler için hayır dilemek, inancımızın ve kültürümüzün bir parçasıdır.
Kur’an-ı Kerim’de Kehf suresinin 39. ayetinde de bir nimeti gördüğünde “Mâşâallah, lâ kuvvete illâ billâh” denilmesi hatırlatılır.
Öyleyse güzel bir şey gördüğümüzde dilimizden neden “Maşallah” eksik olsun?
Bir çocuğa, bir aileye, bir iş yerine, bir teşkilata, bir şehre veya bir başarıya bakarken neden güzel dileklerimizi esirgeyelim?
Maşallah diyelim, dua edelim, hayırla analım. Kıskanmak yerine takdir etmeyi, eleştirmek yerine gerektiğinde destek olmayı bilelim.
Nazar Değmesin Zuhal Karakoç!
Gelelim bugünkü gündemimize…
MHP Kahramanmaraş Milletvekilimiz Zuhal Karakoç’un geçirdiği trafik kazasını hepimiz üzüntüyle öğrendik. Kazada yaralanan milletvekilimize ve diğer yaralılara acil şifalar diliyoruz. Hayatını kaybeden vatandaşımıza Allah’tan rahmet, ailesine ve yakınlarına sabır diliyoruz.
Doktorlarımız Ankara’da gerekli tıbbi müdahaleleri yapacak, milletvekilimizin sağlığı için ellerinden geleni ortaya koyacaklardır. Temennimiz, en kısa zamanda sağlığına kavuşarak yeniden hemşehrileriyle buluşmasıdır.
Burada bir kez daha düşünelim…
Mansur Metehan’ın il başkanlığı görevine gelmesiyle hareketlenen bir teşkilat, sahada yoğun çalışan bir milletvekili, memleketi için gayret gösteren insanlar…
Bunları gördüğümüzde bir kere “Maşallah” demeyi ihmal etmeyelim. Yaralılara dua edelim , bugün MHP dua günümüz olsun.
Elbette yaşanan trafik kazasını nazarla bağlamak suçlu aramak doğru olmaz ama . Kazaların tıbbi, teknik ve hukuki yönleri vardır; bunlar ilgili uzmanlarca değerlendirilmelidir. Ancak inancımız gereği dua etmek, sevdiklerimizin sağlığı ve güvenliği için Allah’a sığınmak hepimizin hakkıdır.
MHP’ye gönül veren vatandaşlarımızdan, milletvekilimize geçmiş olsun dileklerini ileten hemşehrilerimizden ve kendisini seven herkesten ricam şudur: Zuhal Karakoç için dua edelim. Mansur Metehan ve teşkilat mensuplarımız için de hayır dileklerimizi eksik etmeyelim. Yaralı vatandaşlarımıza dua edelim.
İsteyen Felak ve Nâs surelerini, isteyen bildiği duaları okusun. Önemli olan, samimi bir kalple sağlık, huzur ve iyilik dilemektir.
Bir Maşallah Demeyi Öğrenelim!
Değerli okurlarım, hayatımızda güzel olan ne varsa kıymetini bilelim.
Başarılı olanı takdir edelim. Çalışanı destekleyelim. İyilik yapanın arkasında duralım. Bir insanın mutluluğunu gördüğümüzde onun mutluluğuna ortak olalım.
Bir çocuk gördüğümüzde “Maşallah, Allah bağışlasın” diyelim.
Bir iş yerinin büyüdüğünü gördüğümüzde “Maşallah, Allah bereketini artırsın” diyelim.
Bir insanın başarısını gördüğümüzde “Maşallah, başarıları daim olsun” diyelim.
Bir yakınımız hastalandığında dua edelim, geçmiş olsun dileklerimizi iletelim, imkânımız varsa yanında olalım.
Unutmayalım ki güzel söz gönül alır, dua insana teselli verir, samimi destek zor günlerde güç kazandırır.
Maşallah diyelim ki güzellikleri takdir etmeyi unutmayalım. Dua edelim ki gönüllerimiz iyilikte birleşsin.
MHP Kahramanmaraş Milletvekilimiz Zuhal Karakoç’a bir kez daha acil şifalar diliyorum. Mansur Metehan başkanlığındaki MHP teşkilatına çalışmalarında başarılar diliyorum.
Allah milletimizi, memleketimizi ve bütün insanlığı kazalardan, belalardan korusun. Hastalarımıza şifa, dertlilerimize deva, hepimize sağlık ve huzur versin.
Maşallah! Allah nazardan, kazadan ve beladan korusun.
Kalın sağlıcakla…
