Kötü Film Yarın Sabah Yayına Girmez!
Sosyal medyada çok fazla bilgi kirliliği var. Dün de söylemiştim: “Yapay zekâ görselleri gerçeği aratmıyor.” Bu görüntülere bakarak karamsar tablolar çizmek doğru değil.
İhracat ve ithalat yapanlar bilir… İhracat bir günlük ya da birkaç saatlik bir iş değildir. Bakkaldan ekmek alıp gelmiyorsunuz. İhracat; bağlantıları yapılan, ürünü hazırlanan, nakliyesi planlanan ve piyasaya sunulması aylar, bazen yıllar süren ciddi bir süreçtir. Uzun soluklu bir iş takibinin sonucudur.
Bu sebeple; “İsrail, ABD İran’a saldırdı, savaş var” diye yarın sabah petrol de bitmez, doğalgaz da tükenmez. Elbette ülkelerin elinde stoklar var ve bu stokların erimesi zaman alır. O zamana kadar Türkiye de, Avrupa ülkeleri de, diğer dünya devletleri de kendi tedbirlerini alır; yeni tedarikçiler bularak yollarına devam eder.
Biz Türkiye olarak bugüne kadar savaşın tarafı olmadık. Her iki tarafı da barışa, konuşmaya ve diyaloğa davet ettik. “Görüşmeler için İstanbul emrinizde” dedik ve arabuluculuk rolünü üstlendik.
İran–İsrail hattına bakıyoruz… 13 İslam ülkesi diken üstünde. Film kötü, senaryo da kötü. Ancak biz moralimizi bozmadan üretime ve pazarlamaya devam etmek zorundayız.
Elbette bu savaştan etkilenmememiz mümkün değil. İran’da 45 milyon Türk yaşıyor. Bu kardeşlerimizi unutamayız, göz ardı edemeyiz.
Bugün savaşın içinde olan ülkelerin tamamıyla ihracat ve ithalat ilişkilerimiz var. Dolayısıyla bunun bize dolaylı ekonomik zararları olacaktır.
Finans ve ticaret merkezi olan Dubai’de otellerin ve iş merkezlerinin vurulmasıyla iş insanları oradan ayrılıyor. Eğer bu sermaye hareketliliğini İstanbul’a çekebilirsek, Türkiye için ciddi bir sıcak para girişi sağlanabilir.
Karamsar olmak yerine bir de bu pencereden bakmak gerekir: Bir kapı kapanırsa, yeni bir kapı aramak gerekir.
Bu savaş elbet bir gün bitecek. İran’da taş üstünde taş kalmasa da, İsrail’de de, Gazze’de de, Suriye’de de, Irak’ta da ağır yıkımlar yaşansa da… Savaş sonrası yeniden inşa süreci başlayacaktır. İnşaat sektörü için yeni pazarlar kapılarını aralayacaktır.
Kötü film senaryolarına teslim olmak yerine; gelin, pembe bir senaryoyla, güller arasında türkümüzü söyleyerek yarına güvenle bakalım sevgili dostlar.
Bugün 4 Mart 2026 Çarşamba… Yarın ne olacağını bilmiyoruz. Biz bugünü yaşayalım; güzel görelim, güzel düşünelim.
Ramazan-ı Şerif’in feyzi ve bereketi üzerinize olsun.
Hayırlı Ramazanlar diliyorum.