Konuşmayı Unuttuk Mu?
Sevgili Okurlarım,
Bir zamanlar apartmanlarımızın önünde akşam sohbetleri olurdu. İş yerlerinde çay molaları sadece çay içmek için değil, iki çift laf etmek için verilirdi. Bağda, bahçede çalışan insanlar yorulduklarında gölgeye çekilir, bir bardak ayran eşliğinde dertleşirdi.
Bugün ise garip bir sessizliğin içindeyiz.
Apartmanda aynı katta oturan komşular birbirinin adını bilmiyor. Asansörde göz göze gelmemek için herkes telefon ekranına bakıyor. İş yerlerinde insanlar yan yana oturuyor ama birbirleriyle konuşmak yerine mesajlaşıyor. Çay ocaklarında eskiden siyasetten spora, tarımdan ekonomiye kadar her konu konuşulurken şimdi herkes elindeki telefona gömülmüş durumda.
Dijital çağ hayatımıza büyük kolaylıklar getirdi. Dünyanın öbür ucundaki insanla saniyeler içinde konuşabiliyoruz. Haberleri anında öğreniyoruz. Bilgiye ulaşmak hiç olmadığı kadar kolaylaştı. Ancak bir şeyi kaybettik; birbirimizi dinlemeyi...
Artık aynı sofrada oturan insanlar bile farklı ekranlara bakıyor. Aile fertleri aynı odada ama farklı dünyalarda yaşıyor. Çocuklar oyun alanlarında değil, telefon ekranlarında büyüyor. Büyükler torunlarıyla sohbet etmek yerine sosyal medya akışında kayboluyor.
En acısı da şu; konuşmayı unuttuk.
Oysa insanı insan yapan biraz da muhabbettir. Bir dostun "Nasılsın?" diye sormasıdır. Bir komşunun kapıyı çalıp hal hatır etmesidir. Bir çay bardağının etrafında kurulan samimi sohbetlerdir.
Dijital bağımlılık bizi yalnızlaştırıyor. Kalabalıkların içinde tek başımıza kalıyoruz. Binlerce takipçimiz oluyor ama dertleşecek birkaç dost bulmakta zorlanıyoruz. Telefon rehberlerimiz dolu ama kapısını çalabileceğimiz insan sayısı her geçen gün azalıyor.
Neyse ki hâlâ her şey bitmiş değil.
Hâlâ bir iki dostumuz var. Telefonu masaya bırakıp gözümüzün içine bakarak konuşan insanlar var. Bir bardak çayın kırk yıl hatırı olduğuna inananlar var. Hâlâ selam veren, hâl hatır soran, dert dinleyen güzel insanlar var.
Belki de yeniden başlamamız gereken yer tam burasıdır.
Apartman komşumuza selam vermek, iş yerinde birkaç dakika sohbet etmek, çay ocağında gündemi konuşmak, bağda bahçede çalışan bir büyüğümüzün yanına oturup hatırını sormak...
Çünkü teknoloji hayatımızı kolaylaştırabilir ama dostluğun, muhabbetin ve samimiyetin yerini asla tutamaz.
Telefonlarımız şarj bittiğinde kapanıyor.
Ama insanın gönlü, ancak sohbetle ve dostlukla şarj oluyor.
Kalın sağlıcakla...