İstiklal’e Kim Çelme Taktı?
24 Temmuz Basın Bayramı dolayısıyla Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Taner Okumuş'un basın mensuplarıyla gerçekleştirdiği kahvaltı programına katıldım.
Günün en önemli gündem maddesi, Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesi'ne bağlı meslek yüksekokulları ve fakültelerin Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi'ne devredilmesi oldu.
KSÜ Rektörü Prof. Dr. İbrahim Taner Okumuş, konuyla ilgili değerlendirmesinde şu gerçeği açıkça ifade etti:
"Öğrencileriyle birlikte meslek yüksekokullarının üniversitemize devredilmesi, üniversiteler arasındaki sıralamamızı olumsuz etkileyecek. Ancak bu kanuni bir düzenleme, yapacak bir şey yok."
Bu cümle, aslında her şeyi anlatıyordu. Memnun değildi ama kararın sahibi de değildi.
Öğleden sonra ise Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Bakan'ı ziyaret ettim.
Onun üzüntüsü ise çok daha derindi.
"Öğrencilerimiz, akademisyenlerimiz, çalışanlarımız, meslek yüksekokullarımız ve fakültelerimizin devredilmesiyle İstiklal Üniversitesi neredeyse yeniden kurulmuş bir üniversite hâline gelecek. En az beş yıl geriye gideceğiz." sözleri, yaşanan tablonun en net özeti oldu.
Burada şu gerçeği görmek gerekiyor:
İki rektörün de bu kararda söz hakkı yok.
Ne durdurabilecek güçleri var ne de değiştirebilecek yetkileri...
Peki o zaman soruyorum:
İstiklal Üniversitesi'ne bu darbeyi kim vurdu?
Kim bu şehrin ikinci devlet üniversitesinin ayağına pranga vurdu?
Ne yazık ki Kahramanmaraş'ın kaderi değişmiyor.
Bir dönem yapılan yatırımlar, sonraki dönemlerde siyasi hesaplarla ortadan kaldırılıyor.
Bir belediye başkanı yapıyor...
Yerine gelen yıkıyor...
Bir yönetim inşa ediyor...
Sonraki yönetim geçmişin izlerini silmeye çalışıyor.
Bugün yaşanan tablo da bana göre bunun eğitimdeki karşılığıdır.
İstiklal Üniversitesi'nin hangi dönemde, kimin gayretiyle kurulduğunu bu şehir biliyor.
Bugün yapılanlar, sadece bir üniversitenin küçültülmesi değildir.
Aynı zamanda geçmişte atılmış bir imzanın hatırlanmamasını istemenin sonucudur.
Şehirlerde kurumlar siyaset üstü olmalıdır.
Üniversiteler ise günlük siyasi hesapların değil, geleceğin planlandığı bilim yuvalarıdır.
Bugün alınan bu kararın bedelini rektörler değil...
Öğrenciler ödeyecek.
Akademisyenler ödeyecek.
Şehir ödeyecek.
Kahramanmaraş ödeyecek.
İstiklal Üniversitesi bugün yaklaşık 300 personeli ve savunma sanayisine yönelik TUSAŞ iş birlikleriyle oluşturulmaya çalışılan teknik altyapısıyla yeni bir vizyon yakalamaya çalışırken, elindeki fakültelerin ve öğrencilerin önemli bölümünü kaybetmesi ciddi soru işaretlerini beraberinde getiriyor.
Peki bundan sonra ne olacak?
Teknik üniversite hedefi nasıl gerçekleşecek?
Öğrenci sayısı nasıl artırılacak?
Akademik kadro nasıl güçlenecek?
Beş yıl sonra yeniden aynı noktaya gelebilecek mi?
Bu soruların cevabını bugün kimse veremiyor.
1992 yılında kurulan Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi'nden bugüne kadar yükseköğretim sistemimiz defalarca yeniden şekillendirildi.
İsimler değişti...
Yapılar değişti...
Bağlı birimler değişti...
Ancak görünen o ki Kahramanmaraş hâlâ üniversiteleriyle istikrarı yakalayabilmiş değil.
Eğitim, siyasi hesaplaşmaların alanı olmamalıdır.
Bir şehrin geleceğiyle oynanıyorsa, bunun hesabı yalnız bugünün yöneticilerine değil, tarihe karşı da verilecektir.
Bu şehir artık günü kurtaran kararlar değil, geleceği inşa eden vizyon istiyor.
Ve son sözüm şudur:
Bu kararın siyasi sorumluları çıkıp kamuoyuna açık ve net şekilde konuşmalıdır.
Neden böyle bir ihtiyaç doğdu?
Kahramanmaraş ne kazandı?
İstiklal Üniversitesi ne kaybetti?
Şehir bunu bilmek zorundadır.
Çünkü üniversiteler bir kişinin, bir grubun ya da bir dönemin değil; milletin ortak geleceğidir.
Sandık elbette milletin önüne yeniden gelecektir.
Millet de yapılan her hizmeti, yapılan her yanlışı ve alınan her kararı günü geldiğinde kendi vicdanında değerlendirecektir.
8 Belediye kaybeden Ak Parti çok iyi düşünmesi gerekiyor sen ben kavgasına heba edeceğimiz Üniversite yok , kibir dağlarının günü gittikçe eriyor inşallah sandıkta bunun hesabını bu millet sorar diyorum.
Kalın sağlıcakla.