İRAN AYAKTA KALMALI!
Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “İran’dan sonra hedef Türkiye” dedi. Ve bugün dünya medyasında bu konu konuşuluyor. İsrail’in bize yönelmemesi için İran’ın güçlü bir şekilde ayakta kalması gerekiyor.
Bugün köşe yazımı sizlere sorular sorarak yazacağım.
Soru 1: Ukrayna-Rusya Savaşı’nda kim, kiminle savaşıyor?
Doğru cevap şu: ABD ve Avrupa ülkeleri, Ukrayna üzerinden Rusya ile savaşıyor. Bunu görmemek için kör olmak gerek.
24 Şubat 2022 tarihinde Rus ordularının Ukrayna’ya girmesiyle başlayan ve hem bölgesel hem de küresel dengeleri değiştiren, gıda ve enerji krizine yol açan bu savaşta Türkiye; orta yol izleyerek çok başarılı bir arabuluculuk rolü üstlenmiş ve bunu sürdürmektedir.
Soru 2: İsrail’deki bir avuç yönetici, ABD Başkanı Donald Trump’ı da işin içine çekerek İran’a saldırdı. 28 Şubat’tan bugüne ABD-İsrail ortak bir İran savaşı izliyoruz, doğru mu?
Soru 3: Geçtiğimiz yıl yaşanan 12 günlük savaşta İran, istihbarat ve güvenlik açısından zayıf görünse de füze altyapısını ve savaş düzenini iyi kurmuş mudur?
Soru 4: İran neden İslam ülkelerini, yani Körfez ülkelerindeki ABD üslerini vuruyor? “Doğrudan İsrail varken neden?” diye hepimiz sorguladık, doğru mu?
Evet dediğinizi duyar gibiyim.
Cevap: İran’dan ateşlenen füzeleri, Körfez ülkelerindeki ABD radarları tespit ederek anında İsrail’e bildiriyor. Füzelerin yönü, geçeceği güzergâh ve varış süresi yapay zekâ ile hesaplanıyor; ardından hava savunma sistemleri devreye girerek füzeleri havada imha ediyor. Nitekim 12 günlük savaşta hiçbir füzenin hedefe ulaşamadığını gördük.
İran, ABD üslerini vurarak aslında İsrail’i “kör” etmeyi hedefledi. Nitekim 21 Mart’ı 22 Mart’a bağlayan gece buna şahit olduk. İsrail’in Demir Kubbe sistemi etkisiz kaldı ve İran birçok noktayı vurdu. Çünkü radar sistemleri devre dışı kalmıştı. İsrail füzeleri ancak yaklaştıktan sonra görebildiği için müdahale gecikti. Bu nedenle çok sayıda ölü ve yaralı olduğu ifade ediliyor. Ancak basına uygulanan sansür nedeniyle sağlıklı bilgiye ulaşmak zor.
ABD ve İsrail’in İran üzerinden yürüttüğü süreç, aslında daha büyük bir mücadelenin parçasıdır: ABD-Çin-Rusya rekabeti…
Xi Jinping yönetimindeki Çin’in İran’a füze ve uydu desteği verdiği konuşuluyor.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de İran’a destek mesajları veriyor.
Bu tablo bize şunu gösteriyor:
Rusya-Ukrayna savaşı ne ise, ABD-İsrail üzerinden İran’da yaşananlar da benzer ölçekte bir güç mücadelesidir. İran bir cephe, arkasında ise küresel güçler vardır.
Çin , Uydu ve Füze denemesini İran Üzerinden yapıyor, Katil soy kırımcı İsrail Gazze'ye yaptığı bin de biri ile yıkıldı !
Peki bu savaş, 3. Dünya Savaşı’na dönüşür mü?
Buradan şuraya geliyorum:
Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın savunma sanayii ve uydu çalışmalarına hız vermesi son derece stratejik bir adımdır. Bugün uzayda söz sahibi ülkelerden biri olma yolunda ilerliyoruz. “Bu uydulara ne gerek var?” diyenler, bugün yaşananları iyi okumalıdır.
Çünkü uydunuz yoksa, dünyada “kör” olursunuz. Bugün İsrail örneğinde bunun önemini açıkça görüyoruz.
Çin’in İran’a sağladığı uydu desteği, bu gerçeği bir kez daha ortaya koymuştur.
Çin ve Rusya’nın bu sürece dahil olmasıyla birlikte tablo netleşmiştir:
İRAN AYAKTA KALMALI!
Türkiye’nin güvenliği; İran’dan, Suriye’den, Kıbrıs’tan ve Irak’tan başlar. İsrail’in nihai hedefinin Türkiye olduğu iddiaları göz önüne alındığında, bize düşen görev açıktır: Savunma sanayisine daha fazla yatırım yaparak tam bağımsız Türkiye’yi inşa etmek.
Bugün; emekli maaşını, ekonomik krizi ve günlük tartışmaları bir kenara bırakıp, savunma sanayisini daha hızlı geliştirmeliyiz.
Kahramanmaraş’ta kurulacak olan TUSAŞ fabrikasının uçak montaj bölümünü bir yılda değil, altı ayda tamamlamalıyız. 7 gün 24 saat çalışmalıyız. Kaybedecek bir saniyemiz bile yok.
Mübarek Ramazan Bayramı bugün sona eriyor. Yarın iş başı…
Ülkemiz için daha çok çalışmalıyız.
Unutmayalım: Vatan olmazsa, biz de olmayız.
Hayırlı Bayramlar.