İftiracı Hainlerin Sonu!
İnsan oğlu çiğ süt emmiştir derler…
Menfaat bittiği yerde, dostluk da biter çoğu zaman. Dün omuz omuza yürüdüğün, bugün seni tanımaz olur. Mevlâm bize duygu vermiş, iki göz vermiş, az sözden çok anlamak için feraset vermiş. Ama nefsimize esir olduğumuzda; hata yapıyor, dedikoduya bulaşıyor, gıybete düşüyoruz.
İtiraf ediyorum…
Geceleri yazımı yazarken içim yanıyor, gözlerim doluyor. Tövbe ediyorum.
Bilmiyorum, ağlasam mı ağlamasam mı…
Yüzüm gülmüyor be dostlar.
Bugün ne olduğunu, yarın ne olacağını bilenlerden oldum. Kırklara, yedilere karıştım derler ya…
Yarını gören oldum.
Mikrofonu elime alsam; “Bilmem çağlasam mı, çağlamasam mı?” diyorum.
Yanar döner, içi yalan dışı yalan, Allah korkusu olmayan iftiracıları görünce içim yanıyor.
Buna yürek nasıl dayansın?
Bilmem söylesem mi, söylemesem mi…
Şunu çok net söylüyorum:
Birine iftira atan kişi, bu dünyada da cezasını çeker, ahirette ise hesabı çok çetin olur.
Ya kendisiyle, ya evladıyla, ya kardeşiyle, ya da ailesinden biriyle…
Kaza olur, bela olur, hastalık olur.
Allah ne güzel vekildir!
Özellikle 15 Temmuz sonrası; kendini kurtarmak için başkalarına iftira atanları gördük.
İftirayla emekli olanları, cezaevinden çıkanları, yurt dışına kaçanları…
Ama arkalarında bıraktıkları aileler, çocuklar ne bedeller ödedi!
Kimi trafik kazasında, kimi başka felaketlerde…
Kurtulduklarını sandılar ama kurtulamadılar.
Ahirette hesap daha da ağır olacak.
İftira atarak kurtulduğunu sanıyorsun ama öyle değil!
Allah, kul hakkını yanına bırakmaz.
Bu dünyada da koymaz, ahirette de…
Bizzat yaşadım.
Bir FETÖ mensubu, 2015 yılında toplum içinde bana hakaret ederek şunu söyledi:
“Seni de, Erdoğan’ı da idam edeceğiz. Aklın varsa bize destek ver!”
Bir hafta sonra Yunanistan’a kaçarken botta yakalandı.
O günden bugüne cezaevinde.
Allah’ın adaleti işte budur.
Bir başkası, 15 Temmuz’dan bir hafta sonra emekli oldu.
Birçok kişiye iftira attı, cezaevinden kurtulduğunu sandı.
Ama ailesi trafik kazası geçirdi, yakınları çeşitli kazalarla hayatını kaybetti.
Yine de akıllanmadı.
Ben ne diyorum?
“Allah’ım, hainleri sana havale ediyorum. Sen güzel vekilsin.”
Tüm mazlumların, mağdurların vekili sensin Allah’ım…
Ahırdağı Niye Böyle Gamlısın?
Ahırdağı…
Sen ezelden böyle değildin.
Yiğitlerin mertti. Sonunda ölüm olsa bile doğruyu söylerdi.
Ne oldu sana Ahırdağı?
Maraş edeleri mertti.
Yiğitlerin sende gezerdi.
Fitnenin ateşi, yağlı Fransız kurşunu bile bu kadar yakamamıştı bu şehri.
Ahırdağı, adalet güneşi bize niye değmedi?
İftira, fitne, yalan, yanar döner insanları neden bağrında saklarsın?
Allah güzel vekildir.
İftiracıların yanına ne bu dünyada koyar, ne ahirette…
Cezasını verir; ister trafik kazasıyla, ister iş kazasıyla, ister hastalıkla…
Ama onlar görmek istemez, anlamaz ya da anlamazlıktan gelir.
Bugün biraz sitem ettim…
Biraz da intizar…
Hayırlı günler diliyorum.