Gerçeği Saptırmak! Doğru mu?

Kahramanmaraş Lokantacılar ve Pastaneciler Odası Başkanı Hacı Fidan, yönetim kurulu üyeleri ve onur konuğu KMESOB Başkanı Ahmet Kuybu’nun da katıldığı iftar yemeğine biz de iştirak ettik.

Gerçeği Saptırmak! Doğru mu?

Kahramanmaraş Lokantacılar ve Pastaneciler Odası Başkanı Hacı Fidan, yönetim kurulu üyeleri ve onur konuğu KMESOB Başkanı Ahmet Kuybu’nun da katıldığı iftar yemeğine biz de iştirak ettik.

Her şeyi işimize geldiği gibi eğip bükmenin, ne yazık ki toplumda bir alışkanlık hâline geldiğine bir kez daha şahit olduk.

Sevgili okurlarım; gerçeği, doğru olanı yazmak ve söylemek zorundayız. Bizim görevimiz budur.

İftar yemeğinde, Kahramanmaraş konuşuldu. Şehrin imarı, yeniden yapılanması, esnafın durumu ele alındı. Şehre dair ne varsa pek çok konu gündeme geldi. 6 Şubat 2023 Pazartesi günü saat 04.17’de meydana gelen 7.7 büyüklüğündeki “asrın felaketi” depremin ardından, esnafa KOSGEB tarafından verilen destekler de konuşulan başlıklar arasındaydı.

Deprem sonrası verilen, iki yıl ödemesiz, ardından geri ödemeli 400 bin TL kredi konusu gündeme geldi. Bazı kişilerin “Bu hibe değil miydi?” sorusu üzerine KMESOB Başkanı Ahmet Kuybu şu açıklamalarda bulundu:

“Biz o gün, ‘İhtiyacı olana verin, ihtiyacı olmayana vermeyin’ dedik. Ama kimi araba aldı, kimi altın aldı, kimi bağ aldı. Bugün ödeme günü geldiğinde ise ‘Ödemesek olmaz mı?’ diyerek siyasete baskı yapılıyor. Bu doğru değil.”

Kuybu sözlerine şöyle devam etti:

“Herkese neredeyse bedava gibi dağıtıldı. Bugün geri ödemesi başladı. Zamanında ödeme yapmayanlardan bu paralar faiziyle birlikte geri alınıyor, haberiniz olsun.”

Ayrıca şu önemli vurguyu yaptı:

“Bu para hibe ya da Avrupa Birliği’nden gelen bir destek değildi. Bu, bizim esnafımızın kaynağıydı. Defalarca uyardık: ‘İhtiyacınız yoksa almayın’ dedik. Ama neredeyse herkes aldı. Gerçeği saptırarak bir yere varamayız. Bir de ‘hibe’ hikâyesi ortaya çıkarıldı.”

Deprem sonrası kuyumcularda yaşanan hareketlilik de dikkat çekiciydi. Öyle ki bazı kuyumcu esnafları, “Eskiden elimizde altın olurdu, satacak müşteri bulamazdık. Şimdi ise para var ama satacak altın yok” diye dert yandı. Bu duruma defalarca şahit olduk.

6 Şubat depremleri, sadece fiziki yıkımı değil; toplumsal zafiyetlerimizi de ortaya çıkardı. Ne yazık ki yalan söylemek, iftira atmak, dedikodu yapmak ve başkasını karalamak adeta yaygınlaştı.

Oysa mübarek Ramazan ayındayız. Önümüzde bayram var. Bu manevi iklimde herkes birbirine karşı daha hassas olmalı; helalleşmeli, özür dilemeli ve doğruluktan sapmamalıdır. Gerçeği saptırmadan, iftiradan ve yalandan uzak durmamız gerekiyor.

Gerçeği saptırmak doğru mu ? , iş yeri zarar görende bedava para gibi koşup aldı, zarar görmeyende , sonra şehir efsanesi uydurduk yalan ve dedi kodu yayıldı , bu para hibe diye böyle bir şey olmadığını bir gazeteci olarak daha öncede yazdım , bugünde başkan birinci ağızdan söylüyor !

Hayırlı günler diliyorum.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri