Dost ve Özlem!

Dost ve Özlem!

Dost ve Özlem!

Bugün dost, dostu arar hâle geldi…

Sosyal medya ve yapay zekâ çağında yaşıyoruz. Öyle bir noktaya geldik ki; karşımıza çıkan bir görüntünün gerçek mi, yoksa yapay zekâ ürünü mü olduğunu ayırt etmek neredeyse imkânsız.

Bir arkadaşınla sohbet ederken “Hamur makinesi alacağım” de… Dakikalar geçmeden karşına onlarca hamur makinesi reklamı düşmeye başlıyor.

“Karavan alacağım, tatile çıkacağım” de… Türkiye’deki tüm karavan firmaları adeta sıraya giriyor.

Gündemde ne varsa, neyi konuşursan konuş; algoritmalar seni dinliyor, seni yönlendiriyor, seni şekillendiriyor… bunu al diyor, yada yap diyor..

Doğa konuşursun doğa, kar konuşursun kar, ilahi konuşursun ilahi… Hatta öyle ki, bir sanatçının sesini bile yapay zekâ ile birebir taklit etmişler. Gerçeğiyle sahtesi iç içe geçmiş durumda.

Artık dünya bir köy değil; bir mahalle kadar yakın. Her şeyden anında haberdar oluyoruz.

Telefonlarımız var, arabalarımız var, yazlıklarımız, bağlarımız, bahçelerimiz var… Lüks otellerde tatil yapacak imkânlarımız da var.

Ama bir şey eksik…

Dost yok…

Ya da var ama ulaşmak zor.

Bulduğumuz dostların da kıymetini bilmeyi unuttuk.

Eskiden insanlar bir araya gelir, saatlerce sohbet ederdi. Bugün ise aynı ortamda herkesin başı telefona eğilmiş durumda…

Camiye gidiyorsun, sosyal medyada gezinenler…
Taziye evine gidiyorsun, Kur’an okunurken telefona dalanlar…

Bu neyin göstergesi?

Sevgili dostlar,

İnsan hafızasını, yani kendi “hard diskini” öyle doldurdu ki artık hatırlama kabiliyetimizi kaybediyoruz.

Bir işi yapmak için ayağa kalkıyoruz, ne yapacağımızı unutuyoruz…

Dün ne izledin?
Unuttum…

Sosyal medyada ne gördün?
Onu da unuttum…

Oysa gazete, dergi, kitap…
Bunlar sadece bilgi değil; beynimizi çalıştıran birer zihinsel egzersizdir.

Okumak, düşünmek, hatırlamak…

İşte insanı insan yapan bunlardır.

Bu gidişle iddia ediyorum; 10 yıl sonra toplumun büyük bir kısmı unutkanlıkla, hatta Alzheimer ile mücadele eder hâle gelecek. Bugün çevremizde çok fazla var aklını kaybeden !

Çünkü biz düşünmeyi değil, kaydırmayı öğrendik…

Konuşmayı değil, izlemeyi…
Dostluğu değil, yalnızlığı seçtik farkında olmadan…

Koca şehirlerde yalnız yaşayan insanlar hâline geldik.

İki kelime konuşacak dost arıyoruz artık…

Bugün 27 Mart 2026, Cuma.

Sevgili okurlarım;

Gelin, bir anlığına telefonları bir kenara bırakalım.
Bir dostu arayalım.
Bir çay içelim.
İki kelime edelim…

Okul , Asker, çocukluk , Mahalle , hac ve umre arkadaşınla iki kalem söz ne kadar önemli beyin çalıştırmak çok çok önemli gelin, hasta olmayalım konuşalım.

Ve en önemlisi…

Okuyalım.

Hayırlı Cumalar.

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Yazarlar Haberleri