Büyük Aile Nasıl Dağılıyor!
Sevgili Okurlarım,
Bugün 30 Ağustos 2026 Pazar.
Bugün sizlere bir aile gerçeğini, görüp yaşadıklarımı anlatarak aktarmak istiyorum.
Yıl 1970 sanıyorum…
Komşumuz Vaysal Ağa vardı. Yedi oğlu, bir kızı vardı. Çocuklarının tamamı evliydi ve hepsi aynı evde oturuyordu. Büyük ve geniş bir aileydiler.
Elbette kaynana-gelin arasında, gelinlerin kendi aralarında zaman zaman anlaşmazlıklar olurdu.
Ama Vaysal Ağa'nın bir sözü vardı:
“Elin kızı benim kızım olup bu eve geldiyse, ben bu ailenin dağılmasına müsaade etmem.”
Kaynana ile gelin arasında veya gelinlerin kendi aralarında bir sürtüşme olduğunda Vaysal Ağa cezayı yalnızca bir kişiye vermez, hepsini birden cezalandırırdı.
Hatta zaman zaman sıra dayağına çeker, ardından da:
“Bu evden cenaze çıkar, herkes otursun!” derdi.
Kimse de sesini çıkaramazdı.
Sonra torunlar dünyaya geldi.
İki torun kavga ettiğinde bile cezayı yalnızca kavga edenlere değil, bazen hepsine birden verirdi.
Askerlik yapanlar bilir…
Bir kişi hata yaptığında bazen bütün bölük ceza çeker.
Vaysal Ağa da aynı mantıkla hareket ederek o büyük ve geniş aileyi, herkesin birbirinden sorumlu olduğu bir düzen içerisinde, ömrünün sonuna kadar aynı çatı altında tuttu.
Ya bugün?
Bugün ise aile yapımıza baktığımızda insanın içi acıyor.
Gelin, kaynanaya nasıl bir hesap sorarım derdinde…
Kaynana, gelinine nasıl bir karşılık veririm hesabında…
Kardeşler ise bazen eşlerinin sözleriyle birbirlerine düşman oluyor.
Anne ve baba hayattayken aynı sofraya oturan kardeşler, anne ve baba vefat edince miras paylaşımı gündeme geldiğinde birbirlerine düşebiliyor.
Mal-mülk ortaya çıkınca ilk kavgayı bazen torunlar başlatıyor.
İşin içine eşler de girince mesele daha da büyüyor.
Bugün öyle olaylar görüyoruz ki kardeş çocukları ve onların eşleri birbirlerine kurşun sıkacak noktaya gelebiliyor.
Peki, biz bu hale nasıl geldik?
Bence önce aileyi yeniden eğitmemiz gerekiyor.
Çocuklarımıza aile kavramını öğretmeliyiz.
Kardeşliğin, akrabalığın, anne-babaya saygının ve büyük aile olmanın değerini yeniden anlatmalıyız.
Büyük aile mutluluğunu gösteren dizi ve filmler yapmalıyız.
Anne, baba, çocuklar ve torunların aynı çatı altında sevgi ve saygı içerisinde yaşadığı aileleri anlatan yapımlar çekilmeli.
Çünkü çocuklarımız televizyondan, internetten ve sosyal medyadan çok şey öğreniyor.
Madem ki ekranlar çocuklarımızı etkiliyor, o zaman aileyi dağıtan değil, aileyi bir arada tutan hikâyeler anlatalım.
Türkiye'nin en büyük meselesi sadece ekonomi değil!
Bugün Türkiye'de bana göre ekonomiden daha önemli bir mesele vardır:
Aile.
Ekonomik sıkıntılar elbette önemlidir.
Ama aile dağıldığında, kardeş kardeşe düşman olduğunda, çocuklar anne-babadan; anne-babalar çocuklardan uzaklaştığında bunun bedelini yalnızca bugünkü nesil değil, gelecek nesiller de öder.
Aile çökerse toplumun temeli de sarsılır.
Bu nedenle aileyi korumak, aslında geleceğimizi korumaktır.
30 Ağustos'ta bir zafer daha kazanabilir miyiz?
Bugün 30 Ağustos Zafer Bayramı.
Ağustos ayı bizim tarihimizde zaferlerle dolu bir ay.
Gelin, yeni bir zafer hedefi daha koyalım.
2027 Ağustos ayında “Aile Savaşını Kazandık” diyebilelim.
Kardeş kardeşe sarılsın.
Gelin kaynanaya, kaynana geline sahip çıksın.
Torunlar dedeleriyle, nineleriyle aynı sofrada buluşsun.
Miras için değil, hatıralar için bir araya gelelim.
Çocuklarımız aile içinde büyüsün.
Çünkü bizim en büyük zenginliğimiz ne evimizdir ne arabamız ne de bankadaki paramız…
Bizim en büyük zenginliğimiz ailemizdir.
Ailemizi kurtaralım.
Büyük aileyi yeniden ayağa kaldıralım.
Çünkü aileyi kurtarmak, Türkiye'nin geleceğini kurtarmaktır.
Kalın sağlıcakla.