Dost ve Özlem!
Bugün dost, dostu arar oldu!
Sosyal medya ve yapay zekâ oyunları, insan figürleri… Gerçeği, yapay zekânın yaptığından ayırt etmek neredeyse mümkün değil!
Akıllı ve yapay zekâ destekli… Akıllı mı, akılsız mı orasını çözemedim. Telefonun yanında bir arkadaşınla konuş: “Hamur makinesi alacağım” de; ne kadar hamur makinesi tanıtımı varsa sırasıyla önüne düşmeye başlıyor.
“İran–ABD ve İsrail şehirlerini yerle bir etti, ABD uçak gemisini vurdu” diye konuş; hemen onunla ilgili görseller bir bir önüne dökülüyor.
“Karavan alacağım, tatile çıkacağım” de; Türkiye’deki tüm karavan firmalarının reklamları peş peşe gelmeye başlıyor.
Sokak röportajları… Özellikle cinsellikle ilgili olanların tümü karşına çıkıyor.
Doğa, kar ve yayla üzerine konuş; onlar çıkıyor.
“Hacılar Kâbe’de ‘Hu Der Allah’” diye konuşmaya başla; ilahiler peş peşe geliyor. Üstelik Celal Karatüre’nin okuduğunun aynısını yapay zekâ ile yapmışlar, bin bir örnek var.
Bugün dünyamız bir köy değil, adeta bir mahalle oldu. Ne olup bittiğini birkaç dakika sonra öğreniyorsun.
Telefon, otomobil, yazlık-kışlık ev, bağ-bahçe… Yeryüzünde ne varsa hepsine sahip olduk. Lüks otellerde tatil yapma imkânımız var.
Ama gel gör ki; dost ve arkadaş bulmak çok zorlaştı. Bulabildiğimiz varsa onun kıymetini bilmek gerekiyor.
Telefonları bir kenara atarak dostlarla bugünü, yarını, geçmişi konuşamaz olduk. Camiye gidiyorsun, insanlar telefonla sosyal medyada geziyor. Taziye evine gidiyorsun, hoca Kur’an-ı Kerim okuyor; millet telefonla oynuyor.
Sevgili dostlar; hafızaları, yani insan “hard diskini” öyle doldurduk ki yarım saat önce sosyal medyada gördüğümüzü veya şehirde yaşadığımızı unutur hâle geldik.
Aklıma bir iş düşüyor; onu yapmaya ayağa kalktığımda ne yapacağımı unutuyorum. Dün televizyonda haberlerde ne gördün? Unuttum. Sosyal medyada ne gördün? Unuttum.
Oysa gazete, dergi, kitap; çevirip çevirip okuduğun, beyni çalıştıran birer jimnastik aleti gibidir.
Bu gidişle Türkiye’de insanların 10 yıl sonra yüzde ellisi, iddia ediyorum, Alzheimer hastası olacaktır.
Beyinlerimizi çalıştırmamız gerek. Sosyal medyada sosyalleşelim derken koca şehirlerde yalnız, tek başına yaşayan insanlar hâline geldik. İki kelime konuşacak dost arar olduk.
Bugün 27 Mart 2026 Cuma.
Sevgili okurlarım; hayırlı cumalar diliyorum. Sizleri okumaya davet ediyorum. Şu telefonları bir kenara bırakınız.
Hayırlı Cumalar.