BU ŞEHRİN EMEĞİNE YAZIK!

BU ŞEHRİN EMEĞİNE YAZIK!

BU ŞEHRİN EMEĞİNE YAZIK!

Sevgili Okurlarım,

Alt yapınız olmadan, su üzerinde yüzen balon gibi “Kültür Yolu Festivali” demenin ne anlamı var?

Kahramanmaraş olarak bu festivale verdiğimiz emeğe, harcadığımız kaynaklara gerçekten yazık!

Kahramanmaraş’ın tanıtımına ve bu organizasyonun şehre katkısına baktığım zaman, kocaman bir sıfır görüyorum.

Yıllardır aynı şeyleri yapıyoruz.

Ankara’da, İstanbul’da “Kahramanmaraş Tanıtım Günleri” düzenleniyor. Birileri organizasyondan para kazanıyor, birilerinin cebine güzel paralar giriyor. Peki, sonuç ne?

Olan yine Kahramanmaraş esnafına oluyor!

Bizim paramız, bizim emeğimiz, bizim şehrimizin adı kullanılarak harcanıyor; fakat şehrimize kalıcı olarak ne kazandırılıyor?

Ben bir türlü anlamıyorum.

Biz birbirimizi niye kandırıyoruz?

Gelin, artık samimi olalım. Sahtekârlığa, göstermelik işlere ve günü kurtarmaya prim vermeyelim.

BU YEMEKLERİ NEREDE BULACAĞIZ?

Kahramanmaraş’a günübirlik gelen bir yabancıya, aşağıdaki fotoğrafta görülen yemeklerin tamamını bir arada bulabileceği tek bir adres gösterebilir misiniz?

Gösteremezsiniz!

İşte asıl mesele burada.

“Kahramanmaraş mutfağı” diyoruz.

Kelle paça diyoruz, eli böğründe diyoruz, sulu yemeklerimizden söz ediyoruz, yöresel tatlarımızı anlatıyoruz.

Televizyon kanalları geliyor, yemek programları çekiliyor. Kameralar kuruluyor, yemekler hazırlanıyor, yayınlar yapılıyor.

Peki, Kahramanmaraş’a gelen vatandaş bu yemekleri nerede yiyecek?

İşte bunu düşünmüyoruz!

Kültür Yolu Festivali yapıyoruz.

İnsanları şehre davet ediyoruz.

Tanıtım yapıyoruz.

Ama gelen insanın önüne koyacağımız, her gün bulabileceği, kaliteli ve geleneksel Kahramanmaraş yemeklerinin sunulduğu doğru dürüst bir gastronomi altyapımız yok.

Bir tehsisde bu yemekleri bulacak bir yer adresi bilen var mı ?

HER İŞİN BİR USTASI VARDIR

Kelle paça, ustasında yenir.

Eli böğründe, kiremitte değil, tenekede ve ustasının elinden yenir.

Sulu yemek, onu yıllardır yapan, işinin ehli bir lokantada yenir.

Son dönemde dondurmacılar, pastaneler ve lokantalar da bu yemekleri yapmaya çalışıyor.

Ama kusura bakmayın...

Her işin bir ustası vardır!

Ustalık başka bir şeydir.

Bir yemeğin tarifini bilmek başka, o yemeği yıllardır aynı lezzette hazırlamak bambaşka bir şeydir.

Kahramanmaraş mutfağını tanıtacağız diye, mutfağımızın özünü ve ustalarını göz ardı edersek ortaya sadece göstermelik bir tanıtım çıkar.

ÖNCE ALT YAPI!

Ben bunu yıllardır yazıyorum, yıllardır söylüyorum:

Önce altyapı!

Bugün bu yemeklerin tamamını bir işletmede yapmaya kalksanız, günlük satışını yapmak kolay değildir.

Çünkü talep sürekliliği yok.

O zaman ne yapılmalı?

Belediyenin öncülüğünde, kâr-zarar hesabına bakılmaksızın, geleneksel Kahramanmaraş yemeklerinin her gün taze olarak hazırlanıp sunulduğu bir tesis kurulmalı.

Kelle paça olacak.

Eli böğründe olacak.

Sulu yemekler olacak.

Yöresel tatlarımız olacak.

Kahramanmaraş’ın gerçek mutfağı burada yaşatılacak.

İnsan şehre geldiğinde, “Kahramanmaraş yemeği nerede yenir?” diye sormayacak.

Tek bir adres bilecek ve oraya gidecek.

İşte o zaman gastronomi turizminin altyapısını oluşturmuş oluruz.

Bir şehir böyle tanıtılır.

Bir şehrin mutfağı böyle yaşatılır.

Gaziantep 1980 yıllarda bunu yaparak bugünkü konuma geldi.

BİRİLERİ GELİYOR, YİYOR, İÇİYOR VE GİDİYOR!

Şimdi ne oluyor?

Birileri organizasyon yapıyor.

Geliyorlar.

Yiyorlar.

İçiyorlar.

Fotoğraflar çekiliyor.

Televizyonlar geliyor.

Programlar hazırlanıyor.

Sonra herkes gidiyor.

Peki sonra?

Kahramanmaraş’a ne kalıyor?

Esnafa ne kalıyor?

Şehrin turizmine ne kalıyor?

Gelecek yıl yine aynı şeyleri konuşuyoruz.

Yine festival...

Yine tanıtım...

Yine organizasyon...

Yine harcanan paralar...

Ama ortada kalıcı bir altyapı yok!

KAHRAMANMARAŞ'I KENDİMİZ KANDIRMADAN TANITALIM

Artık Kahramanmaraş’ı göstermelik organizasyonlarla değil, gerçek değerleriyle tanıtmalıyız.

Bizim tarihimiz var.

Kültürümüz var.

Gastronomimiz var.

Ustalarımız var.

Yöresel ürünlerimiz var.

Ama bunları günlük hayatta yaşatacak, şehre gelen insanın ulaşabileceği kalıcı mekânlarımız yoksa yapılan tanıtımın ne kadar faydası olur?

Kültür Yolu Festivali elbette yapılabilir.

Festivale karşı değilim.

Ben plansızlığa, altyapısızlığa ve günü kurtaran anlayışa karşıyım.

Kahramanmaraş’ın parasını harcarken hesabını yapmak zorundayız.

Bu şehrin insanının emeğine yazık!

Bu şehrin esnafının alın terine yazık!

Bu şehrin kaynaklarına yazık!

Yıllardır söylüyorum:

Önce altyapıyı kurun, sonra tanıtın.

Önce gelen insanın yiyeceği yemeği hazır edin.

Önce şehrin mutfağını ayağa kaldırın.

Önce ustasına sahip çıkın.

Sonra Türkiye’ye, dünyaya tanıtın.

Yoksa birileri organize eder, gelir, yer, içer, gider...

Biz de arkasından bakarız.

Daha ne kadar böyle devam edeceğiz?

Daha kimler bizi, bizim paramızla tanıtım yapıyoruz diyerek ne kadar soyacak?

Buyurun, Kültür Yolu Festivali’ne...

Paralar yine gitti!

Peki Kahramanmaraş’a ne kaldı?

Kalın sağlıcakla.

Gazeteci Yazar Bekir Doğan

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Yazarlar Haberleri