Berat Gecesi: Affın, Arınmanın ve Yeniden Başlamanın Vakti
Şaban ayının en müstesna gecelerinden biri olan Berat Kandili’ne bir kez daha erişmenin huzurunu yaşıyoruz. Takvimler Şaban ayının 14’ünü 15’ine bağlayan bu geceyi gösterirken, gönüllerimiz de affa, rahmete ve ilahi merhamete yöneliyor. Berat; kelime anlamı itibarıyla temize çıkmak, yüklerden kurtulmak, ilahi af ve bağışlanmaya nail olmak demektir. İşte bu gece, tam da bu anlamın ruhumuza sirayet ettiği kutlu bir zaman dilimidir.
Berat Kandili, İslam dünyasında tövbe kapılarının sonuna kadar açıldığı, duaların geri çevrilmediğine inanılan mübarek gecelerden biri olarak kabul edilir. Dini kaynaklarda yer alan rivayetlerde, Yüce Allah’ın bu gecede rahmetiyle dünya semasına tecelli ettiği, samimiyetle af dileyen kullarını bağışladığı ifade edilir. Her ne kadar bu hadislerin bir kısmının sened yönünden zayıf olduğu belirtilse de, asırlardır Müslümanların gönlünde bu gece ayrı bir yer edinmiştir.
Berat gecesi, sadece geçmişin muhasebesini yapmak için değil; geleceğe dair niyetleri gözden geçirmek için de önemli bir fırsattır. İnsan, bu gecede kendisiyle baş başa kalır. Kalbinin aynasına bakar; kırdıklarını, ihmal ettiklerini, ertelediklerini düşünür. Çünkü Berat, yalnızca bireysel günahlardan arınmak değil; kul hakkından sakınmayı, gönül almayı ve yeniden doğrulmayı da içinde barındırır.
İslam âlimlerinin bir kısmı, kıblenin Kudüs’teki Mescid-i Aksa’dan Mekke’deki Kâbe’ye çevrilmesinin hicretin ikinci yılında Berat gecesinde gerçekleştiğini kabul eder. Bu yorum, Berat Kandili’ne tarihsel ve sembolik açıdan ayrı bir derinlik kazandırır. Yönünü değiştiren bir ümmetin hikâyesiyle, yönünü yeniden bulmak isteyen gönüllerin duası bu gecede buluşur.
Yine bazı kaynaklarda Kur’an-ı Kerim’in tamamının Levh-i Mahfûz’dan dünya semasına bu gecede indirildiği, Kadir Gecesi’nde ise ayetlerin peyderpey inmeye başladığı yönünde yorumlar yer alır. Bu anlayış, Berat gecesini ilahi kelamla buluşmanın manevi eşiği olarak görmemize vesile olur.
Berat Kandili’nde yapılacak ibadetler konusunda bilinmesi gereken önemli bir husus vardır: Bu geceye özgü farz ya da vacip kılınmış özel bir namaz veya dua yoktur. Ancak bu, gecenin ibadetle değerlendirilmemesi gerektiği anlamına gelmez. Aksine, dua kul ile Rabbi arasındaki en samimi bağdır. Kişi, içinden geldiği gibi ellerini semaya açar; pişmanlıklarını, umutlarını, şükrünü ve taleplerini dile getirir.
Alimlerin tavsiye ettiği dualar ve sureler elbette vardır. Fakat en kıymetli dua, kalpten kopup gelen, samimi ve riyasız olandır. Berat gecesi, “Allah’ım beni affet” demekten öte, “Allah’ım beni düzelt” diyebilme cesaretini gösterebilmektir.
Bu gece vesilesiyle kırgınlıkları geride bırakmak, helalleşmek, kin ve nefretten arınmak da ibadetin bir parçasıdır. Çünkü affedilmeyi isteyen, affetmeyi de bilmelidir.
Berat Kandili; geçmişin yükünü hafifletip, geleceğe daha temiz bir sayfa açabilme umududur. Rabbimizin rahmetine sığınarak, kendimiz ve tüm insanlık için hayır dilemektir. Bu mübarek gecenin; şehrimize, ülkemize ve İslam âlemine huzur, bereket ve esenlik getirmesini temenni ediyorum.
Nice Berat gecelerinde, affa daha yakın, merhamete daha layık kullardan olabilmek duasıyla…