Amerika gittiği yerde zulüm

Amerika gittiği yerde zulüm, çıktığı yerde yıkım bırakıyor.Amerika bir işgal hesabı yaparken dersine iyi çalışıyor. Bunu da dünyaya yutturuyordu. Lakin artık bu dümeni rahat işlemiyor. Amerika kirli emellerini ifşa etmek...

Amerika gittiği yerde zulüm, çıktığı yerde yıkım bırakıyor.

Amerika bir işgal hesabı yaparken dersine iyi çalışıyor. Bunu da dünyaya yutturuyordu. Lakin artık bu dümeni rahat işlemiyor. Amerika kirli emellerini ifşa etmek için iki sloganla gidiyordu. “Terörle mücadele ve demokrasi” öyle ki terörle mücadele şöyle dursun terörle iş birliği yapar. Demokrasi mi? Zerresi olmaz. Bunlar Amerika için klişe ifadeler… Dünya artık bu yalanlarına inanmıyor.

Son olarak Afganistan’ı Taliban’a bıraktı. Yıllar önce Taliban’a karşı harekete geçmedi mi? Ne oldu da şimdi işgal ettiği Afganistan’ı Taliban’a bıraktı. Amerika’nın terörle mücadele, demokrasi yaygaralarına inanan kaldı mı acaba? Müttefikim der, terörle bir olur müttefikine karşı cephe açar. Suriye de olmadı mı? Sözde DAEŞ le mücadele ediyor. PYD/ YPG ye sınırsız destek vererek Türkiye’ye karşı kışkırtmadılar mı? Sınırımızda sözde bir Kürt devleti maskesi altında terör örgütlerini koruyup kollamadılar mı? Amerika’nın müttefiklerini memnun edici bir adım atma hesabı yapmamış, kendi hırs ve işgal etme arzuları ruhlarına işlemiştir. Vietnam da öyle olmadı mı? Yirmi yıldan fazla müdahale de bulundu. Yenilgiyle ayrıldı. Geride büyük bir yıkım ve gözyaşlarıyla kaos bıraktı. Irak işgali aynı zulümlerle dolu net rakam belirsizliğini korurken bir milyon civarında sivil vatandaşın öldüğü aşikâr. Çekildiğinde ne oldu. Birbirine düşmanca bakan bir halk bıraktı. Amerika’nın demokrasi yalanlarınaaldanan ırak halkı Saddam’ın heykellerini büyük bir zevkle yıktılar. Sonuç demokrasi yerine halkı birbirine düşüren kin yumağına bürünmüş bir halk. Amerika’nın nasıl bir demokrasi getirdiğini gören halkın pişmanlığı fayda verir mi? Ne mümkün?