24 Yıl Sonra Gelen Nefes: Bu Millet Yeniden Ayağa Kalktı
Tam 24 yıl…
Bir neslin büyüdüğü, umut ettiği, hayal kırıklıklarıyla sınandığı uzun bir bekleyiş… Ve sonunda o an geldi.
Ay yıldızlı formayı taşıyan Türkiye Millî Futbol Takımı, zorlu şartlara rağmen, yağmurun altında, adeta sabun gibi kayan zeminde ayakta kalmayı başardı. Sadece bir futbol maçı değildi bu; sabrın, inancın ve mücadele ruhunun sahaya yansımasıydı.
Maçın başından sonuna kadar yüreğimiz ağzımızdaydı.
Rakip Kosova Millî Futbol Takımı sertti, temaslıydı, zaman zaman oyunun dozunu artırdı. Ama bizim çocuklar yılmadı. Yoğun pres, disiplinli savunma ve doğru zamanda gelen o kritik gol…
İşte o gol, sadece skoru değiştirmedi; bir milletin kaderine dokundu.
Açık konuşmak gerekirse, iş uzatmalara kalsa, hele ki penaltılara gitseydi, işimiz zor olabilirdi. Futbolun o acımasız tarafını defalarca yaşadık. Ama bu kez kaderi beklemedik; kaderi yazdık.
Sahada A’dan Z’ye herkes görevini yaptı.
Kimse sorumluluktan kaçmadı, kimse geri adım atmadı.
Bu bir takım zaferiydi… Bu bir millet zaferiydi.
Ve sonra…
O son düdük çaldı.
İşte o an Türkiye ayağa kalktı.
Kahramanmaraş’ta sokaklar doldu taştı. İnsanlar araçlarından indi, bayraklarını aldı, birbirine sarıldı. Yıllardır biriktirilen özlem, bir anda sevinç seline dönüştü. Televizyonlara baktığımızda sadece bir şehir değil, bir ülke ayaktaydı.
Bu sevinç; sadece bir galibiyetin değil, yeniden dirilişin sevincidir.
Bugün bir başka hayali de anmadan geçmek olmaz:
Keşke Akedaş Kahramanmaraş İstiklal Spor da bu ruhla yürüyüp birinci lige yükselse… Bu şehir bunu hak ediyor. Bu şehir mücadeleyi biliyor, beklemeyi biliyor, sonunda kazanmayı da biliyor.
Netice basit gibi görünüyor:
Bir gol…
Ama o bir golün arkasında yıllar var, emek var, gözyaşı var, umut var.
Ve şimdi…
Dünya Kupası kapısı aralandı.
Bu sadece bir başlangıç.
Bu millet yeniden ayağa kalktıysa, devamı da gelir.
Kalemin söylediği son söz şudur:
Bu zafer, inananların zaferidir.