ZAMAN DEĞİŞTİ, İNSANLAR DEĞİŞTİ, DOSTLUKLAR AZALDI!
Sevgili Okurlarım,
Çeyrek asır öncesine gidelim… İnsanlar birbirine selam verir, komşusunun derdiyle dertlenir, bir tas çorbayı paylaşırdı. Dostluk, çıkarla değil hatırla; sevgi, hesapla değil gönülle ölçülürdü.
Peki, ne oldu bize? Dünya mı değişti, zaman mı hızlandı, yoksa insan insanlığını mı unuttu?
Bugün yüzlerce insan tanıyoruz ama kaçına gerçekten güveniyoruz? Bize “Dostum!” diyenlerin bir kısmı, işi bitince selamı kesiyor. Makamımız varken çevremiz kalabalık, işlerimiz bozulunca etrafımız sessizleşiyor. Soframız doluyken eksik olmayanlar, dara düştüğümüzde bir telefon açmayı bile unutuyor.
Demek ki herkes yanımızda yürüyen dost değil; bazıları yalnızca işine geldiği yere kadar bizimle!
Eskiden bir selam gönül alır, bir ziyaret hatır sorar, bir kapının çalınması yalnızlığı giderirdi. Bugün telefonlarımız dolu, sosyal medya hesaplarımız kalabalık; ama içimizi dökeceğimiz insan sayısı giderek azalıyor. Birbirimize mesaj gönderiyoruz ama gönlümüzden geçenleri anlatamıyoruz.
Kalabalıklar çoğaldı, samimiyet azaldı!
Oysa gerçek dost, sizin paranıza, makamınıza, şöhretinize değil, kişiliğinize değer verendir. Başarınıza kıskanmadan sevinen, hatanızı yüzünüze söyleyen, düştüğünüzde elinizi tutan kişidir. Herkes sırtını döndüğünde bile sizi yalnız bırakmayandır.
Dostluk, her gün yan yana olmak değildir; bazen aylarca görüşmeseniz bile gönülden gönüle kurulan bağı korumaktır. Gerçek dost, yaptığı iyiliğin hesabını tutmaz, verdiği desteği bir gün başınıza kakmaz.
Dost dediğin, işi düşünce kapınızı çalan değil; hiçbir işi düşmediği hâlde hâlinizi hatırınızı sorandır.
Sevgili Okurlarım,
Bugün üç beş candan dostunuz varsa onların kıymetini bilin. Siz de iyi gün dostu olmayın; arkadaşınızın hastalığında, cenazesinde, sıkıntısında ve sessizliğinde yanında olun. Çünkü dostluk, yalnızca sevinci paylaşmak değil, acıyı da omuzlamaktır.
Hayat kısa, zaman acımasızca akıp gidiyor. Bugün varız, yarın yokuz. Ne makam kalacak ne servet… Geride bıraktığımız iyilikler, verdiğimiz sözler ve insanların gönlünde tuttuğumuz yer kalacak.
Unutmayın: Menfaat biter, makam gider, para tükenir; insanın gerçek yüzü ve dostluğunun değeri, işte o zaman ortaya çıkar!
Selamı menfaate, sevgiyi hesaba, dostluğu çıkara bağlamayalım. Birbirimizi kaybetmeden kıymet bilelim. Çünkü bazen insan, gerçek bir dostun değerini onu kaybettikten sonra anlıyor.
Kalın sağlıcakla…
