Bir zamanlar aynı sofraya oturduğumuz, bugün mezar taşına sarıldığımız dostlarımız gelir…
![]()
Sütçü İmamlar gelir…
Senem Ayşeler gelir…
Milli mücadele ruhunu omuzlayanlar gelir…
Belki de boğazımızın düğümlenmesinin sebebi budur…
Çünkü Müslümanın derdi sadece kendisi olamaz…
Peygamber Efendimizin şu ikazı yankılanır içimde:
“Müslümanların derdiyle dertlenmeyen bizden değildir.”
Bir âlime sormuşlar:
“Niçin hiç gülmüyorsun?”
Şöyle cevap vermiş:
“Yolu ateş köprüsünün üzerinden geçen insan nasıl rahat gülebilir?..”
Evet… Bayram sevinçtir. Torunlarımızın gözlerindeki ışık, evlatlarımızın tebessümü, ailemizle geçirilen güzel vakitler nimettir, şükür sebebidir…
Ama Kurban Bayramı biraz da muhasebedir…
Yetimin başını okşamaktır…
Yoksulu gözetmektir…
Paylaşmaktır…
Nefsini sorgulamaktır…
Ve Allah’a şu soruyu sorabilmektir:
“Ey Rabbim, sana ne kadar yakınım?..”
Belki mesele bayramı sadece gülmek ve eğlenmek sanmak değildir…
Belki bayram; merhameti büyütmektir…
Şehidin emanetine sahip çıkmaktır…
Mazlumun yükünü kalbinde hissedebilmektir…
Çünkü inanırım ki; Müslümanın kalbi sadece kendi evi bayram yeri olunca değil, ümmetin acısı dinince gerçek huzura kavuşacaktır…
Bu vesileyle; vatanımız, milletimiz, bayrağımız ve mukaddesatımız uğruna canlarını feda eden tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve dualarla yâd ediyorum…
Başta şehit ailelerimiz olmak üzere; depremde yakınlarını kaybeden kardeşlerimize, mahzun gönüllere, yetimlerimize ve tüm hemşehrilerimize sağlık, sabır, huzur ve bereket diliyorum…
Kurbanın; gönüllerimize merhamet, sofralarımıza bereket, memleketimize birlik, İslam coğrafyasına huzur getirmesini Rabbimden niyaz ediyorum…
Aziz Kahramanmaraşlı hemşehrilerimin, milletimizin ve Türk-İslam âleminin mübarek Kurban Bayramı’nı gönülden tebrik ediyor; bayramın hayırlara, birlik ve kardeşliğe vesile olmasını diliyorum…
Mehmet Akpınar
26 Mayıs 2026