AFYON’DA MUSTAFA KEMAL’İ VE BÜYÜK TAARRUZ’U DİNLİYORUM

AFYON’DA MUSTAFA KEMAL’İ VE BÜYÜK TAARRUZ’U DİNLİYORUM

AFYON’DA MUSTAFA KEMAL’İ VE BÜYÜK TAARRUZ’U DİNLİYORUM

Kocatepe’den şehitliklere uzanan zafer yolunda, Millî Mücadele’nin izleri bugün de yaşamaya devam ediyor

AFYONKARAHİSAR – Bazı şehirler vardır; tarih kitaplarında anlatılanları okumakla yetinmez, o toprağa bastığınızda geçmişi adeta yeniden yaşarsınız. Afyonkarahisar da işte böyle bir şehir…

Küresel Gazeteciler Konseyi AFYONKARAHİSAR Buluşması da gazeteciler bir araya geldi

Büyük Taarruz’un başladığı, Millî Mücadele’nin en kritik safhalarından birinin yaşandığı bu topraklarda bugün, bağımsızlığımızın hangi bedeller ödenerek kazanıldığını bir kez daha hissediyoruz.

26 Ağustos 1922’de Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın önderliğinde başlayan Büyük Taarruz’un izlerini sürerken, Kocatepe’den şehitliklere, müzelerden anıtlara kadar her taşın altında ayrı bir hikâyeyle karşılaşıyoruz.

Burası yalnızca bir şehir değil; Millî Mücadele’nin hafızasıdır.

KOCATEPE’DE TARİHLE YÜZLEŞMEK

Kocatepe’ye çıktığınızda, Büyük Taarruz’un başladığı günleri düşünmeden edemiyorsunuz.

Bugün sessiz görünen bu tepelerde, 26 Ağustos 1922’nin ilk saatlerinde büyük bir mücadele başlamıştı. Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşlarının yönettiği harekât, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinde dönüm noktalarından biri oldu.

Kocatepe Anıtı’nın önünde durduğunuzda ise yalnızca bir anıtı değil, bir milletin bağımsızlık iradesini görüyorsunuz.

ŞEHİTLİKLERDE HER TAŞIN BİR HİKÂYESİ VAR

Afyonkarahisar’da Büyük Taarruz’un izlerini takip ederken Şehit Agâh Efendi Şehitliği, Albay Reşat Çiğiltepe Şehitliği, Anıtkaya Şehitliği, Giresunlular Şehitliği, Yıldırım Kemal Şehitliği ve Fundalıtepe Şehitliği gibi birçok noktayı ziyaret etmek mümkün.

Her şehitlik, Millî Mücadele’nin farklı bir hikâyesini bugüne taşıyor.

Yüzbaşı Agâh Efendi’nin ve Albay Reşat’ın hikâyeleri, savaşın yalnızca cephede yaşanan bir mücadele olmadığını; aynı zamanda büyük sorumlulukların, verilen sözlerin ve ağır fedakârlıkların da tarihi olduğunu hatırlatıyor.

Albay Reşat’ın Çiğiltepe’nin alınması konusunda Mustafa Kemal Paşa’ya verdiği söz ve yaşanan gelişmeler, Büyük Taarruz tarihinin en dikkat çekici hadiselerinden biri olarak anlatılıyor.

BABA-OĞULUN HAZİN HİKÂYESİ

Yıldırım Kemal Şehitliği’nde ise insanı derinden etkileyen başka bir hikâyeyle karşılaşıyoruz.

Millî Mücadele yıllarında cepheye giden babasını arayan bir evladın, yıllar sonra savaş meydanında babasıyla karşılaşması ve ardından yaşanan acı son, savaşın insan hayatında bıraktığı derin yaraları gözler önüne seriyor.

Biri Dumlupınar’da, diğeri İzmir yolunda şehit düşen baba ve oğulun hikâyesi, Millî Mücadele’nin yalnızca tarih kitaplarında kalan bir dönem olmadığını; binlerce ailenin hayatını değiştiren büyük bir mücadele olduğunu gösteriyor.

ZAFER MÜZESİ’NDE BÜYÜK ZAFERİN İZLERİ

Afyonkarahisar’daki Zafer Müzesi de Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi’ni anlamak isteyenler için önemli duraklardan biri.

Müze, Millî Mücadele dönemine ilişkin bilgi ve hatıraları günümüze taşırken, ziyaretçilerine 30 Ağustos Zaferi’ne giden süreci daha yakından tanıma imkânı sunuyor.

İstiklal Tanıtım Merkezi ve diğer şehitliklerle birlikte düşünüldüğünde Afyonkarahisar, adeta açık hava tarih müzesine dönüşüyor.

NÂZIM HİKMET’İN DİZELERİNDE AFYON

30 Ağustos denildiğinde Millî Mücadele’yi anlatan eserler arasında Nâzım Hikmet’in “Kuvâyi Milliye Destanı” da akla geliyor.

Destanın özellikle kağnılarla cepheye mühimmat taşıyan Anadolu kadınlarını ve Kocatepe’de Büyük Taarruz öncesindeki atmosferi anlatan bölümleri, savaşın yalnızca askerlerin değil, bütün bir milletin mücadelesi olduğunu ortaya koyuyor.

Nâzım Hikmet’in anlatımında Anadolu kadını; cephe gerisinde yük taşıyan, fedakârlık yapan ve Millî Mücadele’nin görünmeyen kahramanlarından biri olarak karşımıza çıkıyor.

Kocatepe’yi anlatan bölümde ise taarruz öncesindeki gece, nöbet tutan Mehmetçik ve Mustafa Kemal Paşa’nın karargâhtaki görüntüsü edebî bir dille tasvir ediliyor.

Şiirdeki bu anlatım, okuyucuyu 1922 yılının o kritik gecesine götürüyor.

“BİZİM İÇİN KUTSAL TOPRAKLAR”

Afyonkarahisar’da şehitlikleri gezerken insanın aklına ister istemez şu soru geliyor:

Bugün sahip olduğumuz bağımsızlığın bedeli neydi?

Cevabı ise bu topraklarda yatıyor.

Kocatepe’de, Çiğiltepe’de, Dumlupınar’da ve Anadolu’nun dört bir yanındaki şehitliklerde…

Her biri vatan uğruna hayatını ortaya koymuş insanların hatırasını taşıyor.

Cumhuriyetimizin kuruluşuna giden yolda büyük fedakârlıkların yaşandığı bu topraklar, Millî Mücadele tarihimiz açısından ayrı bir önem taşıyor.

Bugün bizlere düşen ise bu tarihi yalnızca belli günlerde hatırlamak değil, şehitlerimizin emanet ettiği bağımsızlığın değerini bilmek ve gelecek nesillere doğru şekilde aktarmaktır.

Afyonkarahisar’da Kocatepe’ye çıkarken, şehitliklerde dua ederken ve Zafer Müzesi’nde tarihin izlerini takip ederken insan bir kez daha anlıyor:

Bu topraklarda yalnızca bir savaş kazanılmadı; bir milletin bağımsız yaşama iradesi tarihe yazıldı.

Şehitlerimizin aziz ruhları önünde saygıyla eğiliyor, Millî Mücadele’nin bütün kahramanlarını rahmet, minnet ve şükranla anıyorum.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Gündem Haberleri