Bugün dönüp baktığımda şunu görüyorum: Yapılanları çok çabuk unutuyoruz.
Hatay’ın Defne ilçesinde 45 günde 400 yataklı hastane yapan Erdoğan’ı,
Gaziantep’in Nurdağı ilçesinde 45 günde kalıcı deprem konutlarını hayata geçiren iradeyi görmezden geliyoruz.
Depremin üzerinden henüz 45 gün geçmişti; Kahramanmaraş, Adıyaman, Hatay ve Malatya başta olmak üzere 11 ilde hastaneler, okullar, kalıcı konutlar ve köy evleri yükselmeye başlamıştı. Yapılanları tarih ve sırasıyla yazmaya kalksak, ortaya üç beş cilt kitap çıkar. Bir köşe yazısına sığdırmak elbette mümkün değil.
Bugün 6 Şubat 2026…
Asrın felaketinin üzerinden tam üç yıl geçti. Geldiğimiz noktada köy evlerinin, yıkılan apartmanların ve sitelerin büyük ölçüde tamamlandığını görüyoruz.
Allah devlete zeval vermesin. Devletimizin bakanları hâlâ deprem bölgesinde sahada, işleri yakından takip ediyor. Görünen o ki, bu yılın sonunda kamu eliyle yürütülen inşaatların büyük bölümü tamamlanacak. Elbette özel sektörün yaptığı yerinde dönüşüm ve kentsel dönüşüm çalışmaları daha uzun yıllar devam edecek.
Her ilde yıkılandan daha fazla konut yapıldı.
Kahramanmaraş’ta hak sahipliğinin yaklaşık 10 bin üzerinde konut üretildi. Hatay’da bu sayı 40 binin üzerinde. Diğer illerde de tablo benzer.
Fazla yapılan konutlar, 5 bin TL peşinatla sosyal konut almak isteyen vatandaşlara verilecek. Aynı şekilde fazla yapılan dükkân ve ofisler de benzer şartlarla halka sunulacak.
“Hiçbir şey yapılmadı, vatandaş hâlâ konteynerde yaşıyor” demek gerçeği yansıtmıyor. Bugün konteynerlerde kalanların büyük bir bölümü; kiracı olanlar, hiçbir hak sahipliği bulunmayanlar ya da evi teslim edildiği hâlde “okullar kapanana kadar konteynerde kalayım” diyenlerden oluşuyor.
Valilerimiz, vatandaşı sıkmadan ve zor kullanmadan evlerine geçmelerini istiyor. Ancak gitmek istemeyenler de var. Valiler de bu durumu, okulların kapanacağı Haziran 2026’ya kadar idare edeceklerini, sonrasında konteynerlerin kaldırılacağını ifade ediyor.
CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel, “Depremzedelere konutlar ve iş yerleri bedava verilsin” diyor.
Peki, bedava olur mu?
Bedava vermek yerine; makul taksitlerle, ödenebilir fiyatlarla verilmelidir. Elde edilecek gelirle de her şehirde kentsel dönüşüm yapılmalıdır.
Kahramanmaraş’tan toplanan para, yine Kahramanmaraş’a harcanmalı; şehir genelinde kentsel dönüşüm hızlandırılmalıdır.
Tekke, Dulkadiroğlu, Mevlana, Karacaoğlan, Serintepe, Mağralı, Kayabaşı, Namık Kemal, Duraklı gibi eski mahallelerde acilen kentsel dönüşüm yapılmalı, şehrimiz köy görüntüsünden kurtarılmalıdır. Bizim ödediğimiz bedeller, yine bu mahallelerin dönüşümünde kullanılmalıdır.
Buradan tüm siyasilere ve sivil toplum kuruluşlarına sesleniyorum:
“Hiçbir şey yapılmadı” demek yerine, yapılanlar için teşekkür edelim. Yetmez; yeni, gerçekçi ve uygulanabilir teklifler ortaya koyalım. Yapana teşekkür edelim, yapılacak işler için de yol gösterelim.
Hayırlı günler diliyorum.